Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Image and video hosting by TinyPic _Kayan Başlık Çubuğu

 

SoNsUzLuk ÖnÜmDeYdİ HeP AmA GiDeMeDiM SeNDeN UzaĞa

..::·±‡İçİmİzDeKi KaRaNlIk!‡±::..

·±‡ÖlÜmSüZlÜğÜn En KöTü YaNı SoNsUzA KaDaR SüRmEsİdİr!!‡±

Blogguma hoşgeldiniz..Sayın ziyareyçilerim..Bu blog bir hobi sitesidir.Satanistlikle uzaktan yakından alakası yoktur.Lütfen bunun bilincine varıpta yorum atınız.Küfürlü yorumları yayımlamamaktayım bilginize!!Herkese kolay gelsin!!!!
Temmuz 2007 tarihli yazilar (sayfa 1)Temmuz 2007 tarihli diger ogeler resimler , videolar

EN HASTA MEKTUP:=)

Süphesiz, bir seri katil tarafindan yazilan en hasta mektup, yamyam çocuk katili Albert Fish’in 1928 yilindaki on iki yasindaki kurbani Grace Budd’in annesine 8 yil sonra 1934 ‘te yazdigi mektuptur. Büyük sanstir ki Bayan Budd okuma yazma bilmiyordu ve böylelikle bu rezil mektubu okuma dehsetinden kurtulabilmisti. Bu mektubun asli bu gün sanatçi Joe Coleman’in koleksiyonundadir.

Çok Sevgili Bayan Budd,

1894’te bir arkadasim Steamer Tacoma gemisinde denizci olarak denize açilmisti. San Francisko’dan Hong Kong’a gitmek üzere yola çikmislardi. Limana varinca iki arkadasi ile karaya çikmislar ve çok içip sarhos olmuslar. Döndükleri zaman geminin limandan ayrildigini görmüsler. Bu sirada orada kitlik hüküm sürmekteymis. Etin kilosu 2-6 dolar arasindaymis. Çok fakir olanlar arasinda açlık sıkıntısı o kadar büyükmüs ki digerlerinin açlıktan ölmesini önlemek amacıyla 12 yasından küçük tüm çocuklar, et olarak pazarlanmaları için kasaplara satılıyorlarmıs. Herhangi bir kasaba gidip pirzola, biftek, kusbasi isteyebilirmissiniz. Çıplak bir çocuk vücudunun bir kısmı önünüze getirilir ve istediginiz parçalari kestirebilirmissiniz. Bir kizin veya oglanin kalça kismi, en lezzetli bölümmüs ve dana kotlet olarak satilan en pahali etmis. John orada çok uzun kalmis ve insan etine karsi bir düskünlügü olusmus. New York’a dönünce biri 7 digeri 11 yasinda iki oglan çocugu çalmis. Onlari evine götürüp soymus ve bir dolaba kapamis. Sonra tüm giysilerini yakmis. Her gün etlerinin iyi ve yumusak olmasi için onlara iskence yapip dövmüs. Önce 11 yasindaki oglani öldürmüs, çünkü onun poposu daha tombul ve tabi ki daha etliymis. Kafasi, kemikleri ve bagirsaklarindan baska vücudunun her bir parçasini pisirip yemis. Firinda pisirmis (tüm popsunu), haslamis, kizartmis ve kusbasi yapmis. Küçük oglana da ayni seyleri yapmis. Ben o zamanlar 409 Dogu 100. Sokak’ta oturuyordum. Bana insan etinin çok lezzetli oldugunu o kadar sik söylemisti ki ben de tatmayi aklima koydum. 3 Haziran 1928 Pazar günü sizin 406 Bati 15. Sokak’taki evinize geldim, peynir ve çilek getirdim. Öglen yemegini birlikte yedik. Grace, kucagima oturdu ve beni öptü. Onu yemeyi aklima koydum. Onu bir partiye götürecegimi söyledim. Siz de evet gidebilir dediniz. Onu Westchester’da daha önce gözüme kestirdigim bos bir eve götürdüm. Oraya vardigimizda ona disarida beklemesini söyledim. Kir çiçekleri toplamaya basladi. Yukari çiktim ve tüm giysilerimi çikardim. Çikarmasaydim üzerlerine kanin bulasacagini biliyordum. Her sey hazir olunca, pencereden onu çagirdim. O odaya girinceye kadar bir dolapta saklandim. Beni çiplak görünce aglamaya basladi ve merdivenlerden inmeye çalisti. Onu yakaladim ve o da bana annesine sikayet edecegini söyledi. Önce onu tamamen soydum. Nasil da tekmeledi, isirdi ve tirnakladi. Bogazini sikarak onu öldürdüm ve sonra da etlerini odama götürebilmek için ufak parçalara böldüm. Pisirdim ve yedim. Firinda pisen küçük poposu öylesine yumusak ve tatliydi ki. Tüm vücudunu yemem dokuz gün sürdü. Ona tecavüz etmedim, ama istesem bunu yapabilirdim. Bir bakire olarak öldü.

