| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Icimizdeki KaranLIK
Blogguma hoşgeldiniz..Sayın ziyareyçilerim..Bu blog bir hobi sitesidir.Satanistlikle uzaktan yakından alakası yoktur.Lütfen bunun bilincine varıpta yorum atınız.Küfürlü yorumları yayımlamıyorum.ßilginize!!Herkese kolay gelsin!!!!
Hêr §ïÿâh Gïÿêñ SA†ANİS† Ø£mâz!!!
_Kayan Başlık Çubuğu

 

SoNsUzLuk ÖnÜmDeYdİ HeP AmA GiDeMeDiM SeNDeN UzaĞa

..::±‡İçİmİzDeKi KaRaNLık!‡±::..

±‡ÖlÜmSüZlÜğÜn En KöTü YaNı SoNsUzA KaDaR SüRmEsİdİr!!‡±

Yazılar arşiv 11.2008 Other entries in 2008-11 resimler , videolar

Gothic Resimler ııı.

img505/325/gothvamp2065lu4.gif

img211/439/gothvamp2073bv9.gif

img505/7492/gothvamp2072bm9.gif

img210/7056/gothvamp2076oz0.gif

img505/1755/gothvamp2077mp6.gif

img505/4724/gothvamp2079go8.gif

img211/2121/gothvamp2084jm4.gif

img211/139/gothvamp20102rr4.gif

Gothic Resimler ıı..

img505/5062/gothvamp2033lm4.gif

img211/1422/gothvamp2034xy7.gif

img210/6019/gothvamp2040ql3.gif

img210/2535/gothvamp2041uo9.gif

img505/8891/gothvamp2046tl0.gif

img211/2852/gothvamp2048am7.gif

img211/9940/gothvamp2049fk0.gif

img505/4998/gothvamp2050bn4.gif

img211/5356/gothvamp2053he6.gif

img505/7149/gothvamp2060mg8.gif

Hareketli Gothic Resimler!!!

img505/9149/animation16xw4mo0zb0ct8.gif

img210/5391/015ww7wm7wc8.gif

img505/821/24boyn9rl3.gif

img505/5374/f12594d1c552cto8ql3.gif

img211/3191/goth2024wwgnk6.gif

img505/8103/gothic1017wwggn5.gif

img505/1466/gothicarl7xu4.gif

 

img211/7873/gothicnk2dw2wo8xt0.gif

img210/3122/gothvamp201ez8.gif

img210/4015/gothvamp2029ue2.gif

Goth Crow....



KARGALAR

Ezop un fabllarında kötü sesiyle egosuna yenilip tilkiye peyniri kaptıran kargalar,kendilerinin hiç de küçümsenecek bir tür olmadığını çoktan ispatladılar.

Biz, kargaları, yavrularına saldıran şişman kedileri kovalarken, balkondan cevizleri aşırıp yerken, yaralı cinslerinin başında sürüler halinde nöbet tutarken görenler; hayalet yüzüyle Brandon Lee nin The Crow da siyah mağrur kanatlarıyla dolunaya uçan ataları, kuzgunları anımsarız.


Tevrat ta Hz. Nuh un tufandan sonra gemiden saldığı ilk hayvan kuzgun, Kuzey Amerika yerlilerinin anlatılarında, Dünyanın yaratılışında bulunmuş ve beyaz tüyleri ateşle kararmış ruhlardır. Ay kuzgunlarının ruhu Kewkwaxawe, med-ceziri ve dolunayı halkına hediye etmiştir. İslam ezoterizminde tekinsizliğinden bahsedilir ancak kendi cinsleri önünde çiftleşmeyen mahremiyetiyle ayrı tutulmayı hak eder.

Kelt Diyarlarında Tanrı Brain ve Tanrıça Morrigan nın cesur yoldaşı, kuzeyde Tanrı Odin e habercilik yapar, Kuzey denizlerinin fırtınalarında Viking yelkenlerinde kuzgun kanatları dalgalanır. Pagan Dünyanın doğaya duyduğu saygı ve değer Avrupa da Hıristiyanlıkla beraber parçalanırken, Tanrıçanın kuzgunu Ruhunu korur, avlanır, yakılır, katledilir ama kaybolmaz, Roma nın bayrakları altında General Marcus Valerius Corvus miğferinde Kuzgunla savaşacaktır.

