Gothic VamPir imaJı
Bu noktada, kronolojik bir seyir izlemeye başlamadan bugün bilip tartıştığımız anlamdaki "gotik vampir" kavramının tarihsele kıyaslandığında oldukça kısa olan geçmişine kısaca göz atmak yerinde olacaktır. Kim ne derse desin, bunun tartışmasız mimarı da Bram Stoker olmuştur.1897 yılında yazdığı "Drakula"yla 20.yy. sanayi devrimi sonrası "modern" toplumunun ender mitlerinden birini yaratmıştır ki günümüz mitologları açısından "mit" oluşumunu etkin şekilde gözlemlemeye olanak sağlaması bakımından da oldukça değerlidir. Stoker öncesinde yarattığı soylu Ruthven karakteriyle ardıllarına zengin içerikli bir kapı açarak dönüm noktası oluşturan Polidori'yse uzun süre Byron'un gölgesinde kalmış ve geç takdir edilmiştir.
Bir ilk olan 1819 tarihli "The Vampyre", hem imgesel hem de dönemsel analiz için zengin bir kaynak olarak pek çok açıdan yorumlanmıştır. Napoleon'un 1815'te İngiliz ve Prusya ordusu karşısında aldığı Waterloo yenilgisi ertesinde Avrupa monarşisinin ve sallanan aristokrasi kurumunun görece itibarını geri kazanması "soylu kan" kavramına dayalı bu yönetim biçimlerinin gene "kan" üzerine yapılandırılmış farklı bir anolojiyle bir araya gelerek gotik söylemi etkilemesi bir dereceye kadar kurulabilecek bir bağlantıdır. Aristokrasi'nin temel dayanak noktası olan köklü "mavi kan" ve bu kan soyuna bağlı elitlerle temsil edilen "seçilmişlik" sembolizmi, eskilerin kan peşinde koşan aciz hortlaklar olarak gördüğü vampirlerin "sonsuz yaşam" özelliğiyle birleşince ortaya "gotik vampir" kişiliği çıktı. Aralarında le Fanu'nun Carmilla ve Anne Rice'ın Claudia'sı gibi dişil imgeler de olsa genelde homoerotik ve androjen güzelliğe, sonsuz gençliğe sahip, soylu, varoluşsal çelişkilerle dolu depresif bir karakterdir vampir.Yazarlarının kendi hayatlarından bizzat yarattıkları karaktere yükledikleri cinsel ve sınıfsal metaforlar da üstüstedir. Byron ve Polidori
arasındaki homoerotik ilişki hikayedeki Ruthven ve Aubrey arasındakine çok benzer, biri soylu diğeri halk tabakasındandır ve aralarında efendi-köle tarzı bir aidiyet vardır ki bunu Anne Rice ve Bram Stoker'da da benzer metaforlar olarak görebiliriz. Anne Rice kahramanı Lestat'e açıkça bu efendi-köle ilişkisinden bahsettirir ve vampirliğin bu şekilde bir gereksinimden doğduğunu söyler: "Vampirler böyle çoğalır...kölelikle. Başka nasıl olabilir?" (Vampirle Görüşme - s.101.) Polidori'ye kıyasla çok daha geç dönemin yazarı olan Rice bu satırlarda bilinçli veya bilinçsiz politik bir eleştiri mi gizliyordu meçhuldür fakat aristokrasinin halkın "kanını emen" sınıfsal rejimine karşı doğan tepki ve bu rejimin kendi idaresine kattığı halk içinden yandaşları (vampir olma/kölelik) eğer gotik hikayenin vampir karakterine tarihsel dönem analizi içinde yaklaşılırsa ortaya çıkabilecek bağlantılardan biridir.(Anne Rice'ın "Vampire Chronicles" serisinden önce A.N.Roquelaure takma adıyla yayınladığı erotik romanlar da bize yazarın dünyası ve homoerotik cinselliğe duyduğu ilgi hakkında fikir vermektedir ki yazar bunu vampir romanlarına da aktarmıştır.)
