 Çekilmek vaktidir... Biteviye bir medcezir yaşamak bizim gibiler için; kumsalda kalakalan denizyıldızları terkedip gittiğimiz hayallerimiz...
Savaşmak gerekir elbet, hiç bıkmadan usanmadan didişmek, koparabildiğini kopartmak lazım gelir hayattan, koparabildiklerinle yetinmemek her yenilgiden sonra yineden ayağa kalkıp, bir daha saldırmak gerekir o binbir gözlü, yüz bin kollu dişsiz canavara; kabul. Yenilmeyi de bilmek gerek gel gör ki. Yenilip, yenilgiyi sindirerek, sessizce kabullenmek. Geriye kalan neyse senden, kendim dediğin o şeyden, dökülüp saçılanları da toplayıp karanlıkta el yordamıyla, yaralarını sarmayı bilmek de gerekmiş yeniden, hiç yoktan dizlerinin üzerinede doğrulabilmek için bir gün; hayat öğretir...
Zamanın zehrini damla damla hissederek damarlarında, usul usul, uslu uslu ölüme yaklaşmanın dayanılmaz biçimsizliğiyle eğitmek bakışlarını; yeniden görebilmek için, soylu ve korkakça bir davranıştır. Eh, ben de soylu bir korkak olduğuma göre bırakın da kozamı öreyim...
Çekilmek vaktidir... Rengârenk bir atlıkarıncada dönüp durmaktır yaşamak bizim gibiler için; babamız bindirir bizi ata, atlıkarınca duruncaya değin farkedemeyiz terkedilişimizi...
|