| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Icimizdeki KaranLIK
Blogguma hoşgeldiniz..Sayın ziyareyçilerim..Bu blog bir hobi sitesidir.Satanistlikle uzaktan yakından alakası yoktur.Lütfen bunun bilincine varıpta yorum atınız.Küfürlü yorumları yayımlamıyorum.ßilginize!!Herkese kolay gelsin!!!!
Hêr §ïÿâh Gïÿêñ SA†ANİS† Ø£mâz!!!
_Kayan Başlık Çubuğu

 

SoNsUzLuk ÖnÜmDeYdİ HeP AmA GiDeMeDiM SeNDeN UzaĞa

..::±‡İçİmİzDeKi KaRaNLık!‡±::..

±‡ÖlÜmSüZlÜğÜn En KöTü YaNı SoNsUzA KaDaR SüRmEsİdİr!!‡±

Yazılar arşiv 06.2007 Other entries in 2007-06 resimler , videolar

Ben..:=(

BİR BEN VARDI İÇİMDE ÇOK SEVDİĞİM
KAÇTIM KENDİMDEN ÇOK UZAKLARA
BAKA KALDIM ARDINDAN UMARSIZIM
YAKMIŞ BAŞIMI DÜŞMÜŞ TUZAKLARA
BAŞKA BİR DENİZDE YÜZÜYORUM ARTIK
DERİNLERE DALMAKTAN KORKMUYORUM
HERŞEYİ OLDUĞU GİBİ KABULLENDİM
NEDEN İNCİTTİNİZ DİYE SORMUYORUM
TAŞ DUVARLAR ÖRDÜNÜZ
BENİ KİME DÖNDÜRDÜNÜZ
İÇİMDE YANARDINIZ
NİHAYET SÖNDÜRDÜNÜZ

Farkında Olmadıklarımız....:=(

Karşındakinden korkmakta ona bir hakaret şeklidir

Ve ona güvenmemekte en ağır küfürlerden biridir

Yüzüne bakamıyor,elini tutamıyorsan zorlama boşa

Ya sen bitmişsindir o andan sonra yada sevgin....

 

NOT:Bu güzel şiir için sevgili arkadaşım hayaletyazar'a teşekkür ederim..

KÖPÜK GİBİ - Can Yücel

Yüzümü ufka kaldırıp baktığımda,


Seni görüyorum engin denizlere vurmuş aksin,


Koşuyorum dalgalara,tam kavuştuğumu sanırken


Köpük olup kayıp gidiyor yüreğin ellerimden.



Geçmişte neden yaşıyorum bilmiyorum,


Yüreğimin en derin köşesine saklanmışsın.


Çıkıyorsun rüyalarımda karşıma


Lakin ne zaman elimi uzatsam sana


Kayıp gidiyor köpük gibi ellerin ellerimden



Çocukluğumda yaşadığım anılarımsın


Kayboluyor ruhum senin özleminde.


Nereye baksam seni görüp seni yaşıyorum,


Kayıp gidiyor hayalin köpük gibi düşlerimden.

 
                                  Hala sıcaklığı avuçlarımda saçlarının

Nefesin yüreğimde sımsıcak


Gözlerinin maviliklerinde kaybolmuşum


Kayıp gidiyor sevdan köpük gibi yüreğimden


Can YÜCEL

Ben En çok Kendime Benzerim

Ben ençok kendime benzerim ey yar!
Ya sev sevebildiğin kadar
Ya da bırak büyüsün aramızda ki dağlar.

Ben ençok kendimi geçerim ey yar!
Ya ara beni diyar diyar
Ya da hepten unut gelmesin sana bir zarar.

Ben ençok seni severim ey yar!
Ya bütün sonlar senle başlar
Ya da iradem dışında tek karar.

Sadık Doğan

Zaman ve Aşk...

Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil.

Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.
Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.
Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.
Aşk, "Zenginlik, beni de yanına alır mısın?" diye sormuş.
Zenginlik, "Hayır, alamam.Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok." demiş.
Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardım istemiş. "Kibir, lütfen bana yardım et!",
Kibir "Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin." diye cevap vermiş.
Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: "Üzüntü, seninle geleyim."
Üzüntü "Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var."
Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk'ın çağrısını duymamış.
Aşk, birden bir ses duymuş. "Gel Aşk! Seni yanıma alacağım..."
Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutluhissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş.
Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk'a yardım eden yoluna devametmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi'ye sormuş:
"Bana yardım eden kimdi?" Bilgi "O, Zaman'dı" diye cevap vermiş.
"Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?" diye sormuş Aşk.
Bilgi gülümsemiş:

"Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir"

Aşk'ın gözü kördür-ıı( Buda ayrı bir hikaye:)

Uzun zaman önce, dünya yaratilmadan insanlar dünyaya ayak basmadan önce, iyi huylar ve kötü huylar ne yapacaklarini bilmez vaziyette dolaniyorlarmis.
Bir gün toplanmislar.
SAFLIK ortaya bir fikir atmis:
"Neden saklambaç oynamiyoruz?"
Ve hepsi bu fikri begenmis, ve hemen çilgin ÇILGINLIK, bagirmis:
"Ben ebe olmak ve saymak istiyorum, Ben ebe olmak istiyorum!"
ve baska kimse ÇILGINLIGI arayacak kadar çildirmadigi için,
ÇILGINLIK bir agaca yaslanmis ve saymaya baslamis, 1,2,3... V
e ÇILGINLIK saydikça, iyi huylarla kötü huylar saklanacak yer aramislar.
SEFKAT Ay'in boynuzuna asilmis;
IHANET,çöp yigininin içine girmis;
YALAN bir tasin altina saklanacagini söylemis ama yalan söylemis çünkü gölün dibine saklanmis;
TUTKU,dünyanin merkezine gitmis;
PARA hirsi bir çuvalin içine girerken çuvali yirtmis.
Ve ÇILGINLIK saymaya devam etmis,79,80,81...
ASKIN disinda bütün iyi huylar ve kötü huylar o ana kadar zaten saklanmis,
Ask kararsiz oldugu gibi,nereye saklanacaginida bilmiyormus...
Bu bizi sasirtmamali çünkü hepimiz Aski saklamanin ne kadar zor oldugunu biliriz.
Ve ÇILGINLIK,95,96,97...ye gelmis ve 100'e vardigi anda, ASK siçrayip güllerin arasina girmis ve saklanmis.
Ve ÇILGINLIK arkasina döndügünde, ilk önce TEMBELLIGI görmüs, o ayaktaymis çünkü saklanacak enerjisi yokmus. Sonra SEFKATI ayin boynuzunda görmüs, ve IHANETI çöplerin arasinda, SEVGIYI bulutlarin arasinda, YALANI gölün dibinde , TUTKUYU dünyanin merkezinde , hepsini birer birer bulmus sadece biri hariç.
Ve ÇILGINLIK umutsuzluga kapilmis, en son sakli kisiyi bulamamis, derken;
HASET bulunamadigi için haset duyarak,
ÇILGINLIGIN kulagina fisildamis:
"ASKI bulamiyorsun, o güllerin arasinda saklaniyor."
Ve ÇILGINLIK çatal seklinde tahta bir sopa almis, ve güllerin arasina çilginca saplamis, saplamis, saplamis, ta ki yürek burkan bir haykirma tonu onu durdurana dek.
Ve haykiristan sonra,ASK elleriyle yüzünü kapayarak ortaya çikmis ve parmaklarinin arasindan sicim gibi kan akiyormus gözlerinden.
ÇILGINLIK ASKI bulmak için heyecandan ASKIN gözlerini sopa ile kör etmis.
"Ne yaptim ben? Ne yaptım ben?"
Diye bagirmis.
"Seni kör ettim. Nasil onarabilirim?"
Ve ASK cevap vermis,
"Gözlerimi geri veremezsin. Ama benim için bir sey yapmak istersen, benim kilavuzum olabilirsin."
Ve o günden beri, ASKIN gözü kördür ve her zaman ÇILGINLIK yanindadir.

