| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Icimizdeki KaranLIK
Blogguma hoşgeldiniz..Sayın ziyareyçilerim..Bu blog bir hobi sitesidir.Satanistlikle uzaktan yakından alakası yoktur.Lütfen bunun bilincine varıpta yorum atınız.Küfürlü yorumları yayımlamıyorum.ßilginize!!Herkese kolay gelsin!!!!
Hêr §ïÿâh Gïÿêñ SA†ANİS† Ø£mâz!!!
_Kayan Başlık Çubuğu

 

SoNsUzLuk ÖnÜmDeYdİ HeP AmA GiDeMeDiM SeNDeN UzaĞa

..::±‡İçİmİzDeKi KaRaNLık!‡±::..

±‡ÖlÜmSüZlÜğÜn En KöTü YaNı SoNsUzA KaDaR SüRmEsİdİr!!‡±

Yazılar arşiv 08.2007 Other entries in 2007-08 resimler , videolar

Duyma problemi...:=)

Adamın biri artık karısının eskisi kadar iyi duymadığından korkuyormuş ve karısının işitme cihazına ihtiyaç duyduğunu düşünüyormuş.  Ona nasıl yaklaşması gerektiğinden emin değilmiş...
Bu durumu konuşmak için aile doktorunu aramış; doktor adamın karısının ne  kadar duyduğunu anlayabilmesi için basit bir yöntem önermiş. 
"Yapacağın şey şu, karından 40 adım ileride dur, normal bir konuşma  tonuyla bir şeyler söyle; eğer duymazsa 30 adım ilerisinde aynı şeyi tekrarla,sonra  20 adım; cevap alana kadar aynı şeyi tekrarla" 
O akşam karısı mutfakta akşam yemeğini hazırlarken adam işlemi uygulamaya  koymuş….
40 adım uzaklıktan karısına normal bir konuşma tonuyla seslenmiş:"Hayatım bu akşam yemekte ne var?"Cevap yok …
Mutfağa biraz yaklaşmış. Mesafeyi 30 adıma indirmiş ve soruyu tekrarlamış "Hayatım bu akşam yemekte ne var?"  Yine cevap yok… 
Mutfağa biraz daha yaklaşmış, mesafe 20 adım ve tekrar sormuş :"Hayatım bu akşam yemekte ne var?"  Hala cevap yok ...
Adam mutfağın kapısına gelmiş artık mesafe iyice azalmış ve soruyu tekrarlamış "Hayatım bu akşam yemekte ne var?" Gene cevap alamamış… 
Bu sefer karısına iyice yaklaşmış ve aynı soruyu tekrar sormuş:"Hayatım bu akşam yemekte ne var?" Kadın eşine dönmüş ve:
"Hayatım beşinci kez söylüyorum, Tavuuuuuk"

Çıkarılan ders: İnsan önce kendi hatalarına bakmalı....Çevresinden önce eksiklikleri kendinde aramalı...

Ders veren cevaplar!!!:=)

1) Churchill, avam kamarasında konuşurken, muhalif partiden bir kadın milletvekili,Churchill' e kızgın kızgın şöyle seslenir:
- "Eğer, karınız olsaydım, kahvenizin içine zehir karıştırırdım."
Churchill, oldukça sakin kadına döner ve lafı yapıştırır:
- "Hanımefendi, eğer karım siz olsaydınız, o kahveyi seve seve içerdim."

Çıkarılan ders: Nerede ne yapacağını bilmek müsbet siyasettir.
2) Sokrates ve eşi bir türlü iyi geçinemezlermiş. Bir gün eşi Sokrates'e verip veriştirmiş, ağzına geleni söylemiş. Bakmış kocası hiç bir tepki göstermiyor; bir kova suyu alıp başından aşağı boşaltmış. Sokrates, gayet sakin:
- "Bu kadar gök gürültüsünden sonra bir sağanak zaten bekliyordum" demiş.