AİLEEN WUORNOS:=(Seri katil

Hitchhiker Serial Killer(Otostopçu Seri Katil)

"Ben masumum. Umarım size de tecavüz ederler bok çuvalları"
"Onların paralarını çaldım, onları öldürdüm ve yine yapacağım ve başka birini öldüreceğimi biliyorum çünkü uzun süre insanlardan nefret ettim."
"Yaptığım her şeyin altında korkunç bir öfke yatıyor. İdam edilmem gerek çünkü eğer hapisten çıkacak olursam yine cinayet işlerim."
Tam adı "Aileen Carol Wuornos" olan ve ABD'nin en ünlü kadın seri katillerinden biri olarak görülen eşcinsel, hayat kadını. 1989-1990 yılları arasında cinsel ilişkiye girdiği bazı kişileri öldürdüğü, ve cesetlerini ormanda sakladığı ortaya çıkmıştır. 7 kişiyi öldürdüğü iddia edilse de, iki kişinin cesedi bulunamamış ve Wuornos 5 kişiyi öldürmekten yargılanmıştır.
Çoğu kişiye göre Amerika’nın ilk kadın seri katili çoğu kimseye göre de yalnızca şiddet gördüğü için vahşileşen bir kurbandır. Kişilik gelişiminde "Nurture" çıkmazının etkisi söz konusu olduğunda, bariz bir bicimde "nurture" yani yetiştirilme şartlarının olağan dışılığını ispatlayacak bir hayatı olmuştur Aileen Wuornos'un.
Anne babası doğmadan önce boşanır. Babası daha sonra çocuk tacizinden suçlu bulunur ve hapishanede kendini asar. Aileen henüz altı aylıkken annesi bir not bırakıp çeker gider. Büyükannesi ve büyükbabası bakımını üstlenir. Ancak on üç yasındayken tecavüze uğrar, gayri meşru bir çocuk dünyaya getirdiği için o evden de kovulur. Hayatta kalmak için hurda bir arabada barınır, para için fahişeliğe baslar, uyuşturucuya alışır, çoğu zaman da ortalıkta sarhoş olarak gezer.
Yine de yirmi yaşındayken yetmiş yaşında bir adamla evlenmeyi başarır ama kocasını bastonla dövdüğü için evliliği sadece bir ay sürer.
Nihayet 1986 yılında hayatinin aşkı Tyria Moore adında bir lezbiyenle karşılaşır. Dört sene beraber yasarlar. Ancak Wuornos'a en son darbeyi de sevgilisi vurur ve yakalandıktan sonra aleyhine tanıklık eder.
Mahkeme kararıyla Aralık 1989 ve Kasım 1990 arasında toplam 5 kişiyi öldürmekten suçlu bulunur ve ölüme mahkum edilir. Rivayete göre, kararı duyunca "Ben masumum. Umarım size de tecavüz ederler bok çuvalları" diye bağırmıştır.
Önceleri öldürdüğü insanların kendisine saldırdığını öne süren Wuornos, idamdan hemen önce ise "Yaptığım her şeyin altında korkunç bir öfke yatıyor. İdam edilmem gerek çünkü eğer hapisten çıkacak olursam yine cinayet işlerim." diyerek suçunu itiraf etti.
Wuornos, 9 Ekim 2002 çarşamba günü idam edilmiştir.
2003 tarihli Monster filmi dışında 1993 yılında New York film festivali'nde bir bolumu gösterilen Aileen Wuornos: The Selling of a Serial Killer isimli bir belgesele de konu olmuştur. Gilles De Rais, yani Mavi Sakal’in kadın versiyonu sayılan bir Kara Dul olmadığı, yani belli bir motif ve amaç doğrultusunda kurbanlarını ortadan kaldırmadığı için çoğu profil uzmanına göre bir seri katil sayılmasa da kesinlikle gelmiş geçmiş en soğukkanlı katildir.
HAKKINDA FİLM:

