| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Icimizdeki KaranLIK
Blogguma hoşgeldiniz..Sayın ziyareyçilerim..Bu blog bir hobi sitesidir.Satanistlikle uzaktan yakından alakası yoktur.Lütfen bunun bilincine varıpta yorum atınız.Küfürlü yorumları yayımlamıyorum.ßilginize!!Herkese kolay gelsin!!!!
Hêr §ïÿâh Gïÿêñ SA†ANİS† Ø£mâz!!!
_Kayan Başlık Çubuğu

 

SoNsUzLuk ÖnÜmDeYdİ HeP AmA GiDeMeDiM SeNDeN UzaĞa

..::±‡İçİmİzDeKi KaRaNLık!‡±::..

±‡ÖlÜmSüZlÜğÜn En KöTü YaNı SoNsUzA KaDaR SüRmEsİdİr!!‡±

Yazılar arşiv 02.2008 Other entries in 2008-02 resimler , videolar

Bensiz Bir Ben!!!

bir gün birinin yüzüne tükürmek istersem o heralde kendi yüzüm olurdu !
başkalarını suçlayamazdım dengesizliklerim için yanlış aldığım kararlar için ya da herkese saf saf güvenip inandığım için …
kendimi önce çözebilmeliydim başkalarını çözebilmek için …
neden kızarsınız ki bana anlamam, neden küsersiniz, neden sessizce gidersiniz ?
boşuna kürek çektiğim yılları telafi edemedim ki ben, daha başkalarının derinlerine demir atayım, yaralarını sarayım, orda kalıp konaklayım …
sığınacak bi liman bulamadım ki savrulmaktan kurtulayım, bağlanıp bi yerde kalayım …
zaten aldığım vuruklardan, çatlayan dudaklarımdan akıtacak sözüm kalmadı artık anlatacak gücüm kalmadı kabul ettirecek takatimse hiç yok
beni yanlış gösteren kendime …
ben önce kendimi aşamadım karanlıklarıma hapsoldum
kalıntılarımın altında ezildim çığlıklarımı sadece kendime dinlettim …
boyun eğmekten boynum biraz bükük kaldı …
aldığım darbeler beni on yıl öteye attı …
sonunda hep kendimle kaldım …
hayat törpüledi kırıklarımı,
nasır tuttu artık kanayan yaralarım …
ama ne değişti ?
yine aynı başlangıçlar aynı bitişler …
ama ben çok şey ögrendim, bi tek ben çok değiştim
peki neden etrefımdakilerin biri bile değişmedi benim için ?
fedakârlık herkes yapar yada yaptığını sanar
ama asıl benimkiydi gerçek olan kendimden vazgeçtim ben kendimden !
doğrularımdan, çıkarlarımdan, arayıpta bulamadıklarımdan …
benden vazgeçtim ben benden !
artık bi anlamı kalmadı gerçi tekrarlamaların …
yaşadıklarımı bi daha yaşamayaysa hiç gereksinim duymuyorum …
şimdi yeni arayışlar içindeyim …
kendimi arıyorum gören varsa titretsin !
sadece msnimdeki sahte pencerelerin 0.0 şiddetindeki sarsıntılarından bahsetmiyorum
kalbimin acılarını, sevinçlerini, haykırışlarını, göz yaşlarını tekrar canlandıracak büyük depremlere ihtiyacım var !!!
bide beni göçük altından çekip çıkaracak bir kurtarıcıya …
n’olur çabuk gel yanıma, nefesim tükeniyo sensiz aldığım her solukta …

beni bütünde aramayın, satırların sözcüklerin arasına sakladım kendimi …
kimse bulamasın, daha fazla silemesin diye çabalarım …

melankolik.org'dan alıntıdır....

Yok Belki Yarın Ki Aşk!!!