Mitlerin devamında, Bekleyen kuzgunları varsa yıkılmayacak Londra Kulesi nin şehrinde William Shakespeare, Macbeth ve Othello da kuzgunları anlatmış, Edgar Allan Poe nun muhteşem gotik şiirinde (The Raven) kuzgun konuşmuş, Charles Dickensın Barnaby Rudge’da Grip adını almıştır.
Bozulan Ekolojik sistem içinde en yaşlı türlerden kuzgunlar, ehlileştirilemez ve insanlardan uzak durarak soyunun devamını sağlar. Bugün her yerde insanlarla beraber yaşayan, kargalar üreme ve beslenmeleriyle insan yaşamında kendilerine yer açmış ve belki deforme bir evrim geçirmiştir.
Kendi leşini yemekle suçlanan kuzgunun vahşi içgüdüsü, insanın yok eden, tahrip eden zalimliliğinden daha kötü olabilir mi? Temsil ettiği enerjiden korkarak putları yok ettiğini sanan, sadece kendini putlaştıran insan, doğanın ruhunu ele geçirebilir mi? Doğayı ehlileştirmek yerine doğayla ve doğasıyla barışabilir mi?

Eskimolar avlanırken hala kuzgunu çağırır: Tseek aal, sits a nohaaltee ogh (Büyükbaba bana bir bohça bırak) Evet! Hem gece kimin gözleri kuzgundan daha iyi görebilir ki?
Alıntı:http://icimizdekikaranlik.ace.st/

Gothic bi kızın ölmeden önceki mektubu..! )':

Affedin beni hepiniz,..
Özür dilerim yapmamalıydım..
Merak ediyorum kaç kişi üzülüyor arkamdan?
Arkamdan konuşanların hepsi ağlıyor mu ardımdan?
Bileğimi kesen jiletten daha keskin sözleriniz ve siz,
Damarlarımdan çıkan ve artık özgürlüğün tadını çıkaran kanımdan daha da iğrençsiniz!..
Bilir misiniz o duyguyu?
Yalnızlığın çaresizliğin zirveye ulaştığı o an!?
Düşünmezsin başka bir şey, çekip gitmekten başka..
Ağlarlar belki 2 belki de 3 gün..
Karanlık odana yayılmış kan kokusu çeker sadece onlrı sana..
Ve o gece odanda öyle bulunduğunda...Ağlarlar mı?
Ya sen anne?
Öper miydin uzun zamandır öpmediğin kızının ölüsünü, sarılır mıydın kanlar içinnde kalacağını bile bile?!
Özür dilerim anne..
Üzerine bir şey döktüğümde kızdığın halı şimdi kanlar içinde..
Çıkmayacak lekeler bunlar..
Çaresizliğimin lekeleri..Özür dilerim..
Peki baba,ya sen?
Ne düşünüyorsun,yoksa beni mi,neden yaptım diye mi?
Bırak açıklayayım..
Hayat baba...Ve bu acımasız şeyi her daim güzel ya da kötü yaşayan insanlar...
Ağlıyor musun baba??
Yapma lütfen artık bi kişi daha çıktı hayatından sevmek zorunda olmadığın..
Karanlığıma kızardın baba..Kötü değildim ben, karanlık kötülük değildir.. Umutsuzluktur, renklerin boşluğa düştüğü andır..
Bırakın karanlığınız olayım ebediyen..
Senden bir isteğim var anne..
Gir odama,evet şimdi..Orda beni bulacaksın..
Gördün mü bak internetteyim gene..
Kızma anne nolur kızma..
Ve geliyorum sana, sarılmaya.. Kaçma nolur kaçma..
Ölü bedenim zarar vermez sana....
Ya da çık odadan korkuyorsun benden,ruhumdan..
Ben hep burda olacağım,
Cehennem azabını her zaman çektiğim yerde..
Bırak kanlarım dursun yerde güç alıyorum
Not:http://icimizdekikaranlik.ace.st/'den alıntıdır..

Hiçliğin aynası

günlerden düşünüyorum sonsuz beyaz bir odada kapkara düşlerle sığındığım yalnızlığım şimdiyse beni boğuyor aklıma tek gelen şey neden oluyo neden böle oldu neden bu hale geldim yada neden hala nefes alıyorum sorulardan başka birşey yok cevapsa siyah bir sessizlik bağırp bu sessizliği bozmak bile gelmiyo artık içimden .Peki ne geliyorki içimden havada asılı gibiyim.nerdeyimmm...
yataktan kalkamadığımı fark ediyorum kalkamıyorum peki neden .ben neyim üşüyorum peki neden işte yine sorular sadece sorular dayanamıycağım daha fazla galiba ayağa kalkıyorum zar zor karşıda bir ayna aslında işte tek bir cevap orda beriliriyo
hiçliğin aynasıyım ben...

Not:http://icimizdekikaranlik.ace.st/'den alıntıdır..