1-Monster -Charlize Theron and Christina Ricci
2-Aileen: The Life and Death of a Serial Killer

3-Aileen Wuornos: The Selling of a Serial Killer

sebeb-i hüznüm:=(

Artık Eylül güzelim...

Yağdı yağacak yağmur havalarında, üzüldüm mü nasıl üzülürüm, umutlandım mı nasıl sevinirim, bilemezsin.

***

Şimdi üzgünüm...

Son yapraklarını da rüzgara teslim etmek üzere olan çırılçıplak bir ağaç gibi, rengimden ve neşemden eser yok...

Yalnızım...

Biliyorum; bunu ben yapıyorum.

Ama elimde değil.

Benim baktığım yerden hayat böyle gözüküyor ve başka bir açıdan bakmaya gücüm yok!

Zamana teslimim...

Gündüz vakti, perdeleri kapalı bir odada aydınlık arayan adamım...

Işık dışarıda...

Korkuyorum...

Bu korkuyla, kendi karanlığıma sığınmak, hüzünden ibaret...

Hüzün...

Hüzün ki, baştan çıkarır...

Hüzün; iskeleye bağlı geminin halatlarını zorlayan arsız rüzgar...

Koparsa ne olur?

Bu, düşünülecek bir şey değildir...

Bir yanım iskeleye çarparken ve bir yanım ufka arzulu...

Bu, düşünülecek bir şey değildir...

Hüzün; “kopsun inceldiği yerden”e giden tehlikeli bir yoldur çünkü...

Çünkü hüzün, şuuru koynuna alır ve masumca uyutur...

***

Yağdı yağacak yağmur havalarında, üzüldüm mü nasıl üzülürüm, umutlandım mı nasıl sevinirim, bilemezsin.

Belki bu gelen yağmur, benden kalan artıkları temizleyecek ve bana “vaktin doldu, artık geç oldu” diyecek...

Belki de bu yağmur, birkaç umut parçamı besleyip büyütecek, “son nefesten önceki her nefes, başlamasını bilene ilk nefes” diyecek...

***

Benim “Eylül”üm, işte böyle güzelim...

“Hüzün” güzelim...

 