Kırmızı
O
Soylu!
Biliyorsun yahu soylu işte.
Kan gibi kan,
Adam gibi adam,
Sperm kadar akıcı,
Tırnaklarım kadar yırtıcı,
O senden,
Korkma tamam,
Benden yani benden.
İçeceğim bu gece,
Evet içeceğim bu gece.
İçtikçe seni düşüneceğim.
Bu gece
Bu gece üşüyeceğim
Rakımın içine kanımı damlatıp
Seni düşüneceğim.
Aşklaşacağım sevgilim.
Aşkı içeceğim.
Yudum yudum içeceğim.
Etini düşünüp içeceğim.
Aşkı becereceğim.
Bu gece
Bu gece becereceğim.
Sonra…
Çırpınan kelebeğe kon.
Akan deli kanıma dur
Diyeceğim.
Sırtıma ayaz vuracak.
Biliyorum vuracak yahu.
Çünkü belki yarın
Belki yarın sevdiğim
Ben öleceğim!
Özür dilerim…

Filiz Gülez

melankolik.org'dan alıntıdır

Son IşığımıdA Kaybettim O Gece!!!

bir ateşböceği gördüm dün gece.
ışıldıyordu tüm parlaklığıyla, aydınlattı bir anda içimi …
o ateşböceğini gördüm bu gece
ölmüştü,, ışığıda sönmüştü.
tutamadım gene her zaman hazırda bekleyen gözyaşlarımı
yine yalnız bırakmadı beni hıçkırıklarım ….
nede güzeldi o küçük kalbiyle ışıldayan yaratık!
küçücüktü belki ama güneş kadar büyümüştü benim karanlık gecemde,
umut olmuştu aydınlattığı tek bir nokta bana.
ama yoktu artık …
aynı ben gibi onun da ışığı sönmüştü .
belkide kendim için ağlamıştım o gece.
bana da biraz ışık verir sanmıştım
medet ummuştum,
kendine bile yetmese de umut bulmuştum
o parıldayan yeşilin büyüsünde.
ama kaybettiğim tüm ışıklar gibi
onu da kaybetmiştim bu gece,
yine karanlık dünyama geri dönmüştüm.
ama hiç bir zaman unutmadım onu
her gece karanlıkların içine biraz daha daldım
belki geri gelir, yeniden parlar geceme diye …
ama o da hayatımda yitip gidenlerin geri geldiği kadar
döndü bana…
ışığını göremedim bir daha hiç.
hep hayalini kurdum sadece
tek gerçek olan ölümün inadına
hep rüyalarımda gördüm o ateşböceğini.
her seferinde beni geldiği yerlere götürdü
ailesinin arkadaşlarının yanına …
ne kadar kalabalık mutlu ve parlaktılar!
ama ölürken çok yalnızdı, hiçbiri yoktu yanında
benim şu anda olduğum gibi.
işte o an anladım.
o da benim gibi yalnız kalmıştı,
belki benim kadar dertliydi.
gözyaşlarım gene yanıltmadı beni
böyle anlarımdaki tek dostumdular ne de olsa!
süzülüverdiler yanaklarımdan…
yıllardır aşındırdıkları o yoldan …
sonra kendime acımaya başladım ümitsizce
kendi sonumu görmüştüm o ateşböceğinde
ama bir fark vardı aramızda.
son günlerimde bir ben bile olamayacaktı belki yanımda …

Gizem Hepuysal ,

melankolik.org'dan alıntıdır.

Kalırsam Üzeceksin Yine!!!

Kararsızlığım son bulup da nihayet,
Bir gün çıkarsam hayatından,
Anlayacaksın son gidişim olduğunu…
Belki kıpırdamayacaksın…
Sadece susarak için için ağlayacaksın…
Uyandığın halde belli etmeyip engel olmayacaksın…
Süzülecek dudaklarından belki de bir “gitme” yakarışı kimbilir…
Tutacaksın ellerimden ya da tutmadığın gibi nicedir…
Ne yapsan biliyorum aslında…
Kalırsam üzeceksin yine…
Gidersem seveceksin belki…
Sevmediğin gibi hemde…

Talha Bora Öge

Belki Hiç Yoktun!!!