ßen hep gecenin gerisindeyim,İlerisi olmayan

kuytu karanlıklar içersinde geçti hayatımın çogu bu yüzden karanlıkları severim.ki gündüzlerden nefret ederim çünki insanların suratlarını görüyorum ve öyle işlemiş ki hayatıma o suratlar baktıgım her an acı saplanı veriyor beynimin en hassat noktasına...
insanlar:
karanlıktan neden korkar,
yada neden yararlanırlar gece'den hiç düşündünüz mü?
çünki,
insanlar her ne olursa olsun gece karamsarlıga kaptırırlar bedenlerini ve bu nedenle kırıcı ve şeffaflıktan öte bir kişilige bürünürler.
benimde hep kayıplarım gece yaşandı.
geceleyin yitirdim örnegin en sevdigim varlıgımı,
ve yine geceydi ki yıgılı verdi pusuda yanımdaki dostum.
ve
yine geceydi kayboldu usulca herşeyim.
ama olsun yinede geceyi seviyorum.
çünki insanların zıt'dına gitmeyi seviyorum.
demem o ki ben hep gecenin gerisindeydim ilerisi olmayan.....

Not:http://icimizdekikaranlik.ace.st/'den alıntıdır..

Gotik Mimari

Ateşli bir şekilde Grek idealini savunan Karl Friedrich von Schinkel, "Gotik'in Antikite'yle arındırılması"ndan, Faust ile Helena'yı tiyatroda bir eğretilemede birleştiren Goethe gibi bir üslûplar birleşmesinden söz ediyordu.

Novalis, "Bizim bir yükümlülüğümüz var, dünyayı biçimlendirmek için görevlendirildik" diyordu. Gotik için, Klasisizm'in yanında görünmek dönemiydi. Klasisizm'in temel biçimsel öğretisine ve uluslar-üstücülüğüne, gotik, daha yükseğe yönelerek, dinamik ve aşkın biçimiyle karşı koyuyordu; romantik düşünceye göre, soyluluğu, saflığı ve gerçeği simgeleyen biçimle. Gotik, kendi "klasik" görüşüne karşı çıkan romantizmin "romantik" görünümüdür. (Aynı şekilde, "romantik" Klasisizm ve "klasik" Klasisizm'den söz eden birçok kuramcı, Romantizm'de Klasisizm'in bir değişkeni görmek istemişlerdir).

Demek ki birbirine koşut iki olgu söz konusu: Bir yanda, Batı için şanlı bir antik geçmişin anısı; öte yanda, Ortaçağ Almanya'sının büyüklüğünü anımsayan tarihsel bilinç. Romantizm yoluyla kendi geçmişinin bilincine varmanın en doğrudan sonucu, hiç kuşkusuz, Alman katedrallerinin tamamlanması oldu; bu hareket, Fransa'da kendi mühendislik kuramlarını katedrallerinin yapımına ve restorasyonuna uygulayan Eugene-Emmanuel Violletle-Duc'ün (1814-1879) bilimsel ve teknik çalışmalarında ortaya çıktı.

Almanya'da, 1804 yılına doğru, çok viran durumda bulunan Köln katedralinin onarımına başlandı. Daha sonra, Ortaçağ taslaklarına dayanarak, katedrali tamamlama planları yapıldı. Söz konusu katedral, bu yıllar boyunca, Alman düşünce ve sanatının simgesi durumuna geldi. Katedrali tamamlamak kararı Almanlar'ın coşmasına yol açmakla kalmadı, aynı zamanda, bir ulusun bilinçsel güçlenmesine de katkıda bulundu. Bu çalışmanın çevresinde oluşan hareket, burjuva sınıfına kendi kurucu rolünü güçlendirmek ve kendini bu tamamlama çalışmalarının ustası olarak ortaya koymak için gerekli olan itici gücü sağladı.

Bu durum gotik için bir şans yarattı: XVIII. yüzyılın ortalarında İngiltere'de Wörlitz'in Gotik Ev'i ve Viyana'nın Franzensburg örneklerinde görüldüğü gibi, ortamdan esinlenen bir romantik gotikten, gerçekten "gotik" olan bir gotik doğdu. Aslında neogotik ile ilk romantizmin gotiği arasında büyük bir fark vardı. İngiltere'deki Gothic Revival, gerçekte, Sir Horace Walpole gibi yazarların ürünü, siyasal bir içeriği olmayan bir düşünsel girişimdi. Teknolojisi de çok farklıydı: Örneğin Walpole kendi sair barınağı için gotik sanatın uzman işçilerine değil de Robert Adam�ın atölyesinde yetişmiş Londra'lı modern ustalara başvurmuştu. Bir İngiliz eleştirmen daha 1753 yılında, gotik modasının düşünsel yanının XVIII. yüzyıl "İngiliz" akımlarına gereğinden çok denk düştüğünü saptamıştı; demek ki gerçek bir gotik değildi bu, ama daha çok "chinoiserie" (yararsız ve aşırı karmaşıklık) modasına benzeyen bir modaydı.