Çıkarılan ders: Eşleri idare etmeyi bilmek gerek...
3)Bir gün Eflatun, talebelerinden birini kumar oynarken yakalamış ve şiddetle azarlamış. Talebesi:
- "İyi ama ben çok az bir paraya oynuyordum" diye itiraz edecek olunca Eflatun cevap vermiş:- "Ben seni kaybettiğin para için değil, kaybettiğin zaman için azarlıyorum."

Çıkarılan ders:Zararlı alışkanlıkların azı çoğu olmaz...Zaman kaybı da cabası...
4) Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir. Mağrur zengin, hor gördüğü
filozofa:
- "Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem" der. Diyojen,kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir:- "Ben çekilirim."

Çıkarılan ders:İnsanları küçük gören kendisi küçük düşer...
5) Meşhur bir filozofa:
- "Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz?" diye sorulduğunda:
- "Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan" demiş.

Çıkarılan ders: Paraya secde edenlere duyurulur...Ne acı...
6) Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:
- "Sen sır saklamayı bilir misin?" diye sormuş. Vezir:
- "Evet hünkarım, bilirim" dediğinde, Yavuz cevabi yapıştırmış:
- "İyi, ben de bilirim."

Çıkarılan ders: Sırrını verme dostuna...O da söyler dostuna...

Hayattan Bir Ders:=(

TAKSiCi Taksisi ile cadde ışıkları altında yol alıyordu."iki-üç müşteri daha bulursam eve dönüp uyuyacağım."diye düşündü, yorgundu. Taksisine bir an sevgiyle baktı,mırıldandı; "Ekmek teknem" Gözü önce yolda sızmış bir sarhoşa sonra da çöpleri karıştıran birine takıldı. Kendisini kıyasladı sevindi;"iyisin,iyisin!.." Saatine baktı,bir Of çekti, "Bir müşteri çıksa artık,boşa dolanıp duruyorum." Ertesi gün abisine gidecekti,erken kalkacağı için,evine erken dönmek istiyordu.Fakat herşey insanın istediği gibi gitmiyordu ki.İçinde hafif bir öfke ile abisini düşündü; "Ah!..abi, bırakmadın şu kumarı,borçlanırsın tabi yakana yapışır tefeciler." Bir daha derinden of çekti, "Gerçi parayı bu gün bul diyordun ama olmadı,sabah borç-harç parayı bulup seni tefecilerden kurtaracağım ama böyle devam edersen beni de yakacaksın,aileni de !.." Tam böyle düşüncelere dalmışken tali yoldan çıkan bir adamın el salladığını gördü,sevindi.Taksisiyle hemen adamın önünde durdu.Adam taksiye bindi ve telaşla anlatmaya başladı; "Lütfen acele edin,şu ara sokakta" Taksici rahatsızlanan birini alacaklarını zannetti ama adam konuşmaya devam ettikçe canı sıkıldı; "Aman Allahım,korkunç birşey adamı dört yerinden bıçaklamışlar.Adam nerdeyse kan kaybından ölecek.Kimse yardım etmiyor,herkes toplanmış seyrediyor.Ne kadar duygusuz,umursamaz bir toplum olduk, seyrediyorlar!.. " taksicinin canı sıkıldı; "Arabam kan içinde kalacak." diye düşündü.Diğer adam devam ediyordu;"Hele iki araba yaralıyı almayınca şok oldum,hâlâ inanamıyorum.Düşünebiliyormusunuz?Bir adam kan kaybından