önceleri hayatımın en güzel tatlarındandın,
oynadığımız küçük oyun,
o anda herşeye değerdi benim için.
daha büyümemişti kalbim belki de
kördü belki gözlerim hayatın anlık parıldayan ışıltısında..
sana ulaşabilmekti tek amacım!
senin sevgine muhtaçtım,
artık sana muhtacım!!!
işte bu anda kararmaya başladı tüm dünya,
uçsuz bucaksız aydınlıklar yok oldu,
araya mesafeler kondu..
hayatın acı yüzünü bir kez daha gördüm,
gözyaşlarım daha da bulandırdı zaten göremediğim yarınımı..
kendimle çelişmeye başladım,
içimdeki fırtınalardan korunmak için kaçtım kendimden,
kayboldum sonra..
zalim karanlıklar içinde kaldım tek başıma!!
hayat bir tiyatroydu aslında
herkesin maskeleri aralandı usulca,
seni aradım her düşen maskenin altında,
ama hep başkası vardı karşımda..
acaba sen aslında yok muydun?
rüyalarımı hayallerimle harmanlayıp seni ben mi yaratmıştım?
ya da aklımın bana oynadığı en güzel ama en acı oyun muydun?
belki de…
ama ne olursan ol
bu güne kadar çektiğim en anlamlı acısın!
keşke hiç gitmese başımdan bu bela!
uzattığımda ulaşamasa da ellerine ellerim,
gözlerim gözlerinde yok olamasa da,
sarılamasamda sımsıkı boynuna,
son nefesimde bile seni hatırlamak isterim…
herkese anlatmak isterim
sana bahşettiğim o kutsal üç harfi, senin inancın olmasa da..!
hayat bu, belli olmaz..
kaderse seçimlerden oluşmaz, bunu da öğrendim artık!
ama biliyorum ki sonu çoktan geldi.
en güzel hikayem daha başlamadan bitti..
çok zor oldu!
ama bitti!
belki de sadece kendimi kandırıyorum.
ne farkeder ki;
hayat perdesi çoktan açıldı..
şimdi sahne zamanı!!
gülen maskelerimizi kuşanıp yaralarımızı saklamamız lazım
aman gözyaşlarımızı kimse görmesin!!!
hep gülelim…
SAÇMALIK….!
ama biz yine de hep gülelim ki mutlu sansınlar, unuttu sansınlar…!

 

Melankolik.org'dan alıntıdır....

Melankolik Bağlar!!!


Melankolik bir düşünce; Hani içinden çok şey söylemek gelir de susmaktan fazlasını yapacak halin yoktur...Hani kimse bilmez neden öyle olduğunu, hani sormazlar neden sırt döndüğünü herşeye...günler kötü geçer hani...Hani hayaller yıkık, kalp kırık...Hani… gerisini siz doldurun işte, şu an susmaktan fazlasını yapmaya halim yok…

 

Keskin görünen düşüncelerin bulanık izlenimini verdiği anlarda çelişkiler başlar...Kararsız olma hissi ve bir yandan yalnız olmaktan hoşlanan kişilik bir yandan da insanların içinde olmayışının hüznü ile geçen zamanlardaki tedirginlik.Melankoli dönemlerinde, insanlarla ilişkilerinde hep bulanık bir sorun vardır.Anlaşılamaması, mizacı gereği farkındalığı, sosyal olmayı , diğerleri gibi olmayı becerememeleri onu insanlardan uzaklaştırır . Toplumsallaşmaktan , bir yere bir kimseye bağlı olmaktan korkmak melankoliklerin tutumudur. kendilerine duydukları saygı, kendilerine yönelik olmaları belirgin özelliklerindendir. o nedenle aylaktırlar.


Bu dönemlerin kısa ve dengeli geçmesi kişinin empoze durumlarında bağlıdır.


ATAOL BEHRAMOĞLU'nun melankolik kişilere ilaç olabilecek bir eseri;


Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır… Kopmaz kökler salmaktır oraya…
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını… Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin…
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine… Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına İnsan balıklama dalmalı içine hayatın…
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına uzak ülkeler çekmeli seni tanımadığın insanlar…
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın, değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu…
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle… Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı…
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına… Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı…
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına…
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır…Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana …


ATAOL BEHRAMOĞLU

Arkaya Bakmamak Lazım:=(

geçmişim mi? hatırlamıyorum.o mu? bilmem, tanımıyorum.
hiç tanışmadım kendisiyle
ilk defa görüyorum.
evet, evet geleceğimde herşey
bak biraz dikkatli bakarsan sen de görürsün
o kocaman, parlak, büyüleyici ışığı sende gördün demi!
iştee bak geleceğim nasıl da güzel
işte tam orda bekliyor beni,
bir adım ötede, tek bir adım..
ama arkaya bakmamak lazım
neden mi?
öyle işte!!!
olmaz, yok yok olmaz arkama bakarsam yapamam
geriye gidemem zaten, geçmişimi gömdüm ben oraya
sen bak ama, kapkaranlık dimi!
kimse var mı? söylesene..
neden sustun! söyle lütfen..
yalnız oturmuş biri mi var. kim ki o?
ben tanımıyorum ordan kimseyi.
çok mu üzgün…
ağlıyor mu…
neden ağlıyor ki sorsana!
bana mı bakıyor, tanıyor mu beni…
yoksa o mu!
o mu kim? yok, yok öyle biri bir şey demedim.
ama ağlamasın söyle…
gitme mi diyor, bana mı?
gitme demez ki o
kendi zamanında çok gitti
ben hiç yapmadım ama o gitti
arkasına bakmadan gitti.
e tabi arkaya bakmamak lazım
o öğretti bunu bana.
şimdi nasıl gitme der ! ne hakla !
yaklaşmasına izin verme n’olur gelmesin.
o gitti, geri gelemez, hem gelse de artık ben yokum
gidiyorum bak ya da gittim çoktan.
çok mu pişmanmış…
affetmemi mi istiyor…
hangisini affedeyim peki
habersizce gidişlerini mi,
kuruyan gözlerimdeki sızıyı mı,
yoksa son çırpınışlarımı umursamayışını mı??
hangisini affetmemi arzu eder.
ya da bunu benden hangi yüzle ister.
bittiğini söylermisin ona
tek adım kaldı artık sona
o gittiğinde bitmemişti belki
ama benim gidişimle herşey bitti…
kim mi o?
bilmiyorum, tanımıyorum.. daha önce de dedim ya
hem nasıl tanırım
çokk karanlık orası bakamam
geçmişime bakamam
geleceğimde şimdi gözlerim
baksana ne kadar güzel!!
kessin artık şu fısıldamalarını
duymak istemiyorum
elveda da demicem.
boşuna beklemesin!
ama sana elveda yalnızlığım
hep yanımda oldun
karanlık gecelerimdeki tek ışığımdın.
artık ona gidebilirsin.
ama sus sakın söyleme gitçeğimi,
sessiz sedasız olmalı
arkama bakmadan
habersizce,
ve tek adımla…

 

Not:Melankolik.org'dan alıntıdır...

Zaman-sız!!!

geriye ne kaldı…
bunca yıkım,bunca acı ya da az biraz mutluluk
ne öldürebildi
ne de yaşamayı sevdirdi
sıkışıp kaldım,
ne ileri gidebildim
ne de geçmişe dönebildim
gitsem baksam ne olacaktı
gidemezdim
geçmişi tekrar adımlasam
yüreğim daha mı az nasır tutardı
daha mı fazla yaşamak isterdim!

daha doğmadan peşimizde bir kiralık katil
vaftiz edilmemiş ruhu
ölünce cennete gidemem demiş Tanrı’ya
bana bir şans ver
zaman koy adımı,sen vaftiz et beni
daha doğmadan senin insanların
takılayım peşlerine
soluk aldırmadan,
ölüme getireyim onları
dizlerinin dibine,
boyumu kısa yap,geçip gideyim
gözlerim olmasın
bilmeyeyim hiç,
kime ne kötülük ettim
cennetten vazgeçemem
onlar için…
Tanrı’nın planı bu değilmiş
kendi parçalarının peşinde
bir kiralık katil!
mümkün değil demiş
yapamam!
kader araya girip yapmalısınız demiş
sonsuzluk vadetmediniz onlara
biliyorlardı!
ben yardım ederim zamana,hiç ayrılmam yanından!
Tanrı gitmiş cennetine
Adem’i kovduğu yere gelmiş
her şey senin yüzünden
neden terkettin beni!
neden yarattım seni!