Amcaya bakın yaa:=)

img525/7897/y1pypjb33peanlosxrfrjmzic4.jpg

SEVGİLİSİNİN DUYGUSUZ OLDUĞUNDAN YAKINANLARA BİR HİKAYE :=(

Sabah uyandığında midesinde bir yanma hissetti.
Yanmanın nedeni aksam yedikleri değil,uyanır uyanmaz bugün
yapacaklarının aklına gelmesiydi.
Bugün 2 yıldır götürmeye çalıştığı bir birlikteliği bitirecekti.
Aslında bunu yapmakta geç bile kalmıştı.
Bitmeli dedi içinden,her gün bu tatsız uyanış bitmeli.’
Genç adam bunları düşünürken suratı şekilden sekile giriyordu.
Süratle giyinerek dışarı çıktı.
Bugüne kadar hiç bekletmemişti onu, simdi de bekletmemeliydi.
İstanbul, soğuk ve yağmurlu bir Nisan ayı yasıyordu.
Genç adam gökyüzüne bakarak iç geçirdi; ’Bulutlar bizim
yasayacaklarımızı biliyor. onlar bile ağlıyor halimize...’

BULUSMA VAKTI...

Artık Kadıköy iskelesindeydi. Birkaç dakikalık beklemeden sonra
karsıdan kız arkadaşının geldiğini gördü.
Simdi midesindeki ağrı daha da artmıştı. Beşiktaş’a geçtiler. Yolculuk
sırasında hiç konuşmadılar.
Genç kız,sevgilisinin bu durgunluğuna anlam verememişti.
Nereden bilecekti bugün ayrılık çanlarının çalacağını...
Beşiktaş’a geldiklerinde bir cafe de
oturdular.
Genç kız anlamıştı sevgilisinin kendisine bir şey söylemek istediğini.
’Bana bir şey mi söylemek istiyorsun’ diye sordu. Genç adam gözlerini
kaçırarak ’Evet’ dedi.
Genç kız heyecanlanmıştı, biraz da sinirlenerek ’Söylesene, ne diye
bekliyorsun’ dedi.
Genç adam içini çektikten sonra ’Sence biz nereye kadar gideceğiz?’
diye sordu.
Genç kız, ’Bunu sorma gereğini niye duydun?’ diye yanıt verdi.
Genç adam söze başladı...
’’Birkaç ay önce aksam 23:00 civarında sana telefon açıp senin için
yazdığım şiiri okumak istemiştim.
Sen bana ’Sırası mi simdi canim yaa, isin gücün yok mu?’ demiştin.
Biliyor musun o an nakavt olan bir boksör gibi
hissettim kendimi.
Özür dileyip telefonu kapatmıştım.
Daha sonra da bu şiiri benden hiç istememiştin.
Geçenlerde hasta olup yataklara düştüğümde arkadaşlarımla birlikte sen
de gelmiş, Meralin ’Sen şanslısın, sevgilin sana bakar’ sözüne ’İşim
yok da sana mi bakacağım, annen baksın’ demiştin.
Hatırladın mı?’’

DUYGUSALLIGI SEVMEM...

Genç kız, ’Biliyorsun ben duygusallığı sevmiyorum.
Hem hasta bakici gibi göründüğümü de kimse söyleyemez’ diye
yanıtladı. Genç adam güldü, ’Evet canim haklisin.
Zaten olmak istesen de bu kalbi taşıdığın sürece hasta bakici, hemşire
falan olamazsın.
’ Genç adam devam etti...
’Bana şimdiye kadar kaç kere sabahın erken saatlerinde güzel
sözcüklerden oluşan bir mesaj çektin? Hiç...
Hatta günün hiçbir saatinde çekmedin.
Duygusallığı sevmeyebilirsin.
Ama sen seni seven insanları da mutlu etmeyi sevmiyorsun.
Halbuki ben senin tam tersine kendimden çok insanları mutlu etmeyi
seviyorum.

Seni tanıdığımdan beri her sabah, her aksam her gece yani seni andığım
her saat tatlı bir mesajım vardı senin için
biliyor musun? Seninle ben AKLA KARA gibiyiz.
’ Genç kız anlamıştı, ’Yani ne istiyorsun benden sair olmamı mı?
’ Genç adam tekrar gülümsedi içinden.
Dün gece verdiği ayrılık kararının ne kadar doğru olduğunu düşündü.
’Hayır’ dedi, ’Sair olmanı istemiyorum.
Olamazsın da...

BIZ AYRILMALIYIZ.

