Nasıl Bir Duygu Bu?????
Değiştiğimi sanıyorum. hayır. değişmeye çalışıyorum. çalıştım. ve sonuçta değiştiğime inanmak istiyorum. hayır. aslında hiç değişmedim. bir damla farklı değilim ben ve benim kimliğim. belki de aslında gerçekten değişmeyi bile istemiyorum. evet. aslında sadece insanların değiştiğimi düşünmesini istiyorum. sadece dün farklı olsun bugünden ve yarını asla bilememek bir önceki günden.
neden böyle beklentiliyim ben. neden bu kadar çok düşünüp her şeyi planlıyorum. niye hep dolu doluyum. ne benim istediğim? daha ben bile bilemezken bunu nasıl ona ulaşmaya çalışabilirim?
Bunun için bir şey yapabilir miyim? ah söyleyin yaşamayı bu kadar mı çok özlemişim? bu kadar mı uzun zamandır hissetmemişim kalbimde bir sıcaklığı? bir dostun tesellisini duymadan ve hiç ağlamadan yaşayacak kadar bir acıyı ve hissizleşmişim bir o kadar.. kendi yaralarını dikebilen canlı bir ölü olmuşum.
Ne zamandır sadece aldığım nefesi hissetmek yetiyor bana? o nefesi yaşamaktansa. önem kelimesi özel kelimesi ne zaman çıktı lugatımdan ki ben kaybetiklerimi bile bu denli umursamıyorum..
Ne zaman boğdum heyecanı sonsuz bir huzurla?
Altmış yaşıma biraz hızlıca ulaşmış gibiyim. bir yandan altına gömülmek üzere olduğum toprağın kokusunu alıyorum ve uzaklaşan sesler benden, rahatsız etmiyor ve ne zamandan beri acaba yalnızlık acı yerine huzur veriyor?
Evet altmış. altmış yıl geçmiş üzerinden aldığım nefesi yaşamayalı. ellerimde bir bedenin o ısıtan sıcaklığını duymayalı ve bir ölü altmış yılın ardından hep kalan aynı. altmış yıldır bekliyor beni bir ölü tekrar nefes almamı. yok bunların bir anlamı. boşa bekliyor olmalı..
Nasıl bir duygu bu? ruhun bedeninin ölüm anını beklemesi. nasıl bir duygu? ölmüş bir ruhu. altmış yıldır beklemek içindeki topraklara gömdüğün ölüyü. nasıl bir duygu fark etmek yolun başındayken yarı yarıya öldüğünü. ruhunu sakat kalbin topraklarına gömdüğünü. bedeninin nasıl da acımasızca ruhuna güldüğünü.
adım adım
yavaş yavaş
nefes nefes
söndüğünü
gömüldüğünü
ve öldüğünü..










