Yaşam Bumudur???:=(Uzun ama okuyun mutlakaaaa!!!
Yaşadığımız şu hayat nekadar bizim hayatımız ?
Hiç düşündünüz mü?
Günlük yaşamımız çok mekanik,çok yüzeysel.
Hergün ofislerine,işyerlerine giden,
çoğu istemedikleri halde sevmedikleri işlerde çalışan insanlar
bu mekanik ,yüzeysel yaşamın dişlileri gibi.
Onların iş dışında yaptıkları da
kendilerinden kaçmanın bir yolu veya kendi kendilerine
kalabilmenin sıkıntılarından uzaklaşma çabası.
Acılarını unutmak,korkularını hatırlamamak için
alkole,uyuşturucuya,cinsel coşkuya,ritüellere,futbol maçına,ihtiyaç
duyuyor ama bu etkinlikler bitince korkuları da ,acıları da
bıraktığı yerde onu bekliyor.
İnsan herşey için vakit bulabiliyor fakat kendini bilmek yönünde ne
bir çabası ne de zamanı var.
Birçogumuz bağımlıyız.
Bu bagımlılıklarımız bizi mekanik kölelere dönüştürmüş.
Kimimiz işimizin,kimimiz servetimizin.paramızın,kimimiz
karımızın,kocamızın,çocuklarımızın kölesiyiz.
Hep birşeylere,birilerine,biryerlere bağımlı olmak
istiyoruz.Bağımlılıkta güven arıyoruz.Bazen malda,mülkde, bazen
bilgide güvenlik arıyoruz.
Bilgi sahibi olarak güç ve konum elde etmek dolayısıyla bilgiyi bile
kendi kişisel çıkarlarımız için kullanmak istiyoruz.
Bütün hareketlerimiz,bütün yaptıklarımız,bütün düşüncelerimiz BEN
MERKEZLİ.
Yarattığımız dünyaya önyargısız bakamıyoruz.
Çirkin,gürültülü,açgözlü şehirler gün geçtikçe daha da büyüyor ve
biz yarattığımız şeyin en doğrusu olduğunu düşünüyoruz.
Doğanın sunduklarını hiç bitmeyecek,hiç tükenmeyecek gibİ bir
zorbalıkla kendi aç gözlülüğümüz için sonuna kadar kullanıyoruz.
Yolda yürürken,bir yerde oturup dinlenirken kafamızı kaldırıp
gökyüzüne bakmıyoruz,ağaçları, bitkileri,çiçekleri görmüyoruz.
Kaldı ki bakarsak bile önyargılıyız, ondan nasıl
yararlanacağımızı,kendi çıkarımız için nasıl kullanacağımızı
düşünerek bakıyoruz.
Biz özgürlüğü sadece her istediğimizi yapabilmek olarak
alglıyoruz.Yapmak istediklerimiz ise sıradan,sıg ve son derece
yüzeysel şeyler.Kendimizden,çatışmalarımızdan,korkularımızdan
kaçış.Oysa insan ,bütün bu
koşullanmalarından ,bağımlılıklarından,biriktirdiklerinden,geçmişin
bilgisinden( psişe anlamında) kurtulmadıkça gerçek özgürlüğü
bilebilirmi?
Biz dışsal özgürlügü düşüncelerimizde yüceltirken,onu zor
bulunan birşeymiş gibi kıymetlendirirken içsel özgürlüğümüzü hiç
önemsemedik.
İçsel özğürlüğü tanımadan ,içimizdeki çatışmalardan kurtulmadan ve
bu çatışmalarımızı şiddet olarak dışa yansıtırken nasıl sağlılklı
ilişkilerkurabilir ve nasıl elbirliğiyle kirlettiğimiz şu dünyayı
yaşanılası biryeryapabiliriz.
Küçük yaşlardan başlayarak çocuklarımıza bilginin bir insan için
nekadardeğerli olduğunu anlatır dururuz.Bu çocuklar birgün bize :
Siz bubilgilerinizle dünyayı bu hale getirdiyseniz pek okadar da
matah birşey olmasa gerek'derlerse ne cavap vereceğiz?Sahip
olduğumuz bilgi: dünyada açlıgı,susuzlugu
giderebilir,sefaletiazaltabilir,doğayı koruyabilir,hayvan ve
bitkilerin sürgit yaşamasınayarayabilir.Peki biz bilgiyi bunlar için
mi kullanıyoruz yoksa kıyım için mi ?
Biz sahip olduğumuz bilgiyi bile kendi hırslarımız,kendi
açgözlülüğümüz
için kullanıyoruz.İnsan kendini bilmeden,içindeki
şiddetin,açözlülüğünün,kıskançlığının
farkında olmadan bu dünyada hiç bir köklü dönüşüm
gerçekleşmez.
Şimdiye kadar hiçbir ideoloji
,hiçbir din,hiçbir felsefe,hiçbir fikir insanı içsel olarak
değiştirmedi.Şiddet eğiliminden kurtaramadı.İnsan bütün
fikirleri,bütün
ideolojileri kendi aklına uydurarak yine kendi çıkarı için
kullandı.Rejimler değişti,ideolojier değişti ama insan(psişesi) hep
aynı kaldı.Degişim gibi görünen herşey ,suyun yüzeyini
yalayıp ,dalgalandıran rüzgardan öteye gidemedi.Suyun
derinliklerinde hiç bir değişim olmadan rüzgarın
etkisi kayboldu.
Bizim yaşamımız çogunlukla mekanik,sıkıcı,kederli,acılı.Arada
bir kısa,kısa sevinçler mutluluklar,hazlar da var. sos misali.
Bu yaşamda ben merkezli düşünmek ve davranmak,kendimizi hep başka
birşey olmaya koşullandırarak sınırlarımızı zorlamak içimizdeki
çatışmayı ve şiddeti körüklüyor.
Biz binlerce yıllık insanlık serüvenin sonucuyuz .
KORKUYORUZ.
Korkularımızın kölesiyiz.
Güvenlik arıyoruz.Korkularımızdan özgür olduğumuzda dünya bizim için
daha güzel bir yer olacak.



