ölmek üzere ve iki araba gaza basıp gidiyor. Düşündükçe deli oluyorum.Hah geldik,yaralı olan şu kalabalığın içinde" Taksici yumuşak bir sesle "Hadi siz yaralıyı getirin,ben de arabanın yönünü çevireyimde vakit kaybı olmasın" "Tamam" diyerek adam indi,kalabalığın arasına koştu, bağırdı; "Açılın,açılın taksi geldi" Ama daha yaralının yanına varmadan uzaklaşan araba sesiyle irkildi, hızla döndü; plakası görünmesin diye ışıklarını söndürmüş halde taksinin hızla uzaklaştığını gördü.İçinden birşeylerin koptuğunu hissetti,ağlar gibi bir sesle inledi; "Yarabbim!..Yarabbim!.. Ne oldu bize,ne oldu?" olduğu yere ümitsizce çömeldi. Taksici dikiz aynasından geriye son bir kez baktı, bağrışmalara küfürlere aldırmadan tekrar gaza bastı. "Bana ne yav,işin yoksa yaralıyı al,arabayı kirlet... başka taksi mi yok? Nasıl olsa şimdi bir tane bulurlar." Vicdanını da susturduktan sonra cebinden çıkardığı yabancı sigaradan bir tane yaktı.Sonra kendince bir espiri yaptı; "Hem işin ne ta buralarda? Rica etseydin katillerden,seni hastane önünde filan bıçaklasalardı." Gözü elindeki sigaraya takıldı; "Ulan biz hakkaten geri kalmış ülkeyiz be ,adamlar kendi ülkelerinde çoğu mekanda yasaklıyorlar bu mereti,bizim yasaklamamıza müsade etmiyorlar. Eee onlarda haklı,kendi insanları gözünü açmış,biz de akıllanırsak nereye satacaklar.Ulan,sigaralar bu kadar pahalıyken tarlada domatesını bin liraya satamayanlar varmış." Sonra keyifle bir nefes daha çekti, "İç aslanım ,iç Amerika'ya senin de katkın olsun." El sallayan bir müşteri görünce düşüncelerinden sıyrıldı."Hah müşteri dediğin böyle kılığı düzgün olacak,bahşiş bile bırakır." Taksici o gece bir süre daha çalıştıktan sonra evinin yolunu tuttu. İçi huzur dolu evine yaklaşmıştı ki evinin önünde bekleşenler olduğunu gördü. Meraklandı. Arabasını garaja çekip daha sonra ne olduğunu öğrenmek istedi ama bir komşusu onu durdurdu;"İstersen arabayı yerleştirme,lazım olabilir." Şaşkın indi,kapının önünde ağlaşan hanımı ve çocuklarına yaklaştı;"-Ne oluyor?" Hanımı ağlayarak boynuna sarıldı; "Abin öldü." Baştan aşağı titredi, "-Abim mi? ...nasıl ?" "-Bıçaklamışlar,kan kaybından ölmüş." Taksicinin içi korkuyla sarsıldı; "-Nerede,ne zaman ?" Karısının cevabıyla yıkıldı.Gözünde farlarını kapatarak kaçtığı sokak ve kalabalık canlandı; kalabalığın içinden kanlar içinde tanıdık bir yüzün kendisine baktığını görür gibi oldu.Baygın yere yığıldı...
Ahmet Ünal ÇAM

Bir Daha Görme Beni:=(

Bloggum yarışması sonucu:=)

Sevgili arkadaşlar bloggum yarışmacısı birinci, ikinci ve üçüncü arkadaşımızı canı gönülden tebrik ederim..Ve başarılarının devamını dilerim...Bol şans...

1: Okan Yüksel Yaziyor...,

2: Yavru Damacana,

3: Rapankara,

4:Pasaj - Blogsal Bir Yer,

5:Gürhan Demir Portfolyo Alanı,

Hepinizi tekrardan tebrik ederim..:=)

Aşk Nedir???