Tanrı çağırmış zamanı
seni vaftiz ediyorum
git şimdi yeryüzüne,
anlatma kimseye bu oynanan oyunu
hızlıca geç git,acı toplanmasın yüreklerinde
hekimliğin senindir demiş!
zaman sevinmiş
cennetine yerleşmiş
kader-zaman evlenmiş
Tanrı aradan çekilmiş
insanlar bunları hiç bilmemiş!!!

Alıntıdır:Melakolik.Org'dan

Geri Alamazsın!!!

img107/1945/hznlkz7uryx4.gif 

Geri alamazsın!
Asla anlamadın küçük salak…
Ahh benim küçük hayalbazım,işte şimdi öde bedelini hayatı yaşamamanın!
Pencereden dışarı uzattın başını,tanımadığın o soğuk geceye.
Sen alışıktın sobanın yanında ayı izlemeye!
İlk başta kamaştırdı gözlerini yalan ışıklar,daha tatlı geldi heybetli çamlar
saksındaki açelyadan.Usulca çıktın pencereye(tir tir titriyordun)incecik
geceliğinle,bembeyaz yüzün ve ellerin.Sanki bir uçuruma bakarmış gibi
süzdün geleceğini.Soluk bir siluet izliyordu seni,hani şu inanmadığın ruhun var ya…
Düşüncelerinden oluşan gölgen izliyordu senden arda kalanı.Ürperdin!
Sıyrılmıştın ördüğün o kozadan,ne büyük marifet ellerinle yaptığını aynı
ellerle yıkmak…Yine kabullendin insan olmanın bedelini.
Ahh sen…Sen yok musun…Döngülerden ibaret şu günlerin;doğarsın,yanlış zamanda
yaşadığına,yanlış zamanda uyandığına ikna edilirsin ve pişman ölürsün her sabah,
neden bilemedim gecenin değerini diye.Yalan avunuşların mı kavuşturacak seni karanlığa?
Mantıklı sezgisel…Güldürme beni küçüğüm.İlk günaha kurban gittin.
Hiç tanrı ikna olur mu kendi günahına?İnanmadın değil mi hiç?
Hiç güvenmedin kendine,senin için iyi olanı bulduğuna.
Dur!Atma o adımı,ne olur dön evine;dayanamazsın bu dünyaya.Nefret ettiğin
o kozan var ya,işte o korudu seni acıdan.Ne…Ne söyledin?Özgürlük mü?
Ahh küçüğüm;özgürlük İkarus’un kanatlarıydı,özgürlük Eru’nun ateşiydi.
Özgürlük,ulaşsan da yakalayamayacağın şey.Ne ona varmak için,ne de ona
vardıktan sonra istemiyorum tutkunun ateşiyle yanmanı.
Bak ayaz da var işte yapma;hem açelyaların solar karanlıkta…Bana bir neden söyle.
Biliyorum yüzündeki ifadeyi anlıyorsun beni,ne demek istediğimin
farkındasın o halde neden..?
Anlıyorum…
Ne gece çare,ne de ay ışığı;acını dindiremez artık Yavanna’nın ninnisi.Seviyorsun ha!
Bekle beni küçüğüm,bekle…Gözlerindeki bir anlık o parıltı uğruna,
beni görmen yetecekse dönmene evine,bekle beni…Çünkü,bu gece mektuplarına cevap vermeye geliyorum;bir gece daha pencerenden yaşlı izlememen için,
bu gece yanına geliyorum…

 

Alıntı.

 

Çiçekler!!!

img149/6370/6k8b3tkco0.jpg

ßu Site Gothic Tarzını ßelirleyen Ya Da Kendini Burda Bulmak İsteyenler İçin Kurulmuştur. Her Hakkı Saklıdır.Site Yazıları Blog Sahibine Ait Değildir.Alıntı Ya Da Çalıntı Yaparken Yazının Altındaki Kaynak Linkini Veya Yazılmış Olan Telif Sahibinin Adını Vermeyi Unutmayınız.Emeğe Saygı Lütfen.
Copyright © 2007 - 2009
Designed by ±†WamqireS†±
İçimizdeki Karanlık
http://wampirsifen.bloggum.com
Toplist Gothic Toplist by nachtwelten
Locations of visitors to this page