Tarihselciliğin neogotik'i daha çok bu eğilimi onaylamıyordu. Hatta katı kopyalarıyla, gotikten "daha gotik" görünüyordu; ve Heinrich von Ferstel, imparator Franz Joseph'e karşı girişilen başarısız suikastin anısına, Viyana Votivkirche'sini (1856-1879) tasarladığı zaman, modellerine ve Fransız katedrallerine öylesine kesinlikte uydu ki, yöntemli gelenekçiliği, ideal bir gotiğe ulaşmayı amaçladığı için, gerçek gotikte bulunan bakışımsızlığı (simetrisizliği) düzeltmeye götürdü kendisini. Bu da haklı olarak, tarihselciliğin eleştirmecilerinin, Heinrich von Ferstel'in geleneksel kurallara sıkı sıkıya bağlı seçmeciliğini (eclectisme academique) kınamalarına olanak sağladı

son 8 yazı http://icimizdekikaranlik.ace.st/'dan alıntıdır

   

St.Nicholas Katedrali [ LaLa MuStafa Paşa Camii ]







LÜZİNYANLAR döneminde, 1298 - 1312 yılları arasında yapılmış olan yapı, tüm Akdeniz dünyasının en güzel Gotik yapılarındandır. Lüzinyan kralları, önce Lefkoşa’da St. Sophia Katedrali’nde Kıbrıs Kralı, sonra da Mağusa’da St. Nicholas Katedrali’nde Kudüs Kralı olarak taç giyerlerdi. 1571 yılında cami haline getirilene dek, bu törenler yapılagelmiştir. Katedralin Batı cephesi mimarisi Fransa’daki Reims Katedralinden etkilenmiştir. Gotik tarzda işlemeli eşsiz bir penceresi bulunmaktadır. 16. yy. Venedik galerisi avluda yer almakta ve günümüzde şadırvan olarak kullanılmaktadır. Girişteki yuvarlak pencerelerin üzerinde bir Venedik arması görülmektedir. Bazı hayvan figürleriyle süslü kabartmanın Salamis’teki bir tapınaktan geldiği sanılmaktadır. Katedralin apsiti, çoğu Kıbrıs kiliselerinde olduğu gibi, Doğu üslubunda, üç bölmelidir. Yukarıdaki pencereler iyi korunmuş olup, batı cephesinde ve yanda iki şapel bulunmaktadır. Yapının önünde bulunan tarihi cümbez ağacı adanın kuzeyinde çok az bulunmakta olan tropik bir incir türüdür.

Köln KatedraLi








Köln Katedrali (Almanya Türkçesi: Dom Kilisesi, Almanca: Kölner Dom, İngilizce: Cologne Cathedral), Almanya´nın Köln Şehri´ndeki büyük katedralin ismidir. Katolik Mezhebi´nin ibadethanesidir. İnşaatı tam 632 (1248-1880) yılda tamamlanmış gotik tarzdaki Köln Katedrali 7 bin m² alanda, 157 metreyi bulan yüksekliği ile UNESCO Kültür Mirası listesinde yeralır.


Katedral

İnşaatın yapımı fikri daha 7. yüzyılda ortaya atılmıştı. Daha o zamandan iki kulenin uzunluğu 157 metre olacak denildi ve buna göre o tarihte bir plan çizildi. Ama ilk temel 1248 yılında atıldı. Kent merkezinde yer alan ve şehrin her tarafından gözüken bu yapı, yüzyıllar boyunca maddi sıkıntılardan dolayı ve eldeki diğer imkansızlıklardan ötürü bitirilemeyen inşaat diye isim yapmıştı. Tam 632 yıl sonra bitirilen gotik tarzdaki yapı, bugün Kuzey Avrupa´daki en büyük ibadethanedir. Çift kuleli katedralin uzunluğu 157 m´dir. Böylelikle Almanya´nın ikinci, Dünya´nın ise üçüncü büyük kilisesidir. Köln Merkez Garı (Köln Hbf) katedralin hemen yanı başındadır. Bu Katedral, ülkenin en çok turist çeken yapısıdır

ßu Site Gothic Tarzını ßelirleyen Ya Da Kendini Burda Bulmak İsteyenler İçin Kurulmuştur. Her Hakkı Saklıdır.Site Yazıları Blog Sahibine Ait Değildir.Alıntı Ya Da Çalıntı Yaparken Yazının Altındaki Kaynak Linkini Veya Yazılmış Olan Telif Sahibinin Adını Vermeyi Unutmayınız.Emeğe Saygı Lütfen.
Copyright © 2007 - 2009
Designed by ±†WamqireS†±
İçimizdeki Karanlık
http://wampirsifen.bloggum.com
Toplist Gothic Toplist by nachtwelten
Locations of visitors to this page