Ask "Iyi geceler öpücügü'nü uzun tutmaktir. Beklentidir.
Ask delicesine flört ederken yanindakinin hiçbir sey yapmama hakkini teslim etmektir. Saygidir.
Ask zaaflariniz oldugunu ortaya çikarir. Kabullenmektir.
Ask simdi zamani degil diye beklemeyi bilmektir. Sabirdir.
Ask saçlarda baslayip topuklarda biten bir gezintidir. Kesiftir.
Ask "Seviselim" demeden sevismek, yanindakinin ne istedigini bilmektir. Anlasmaktir.
Ask baglandigini sandiginda, karsindakine "hayir" deme sansini tanimaktir. Inceliktir.
Ask korumaktir. Sorumluluktur.
Ask ciddi bir tokalasmayi kikirdamaya dönüstürmektir. Mizahtir.
Ask evinizdeki her seyin yerinin degistirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir.
Ask saatin kaç oldugunu bilip aldirmamaktir. Nesedir.
Ask sizi kucaklayan kollarin gittikçe daha çok sarilmasidir. Mutluluktur.
Ask gecenin bir vaktinde "Sen uyu benim gitmem gerek" dediginizde "Uyanikkalip seni biraz daha görmeyi tercih ederim" cevabini almaktir.Sicakliktir.
Ask tanidiginizi zannettiginiz insanin yeni yanlarini kesfetmektir. Tazeliktir.
Ask uyandiginizda rüyanizi yaninizda bulmanizdir. Düslerin gerçek olmasidir.
Ask kocaman yatagin üçte birine sigismaktir. Yakinliktir.
Ask evin anahtarlarindan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir.
Ask "Hosçakal" dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir. Kaderdir.
Ask "gerindiginizde sizlayan vücut" lafinin anlamini bilmektir. Derstir.
Ask ecza dolabini açtiginda, dis macunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur.
Ask pencereden disariya baktiginda kiminle oldugunu hatirlamaktir. Düsüncedir.
Ask rüzgarin agaçlarin arasinda dolasirken çikardigi sesi dinleyipsevgilisinin yaninda olmadigina hayiflanmaktir. Yalnizliktir.
Ask asla anlatilmayacak hikayelerdir. Özeldir

Beni arasan:=(

sahte sevgileri tanimaz kalbim
beni seven gonullerin ocaginda ara
menfaatla bakmasini bilmez gozlerim
beni gercek dostluklarin kucaginda ara

aklina duserim hani olurda
beni sigmadigin duygularin icinde ara
o kadarda kolay bulurum sanma
beni benim gorebilecegim bir sekilde ara

Sen ve Ben:=(Yarım kalanlar...

Seni sana rağmen yaşadım ben. Hep kaçışlarla dolu, hep eksik...
Bir yanını tamamlasam, mutlaka başka bir yerden açık veriyordum. Tamamlamaya uğraştıkça senin gizlerinde kaybolup gidiyordum.

Bedenine değil, ruhuna taliptim ben. Bu yüzden bu kadar zorlanıyordum.

Ben bir adanın değil, bir kıtanın kaşifiydim. Yola çıkmıştım bir kere dönüşüm yoktu; ama, öyle çok duraklıyordum ki, geriye dönüp baktığımda başladığım yerden birkaç metre bile uzaklaşamadığımı fark ediyordum. Üstelik menzilin ucundaki sen, benden daha hızlı yol alıyordun, belli ki kaçıyordun. Ufukta bile görünmeyen seraptın artık.

Kaç kez “vazgeç” dedim kendime, kaç kez o yolun kenarındaki bir ormana girip kaybolmayı düşündüm.

Zaten yaşadığım da bu değil miydi?? Seninle birlikte varlık bulduğumu düşünürken, senin olmaman yokluk hissinden başka ne verebilirdi ki bana???

Oysa nasıl da coşku doluydum başlarken... Gecelerimi de gündüzlerimi de sana adamaya hazırdım. Her gün yeni bir yönünü öğrenip şaşıracaktım. Seninle yaşadığım hiçbir şeyin tadını unutamayacaktım. Sen sonbahar rüzgarında kopmuş, serseri bir defne yaprağı, ben sana dal olacaktım. Hangimiz yaprak, hangimiz dal karıştırıyorum artık....

Ben bu uykuları uyuyalı çok olmuştu. Şimdi aynı uykuları yeniden uyuyorum. Acı uykusu, hüzün uykusu, korku uykusu... Bir gece birinin bir gece diğerinin sonsuzluğunda kayboluyorum.

