Goth Crow....

KARGALAR
Ezop un fabllarında kötü sesiyle egosuna yenilip tilkiye peyniri kaptıran kargalar,kendilerinin hiç de küçümsenecek bir tür olmadığını çoktan ispatladılar.
Biz, kargaları, yavrularına saldıran şişman kedileri kovalarken, balkondan cevizleri aşırıp yerken, yaralı cinslerinin başında sürüler halinde nöbet tutarken görenler; hayalet yüzüyle Brandon Lee nin The Crow da siyah mağrur kanatlarıyla dolunaya uçan ataları, kuzgunları anımsarız.
Tevrat ta Hz. Nuh un tufandan sonra gemiden saldığı ilk hayvan kuzgun, Kuzey Amerika yerlilerinin anlatılarında, Dünyanın yaratılışında bulunmuş ve beyaz tüyleri ateşle kararmış ruhlardır. Ay kuzgunlarının ruhu Kewkwaxawe, med-ceziri ve dolunayı halkına hediye etmiştir. İslam ezoterizminde tekinsizliğinden bahsedilir ancak kendi cinsleri önünde çiftleşmeyen mahremiyetiyle ayrı tutulmayı hak eder.
Kelt Diyarlarında Tanrı Brain ve Tanrıça Morrigan nın cesur yoldaşı, kuzeyde Tanrı Odin e habercilik yapar, Kuzey denizlerinin fırtınalarında Viking yelkenlerinde kuzgun kanatları dalgalanır. Pagan Dünyanın doğaya duyduğu saygı ve değer Avrupa da Hıristiyanlıkla beraber parçalanırken, Tanrıçanın kuzgunu Ruhunu korur, avlanır, yakılır, katledilir ama kaybolmaz, Roma nın bayrakları altında General Marcus Valerius Corvus miğferinde Kuzgunla savaşacaktır.
Mitlerin devamında, Bekleyen kuzgunları varsa yıkılmayacak Londra Kulesi nin şehrinde William Shakespeare, Macbeth ve Othello da kuzgunları anlatmış, Edgar Allan Poe nun muhteşem gotik şiirinde (The Raven) kuzgun konuşmuş, Charles Dickensın Barnaby Rudge’da Grip adını almıştır.
Bozulan Ekolojik sistem içinde en yaşlı türlerden kuzgunlar, ehlileştirilemez ve insanlardan uzak durarak soyunun devamını sağlar. Bugün her yerde insanlarla beraber yaşayan, kargalar üreme ve beslenmeleriyle insan yaşamında kendilerine yer açmış ve belki deforme bir evrim geçirmiştir.
Kendi leşini yemekle suçlanan kuzgunun vahşi içgüdüsü, insanın yok eden, tahrip eden zalimliliğinden daha kötü olabilir mi? Temsil ettiği enerjiden korkarak putları yok ettiğini sanan, sadece kendini putlaştıran insan, doğanın ruhunu ele geçirebilir mi? Doğayı ehlileştirmek yerine doğayla ve doğasıyla barışabilir mi?
Eskimolar avlanırken hala kuzgunu çağırır: Tseek aal, sits a nohaaltee ogh (Büyükbaba bana bir bohça bırak) Evet! Hem gece kimin gözleri kuzgundan daha iyi görebilir ki?
Alıntı:http://icimizdekikaranlik.ace.st/