Ayrılırsak ikimiz için de en hayırlısı olacak.’ Genç kız şaşırmıştı,
’Neden ama? Ben seni seviyorum. Senin de beni sevdiğini sanıyordum.’
Genç adam iç çekerek ’Hayır canim, sen beni sevdiğini sanıyorsun.
Eğer beni sevseydin simdi başka şeyler konuşuyor olurduk’ dedi.
Genç kızın gözleri yaşarmıştı. Genç adam cebinden çıkarttığı mendili
uzattı, genç kız gözyaşlarını silerek
’Sen bilirsin, umarım beni bir başkası için bırakmıyorsundur...’ dedi.
Genç adam ’Nasıl böyle bir şey düşünürsün, senden başka kimse olmadı ve
uzun zaman da olacağını sanmıyorum’ yanıtını verdi.
Genç adam ve genç kız iki sevgili olarak oturdukları masada Artık iki
yabancıydılar.
Birkaç dakika sessizce oturduktan sonra Genç kız, ’Kalkalım istersen’
dedi.
Genç adam ’Ben biraz daha burada kalmak istiyorum, istersen sen
kalkabilirsin’ diye yanıtladı.
Genç kız ’Tamam o zaman sana mutluluklar dilerim’ diyerek elini uzattı.
Genç kızın sesi ve eli titriyordu. Genç ad***
’İstersen arkadaş kalabiliriz’ dedi ve birbirlerine son kez sarıldılar.

’BEN DOGRU YAPTIM..."

Genç adam doğru yaptığına inanıyordu.
Eve döndüğünde yürümekten bitap bir haldeydi.
Odasına girdi.
Gece bitmek bilmiyordu.
Sabah erken kalkıp ise gidecekti, uyumalıydı.
Birkaç saat sonra uykuya dalmayı başardı.
Sabah 7’de saatin ziliyle uyandı.
Evden çıkacağı zaman cep telefonuna baktı, mesaj ve 10 cevapsız arama
vardı.
Yorgun olduğu için Duymamıştı telefonun sesini. Aramalar ve mesaj
sevgilisindendi. Heyecanla mesajı
açtı, şunlar yazıyordu:

SADECE ONLARI SEVMEYI SEVDIM,

HEPSINI ONLARSIZ YASADIM DA,

BIR SENI SENSIZ YASAYAMIYORUM,

BU ASKI TEK KALPTE TASIYAMIYORUM,

SANA YEMIN GÜZEL GÖZLÜM,

BIR TEK SENI SEVDIM,

VE SENI SEVEREK ÖLECEGIM,

ELVEDA BIRTANEM...

Genç adam şaşırmıştı.
Onu tanıdığı günden beri ilk defa şiir alıyordu ve üstelik sabahın
besinde yazmıştı.
Heyecanla onu aradı, telefonu Yabancı bir ses açtı.
Genç adam ’’Nalan’ la görüşebilir miyim?’’Dedi.
Ama karşısındaki ağlıyordu, hıçkıra hıçkıra hem de...
’Ben onun annesiyim yavrum, kızım bu sabah intihar etti.
Gece sabaha kadar birilerini arayıp durdu.
Sabah odasının ışığını sönmemiş görünce girdim. Yavrum kendini
asmıştı....’

YIGILIP KALDI...

Genç adam beyninden vurulmuşa döndü.
Bir gün önceki mide ağrısının İki katini çekiyordu simdi.
Olduğu yerde yığılıp kaldı...
Birkaç ay sonra iki doktor konuşuyordu hastanede.
Doktorlardan biri diğerine karsıdaki hastanın durumunu soruyordu.
Doktor yanıt verdi...’Haaa o mu? Üç ay önce
getirdiler. Kendisi yüzünden bir kız intihar etmiş.
O günden sonra cep telefonunu elinden hiç bırakmamış.
Devamlı bir şeyler yazıp birine yolluyor.
Geçenlerde merak ettim.
O uyurken gönderdiği numarayı aradım.
Numara 3 ay önce iptal edilmiş.
Gelen mesajlarda bir şiir var.
Bu adam duygusal mi bilmem ama benim anladığım Kadarıyla
şiiri yazan çok duygusal biriymiş...
 

"ÇEVRENIZDEKİ İNSANLARIN NE HİSSETTİĞİ YA DA NE DÜŞÜNDÜĞÜN DEN O KADAR

EMİN OLMAYIN, BAZEN BİR KALBİN, İÇİNDE NELER SAKLADIĞINI ÖĞRENDİĞİNİZDE

HERSEY İÇİN ÇOK GEÇ OLABİLİR..."