Ne garip, kendimi kuşatma altındaki bir ordunun komutanı gibi görüyorum. Ne çok askerim var bana ihanet eden... Ben düşmanı alt edemediğimden değil, bu arkadan vuruşlar yüzünden yeniliyorum...

Bir beyaz bayrak gerekiyor şimdi bana. Bütün mevzilerini kaybetmiş bir komutanın onurunu daha fazla zedelemeden teslim olmayı bilmesi
gerek.Uzun sürmez esaretim. İçimde bu yenilginin acısını yıllarca taşıyacak olsam bile bir yolunu bulup kavuşurum özgürlüğüme.

Gidiyorum... Geride yaşanmamış zamanları bırakarak... Sen de ürkekliğinle başbaşasın...

Hep tamamlanacak değil ya, bu da böyle yarım kalsın....
 

hayattan alınan ders:=(

En sonunda öğrendim galiba.. ya da kafama vura vura zorla öğrettiler...Neyi mi ?

Aklımı kullanmayı...İyice tanımadan hiç bir insana bağlanmamayı...

Beni takmayanı takmamayı... Verdiğim değeri haketmeyen insanları silmeyi...Arkama dönüp bakmamayı...

İnsanları değiştiremeyeceğimi (özellikle yalancıları )İnsanların dolduruşuna gelmemeyi...

Çamura taş atmamayı (mutlaka üstünüze sıçrar) Hiç kimse için kendime saygımı yitirecek bir şey yapmamayı...

Göz yaşlarımın değerini bilmeyi ve onları değmeyecek şeyler için harcamamayı... Bir çift tatlı söze kanmamayı...

Ben izin vermeden kimsenin beni üzemeyeceğini... Kendimin her şeyden önemli olduğunu ÖĞRENDİM!

Seni kaybettim ama en önemlisi, kendimi yeniden kazandım..........

Hayatın en hüzünlü anı, deli gibi sevdiğin insanın buna hiç değmediğini gördüğün andır.
Ve en büyük kaybın onun için harcadığın zamandır.


Senin sevgini şu gün hak etmeyen, Bil ki 10 sene sonra yine hak etmeyecektir

Ben varya ben:=)Nasılım???:=)

Konusacaım insanLarı bn secerim istediimLe muhattap oLurm istemediimLe oLmm.
Kendime quvenirm.ßunu sorquLayanı sorqularm.
Kucuk seyLere takarım.OLaycıım.
ßenLe oyn oynanmaz.Mızıkcıım.
Gecmise takıLmm mazi der qecerm.
Her zaman iLk ve son sozu bn sölerim.
Hayat zordr biLirim ama bnde koLay biri deiLim.
ßenm icin mantık herseydn onemLidr qerisi hostr ama bostur.
ßn istemediktn sona kim ne derse desin hictir.
AdımLarımda^kim ne der^diye dusunmm.
ßasit kisiLerLe poLemie qirmm.
ßazı yanlısları asla affetmem.
TutkuLarım vardr asla vazqecmm.
ßazen ck severim ama soyLemm.
Haddinizi bilin dostlarıma laf soyLettirmm.
UkaLayımdr mutevaziLikLe iLqiLenmm.
Gidiyorsn eer cok ozlesm bile don demem.
Artık kimseye koLay koLay quvenmm 1daha quvenmedikce sevmm.

ßu Site Gothic Tarzını ßelirleyen Ya Da Kendini Burda Bulmak İsteyenler İçin Kurulmuştur. Her Hakkı Saklıdır.Site Yazıları Blog Sahibine Ait Değildir.Alıntı Ya Da Çalıntı Yaparken Yazının Altındaki Kaynak Linkini Veya Yazılmış Olan Telif Sahibinin Adını Vermeyi Unutmayınız.Emeğe Saygı Lütfen.
Copyright © 2007 - 2009
Designed by ±†WamqireS†±
İçimizdeki Karanlık
http://wampirsifen.bloggum.com
Toplist Gothic Toplist by nachtwelten
Locations of visitors to this page