Beni unutma...:=(

Bir gün aşk geçilmelidir. Dal demeti akasyalar gibi aşk geçilmelidir bir gün.
Gözler geçilmelidirGülüşler, şiirler, özleyişler...Yayla kokulu çiçek olmalı bir aşk, ama geçilmeli mutlaka. Yaz bir kenara beni unutma. İhanete gebe düşlerin gecelerinde çığlık çığlığa iki martı mavimsi bir solumayı dolamışlar boyunlarına. Duygularım öylesine apseli ki, ben sana yoruluyorum. Çatlamış topraklar gibi bakıyorum gökyüzüne, kayan bir yıldız gibi kaçırıyorsun gözlerini. O an dağlar oturuyor yüreğime. O benim harcım, o benim yüreğim; sonbaharda açan, gündönümlerinde gülen, heyula tülbentlere sarmalanmış bir sevi sıcaklığı.
Bu uzun zamandır ilk. İlk yazıyorum sana ne çok zamandır susmuş kalemimle. Yürekçizen uykuların içinden geçip sessizliğin sesine yaslayarak yorgun bedenimi ve "günaydın çocuklar"ın tebessümünü hep erteleyerek öğle vakitlerine. Marka bir umut katarı sanki her yürek; hain,çirkef, kaypak!... Hepsini bohçaladım bulanık nehir kıyısında. Çünkü sen denizi seversin... Deniz ülkelerini. Uzaklara asılı kalamaz gökkuşağı. Ya da gel diyemez ilkbahar yağmurlarına, ki eşarbını rüzgara kaptırmıştır. Yaz bir kenara, beni unutma.
Sana yüreğimi veremedim,hissettiremedim dünyanın güzellik dokusundan hiç bir şey . Çiçeklerle bezenmiş bir bahçenin rayihasına kapılmanı ne çok isterdim, dilerdim ki yağmur yüreğine, en umutsuz bir zamanda ikindi güneşi yansısın tüm çıplaklığı ve berraklığı ile. Zaman ve mesafelerle büyüyen çiğ kütlesi içinde yok olmaktansa her ikisine de başta yenilmeyi anlamak, ey sevgili... Seni nasıl bulduysam öyle yitirmek isterdim.
Yazdıklarımdan daha çoksun, okuduklarımdan daha genç. Kapalı kitap, bitmemiş şiir. Virgülün soluk alışı, noktanın yitik sevdası. Kelimelerin telaşı, cümlenin tedirginliğisin. İlk kelimeden son kelimeye büyüyen fidan, paragraf ormanında ak köpüklü çağlayan. Yapım ekleri gibi dost, çekim ekleri gibi delişmensin. İsim kökü gibi oğlum, fiil kökü gibi kızım. Sevdamsın divan şiirine buram buram. Bu aşk hesaplı, çiğdem mevsimlerinde unutma beni..
Aşkın aritmetiği mi olurmuş, yaz bir kenara, beni unutma.
Terete dört türkülerine gömülmüştür ve bu türkülerden damıtılıp postaya verilmiştir. Vurmalı çalgılarda en tiz sesi çıkarmıştır. Bohçalanıp satılmıştır eskipazarlarda. Ürkmüştür, ürkütülmüştür. Öbür tarafına dönmesi söylenmiştir; doludizgin yollara vurulmuştur. Reyhan kokularında pelikan gözler uyutulmuştur, ayın şavkı daha vurmadan sırtlara. Ve bazen susmuştur. Suskunluğun alfabesi olmuştur aşkın alfabetik çocuğu. Altın gondolu ile seyahatlere çıkmıştır, keşfedilmemiş ülkelere. Ama mutlaka deniz ülkelerine. Yaz bir kenara.

Dün Gece:=(

Defalarca çaldım kapını
Kapı aşındı, elim aşındı, yüreğim aşındı
Dün gece sana geldim, çaldım kapını
Açan olmadı...

Son Kimlik:=(

Bulundugu yer: adı sevda..
madem ki yokluğumla daha mutlusun..
ohalde;yokluk benim bu AşK için büründüğüm son kimlik olsun!..

Seni Sevmek:=(

gittin..
SeNi sevmek,bensiz akıp giden hayatına bi yabancı gibi uzaktan bakmak oldu çoktandır..
geceleri kokuna hasret yatağımda ter içinde uyanmak,kendimin bile affedemediği bi bencillikle kalbindeki TeK AşK ın benimki olması için gözyaşları içinde ALLAHa yalvarmak oldu..
SeNi yasak bi AşK gibi gözlerden uzakta,rutubetli duvarlar arasında yaşamak oldu,sevmek..
beni hayatından dışladığın için öfke nöbetlerine kapılıp bana bile yabancı gelen,hiç tanımadığım bi sesle SaNa seslenmek,haykırmak,ağlamak..sonra pişmanlıkla affedip,tutkuyla SaNa tekrar sarılmak oldu..
SeNi sevmek...
zaman: devr_i fetret
mekan: bostan-ı yürek

Bloggum Yarışması..:=)

Evet arkadaşlar sayılı gün geldi ve geçiyor:=)Artık sitemizin o çok beklenilen yarışması pazar günü başlamış bulunmaktadır..Blogguma uğrayan herkesi paylaşım linkine beklerim..lütfen seviyeli ve saygı çerçevesinde yorum atıp puan verin..Tek ricam  budur...Ve ayrıca lütfen emeğe saygı duyun...