Aşk'ın gözü kördür...:=((Çok acı yaaa!!!

Fırat'ın bir yakasında yaşayan deli kanlı ile öbür yakasında yaşıyan güzel bir kadın varmış.
Birbirlerine aşık olmuşlar.Delikanlı hergece Fırat'ın sularında yüzerek karşı yakaya geçer ve sevgilisine ulaşırmış.Şafak sökmesine yakın delikanlı sevgilisine bir öpücük kondurup Fırat'ın azgın sularına girip öbür yakaya geçermiş.
Yine birgece delikanlı Fırat'ı geçip sevgilisinin yanına gitmiş.Şafak sökerken delikanlı veda öpücüğünü vermek üzere kadının yanına sokulmuş,kadına bakarak;

--Senin gözün AMA mıydı?

demiş.Kadın o zaman delikanlıya bakarak;

--Sen sen ol sakın ola bugün Fırat'a girme

demiş.Delikanlı kadından ayrılmış,Fırat'a girmiş
ve yüzme bilmediğinden boğulup gitmiş.Bizim delikanlı gerçekte yüzme bilmiyormuş,duyduğu AŞK yüzünden onun gücü sayesinde Fırat'ı geçermiş.

o AŞK bitincede.....?????

Böyle bir mağaza görülmedi:=)

Kadınların gidip kendilerine erkek (koca) seçebilecekleri bir erkek mağazası açılmıştır.
Mağaza 5 katlıdır ve her kat çıkıldıkça,
erkeklerin nitelikleri de yükselmektedir.
Mağazada sadece tek bir kural geçerlidir:
Herhangi bir katın kapısından içeri giren
kadın, o kattan alış-veriş etmek zorundadır ve
eğer bir üst kata çıkmak isterse, tekrar aşağı katlara inemez.
Birgün bir grup kız
arkadaş, kendilerine erkek seçmek için mağazaya gider. Ve....

1.Katın kapısında şunlar yazılıdır: 'Bu kattaki
erkeklerin çalışacak
bir işleri var ve
çocukları da severler'. Kızlar yazılanları okur ve şöyle derler:
'Eh, hiç yoktan iyidir ama bir de üst kata bakalım'.

2.Katın kapısında yazılanlar: 'Buradaki
erkeklerin iyi bir işleri var,
çocukları severler ve son derece
yakışıklıdırlar.' Kızlar:
'Hmmm, hiç fena değil ama
acaba bir üst katta ne var? '

3.Kat: 'Buradaki
erkeklerin çok iyi birer işleri var, çocukları severler,
son derece
yakışıklıdırlar ve ev işlerine de yardım ederler'.
Kızlar: 'Aman Tanrım, çok etkileyici ama yukarıda başka katlar da var.'

4.Kat: 'Buradaki
erkeklerin işleri çok iyi, çocukları çok severler,
gayet
yakışıklı olup, ev işlerine yardım ederler ve ayrıca son derece romantiktirler'.
Kızlar çığlık atmaya başlarlar: 'İnanılmaz, bir üst katta bizi neyin beklediğini bir düşünün! '
Ve bir kat daha çıkarlar...

5.Katın kapısında şunlar
yazmaktadır: 'Bu kat boştur ve sadece,
kadınları memnun etmenin mümkün olmadığını kanıtlamak için konulmuştur.
Çıkış soldadır; umarız inerken merdivenlerden yuvarlanırsınız…

ßu Site Gothic Tarzını ßelirleyen Ya Da Kendini Burda Bulmak İsteyenler İçin Kurulmuştur. Her Hakkı Saklıdır.Site Yazıları Blog Sahibine Ait Değildir.Alıntı Ya Da Çalıntı Yaparken Yazının Altındaki Kaynak Linkini Veya Yazılmış Olan Telif Sahibinin Adını Vermeyi Unutmayınız.Emeğe Saygı Lütfen.
Copyright © 2007 - 2009
Designed by ±†WamqireS†±
İçimizdeki Karanlık
http://wampirsifen.bloggum.com
Toplist Gothic Toplist by nachtwelten
Locations of visitors to this page