İşte paylaşım linkim tıkla:=)

http://www.bloggum.com/t/genel/blog_yarismasi_oylama.php?by_id=16

Satanizim Vahşeti:=(

img165/4053/korkunc2bw8.jpg

Bu resimler için arkadaşım hayalet yazar'a teşekkür ederim...kendiside internetten temin etmiştir:=)

Hayat Yaşamaya değer mi??:=(

Evet arkadaşlar sizce hayat yaşamaya değer mi?Eğer değerse neden günümüzde herkes mutsuz..?Hayır ben hep mutluyum diyen var mı aranızda?Bana sorarsanız yok gibime geliyor...Acı,ihanet,aşk,aile,ev,iş hayatı ve sanal ile reel hayatın birbirinden bağıımsız olayları  hep mutsuz şikayet anılarıyla dolup taşıyor..Örnek verelim o örnek ben oluyorum:=)Sabah kalkıyorum,günlük işlevlerimi hallediyorum ve sonra otobüse binmek üzere yavaş yavaş bazende hızlı adımlarla yola koyuluyorum..Ama bazen o kadar boş bir zaman geçirdiğimi varsayoyorum ki o yüzden yastıktan başımı kaldıracak halim olmuyor.."Ya bu günde önceki gün gibi sıradan ve aynı olucaksa?"Bu soru beynimi kurcalarken birden" hayır olmucak bu gün ya farklı birşey olursa "diyerek cesaretleniyor ve yerimden öyle kalkıyorum..Peki neden bu sorular hep beynimizin bir köşesinde yer aldı bir türlü cevapları bulunmuyor hep aynı sorunlar "ya bu gün aynıysa"Needen hep bir önceki olumsuz anı düşünüp dururuz..Niye bir defa olsa mutlu bir anımızı hatırlayıp mutlu olmayız?Bu soruların cevabı aslına bakarsanız bizde saklı..Çıkarmak bizim elimizde sanırım.Monoton gidişatı durdurmak hiçde zor değil galiba...Ama hep olmuszuluklar peşimizde diye varsayımları hayatımıza vazgeçilmezler arasına koymuş bulunmaktayız.Şimdi bu bir isyan mı diye kendi kendime soruyorum..Bazen insan o kadar doluyor ki yeri zamanı ve beyan biçimini düşünecek kadar  vaktimiz bile olmuyor değil mi??Tıpkı şu an benim yaptığım gibi..Tabi birde beterin beteri vardır diye düşünmeden olmaz sanırım.Ama birde "ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR"seçneğide göz önüne alırsak o zamanda haksız sayılmadığımı düşünüyorum.Ya siz?Mutlu olmak için ne yaparsınız..Bir yazı mı yazarsınız,Oyun mu oynarsınız,Şiir mi yazarsınız yoksa avazınız çıktığı kadar duvara karşı bağırırmısınız???Hangisi başka seçenekte elbette mevcuttur..Bunu benimle de paylaşırsanız sevinirim:=)
Online Müzik Dinlemek İçin Tıklayınız
Image Hosted by ImageShack.us
TopOfBlogs
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
·±‡İçİmİzDeKi KaRaNlIk!‡±
Bloggum'u nasıl buldunuz????

Güzel!!!
Güzel Değil!!!
Bence Süper!!
Daha İyisini Yapabilirsin!!
Şahane!!
Tam Gohic Blog'u!!
Çok Korkunç Yaaa.=)
Benim Bloggumdan güzel!!
Tek Kelime İle Mükemmel:=)


Şu Andaki Durum
.
Image Hosted by ImageShack.us
Toplist Gothic Toplist by nachtwelten
Locations of visitors to this page