Hristiyan teolojisinin düalizmi ve kendine özgü göksel hiyerarşisi de "gotik vampir"in çelişkisine uygundur. Kabil'in işlediği ilk cinayetten dolayı soyunun lanetlenmesi kutsal kitapta "...ve sen şimdi toprak tarafından lanetlendin, o toprak ki kardeşinin kanını senin elinden almak için ağzını açtı; toprağı işlediğin zaman, artık sana eski kuvvetini vermeyecektir; yeryüzünde kaçak ve serseri olacaksın... ve her kim seni öldürürse, ondan yedi kere öç alınacaktır." şeklinde anlatılır ve vampir soyunun kaynağı da Kabil'e atfedilir, toprağın kutsal olmadığı için kabul etmediği, lanetlenmiş bir soyun temsilcileri. Modern yorumlarda Kenan diyarının Lilith'inden antik Yunan'ın Lamia'larına kadar tüm panteonlardan ve mitsel varlıklardan koca bir pseudo-mit yaratılmıştır ki konuya vakıf olmayan biri için oldukça şaşaalı gözükse de aslında yanlış olarak ilişkilendirilmiş ve zengin geçmişi acınası bir sığlığa düşürülmüş karikatürize örneklerdir.
En sık tekrarlanan klişeleşmiş doğu Avrupa inançlarından daha ileriye, Ortadoğu ve Asya'ya bakıldığında vampir'in genelde intikam için geri dönen bir hayalet olarak cisimleştirildiğini görürüz. Örneğin Çin'de korkunç görünümlü ve çirkin canavarlar olarak resmedilirler ki bu orta asya şamanizm'inde Erlik Han veya Ülgen'in hizmetkarları olan doğa ruhlarının daha geç dönem yansımaları olarak görülebilir. Anadolu'da vampir "gulyabani" olarak eşleştirilebilir, mezarlık çevrelerinde ve metruk yerlerde dolaşarak yaşayanlara saldıran bir çeşit hortlaktır ve bugün batıda bilinen şekilde "vampir"den farklıdır, güney Amerika'nın veya değişik coğrafyaların figürleri de keza.
Tüm mitolojilerde "kan emici" vasfına sahip yaratıklar mevcuttur; ölülerin ruhları, hortlaklar, asıl anlam olarak doğa ruhlarını temsil eden "daemonion" 'lar, yaşayanların peşine düşerek onların yaşamlarıyla hayatta kalan "lanetliler" veya panteist dönemin insan veya hayvan kurban/adaklarıyla "beslenen" tanrı veya tanrıçaları, aslında özellikleri ve hikayeleri birbirinden epey farklı olsa da vampir denince hepsi birer birer sayılır zira hepsinin bir şekilde ortak olarak ilişkilendirildiği kavrNe Oldu Ne Oldu Ne Oldu politik bazda aristokrasiyle kurduğu alakayla olduğu gibi "kan"dır, insanlığın ilk dönemlerinden beri "hayat" ve "can"'la bir tutulan hayat kaynağı, arkaik önemini kollektif yaşamın toplumsal gereklerinde kısmen de olsa korumayı başarmıştır.
Kan ve ölümsüzlük arasındaki bağlantı doğaldır ki nice söylenceye konu olmuştur ve folklorik anlatımlarda "kan" peşinde koşarak hayata dönmeye çalışan kişi genelde korkunç görünüşlü çürümüş acınası bir varlıktır , bu haliyle 19. yy soylu salon adamı görüntüsünden de hayli uzaktır. Gene de bu varlıklar "şeytani" kabul edildiği ve özellikle ortaçağda şeytanın en büyük yetisinin form değiştirme olarak görülmesi sebebiyle "gotik vampir"in sahip olduğu kusursuz güzellik ve sonsuz gençlik, dünyevi hayatın aldatıcı ve geçici zevklerinin metaforu olarak "lanetlenmesi"nin de biricik nedenidir zira parlak görünümünün altında bu köhne değerlerin gerçek yüzü olan çürümüşlüğü saklar. Stoker sayesinde batı kültüründe yerini alan "gotik vampir", yazarın yerleştirmeye çalıştığı doğu Avrupa kökeninden çok zarif bir İngiliz soylusu portresi çizer, aslında orta çağda Avrupa'nın hemen hemen her yöresinde beliren "vampirizm" , belki de coğrafi açıdan izole edilmiş doğası ve eski şamanik inançların uygulamalarını da içeren ortodoks dini yapısı sayesinde kendine en fazla doğu Avrupa'da yer bulmuştur. Yörenin karışık tarihi, sık görülen salgın hastalıklar ve folklorik olarak arkaik kan odaklı inanç sisteminin kalıntılarını barındıran geleneklerle birlikte ölülerin geri döneceği inancı da birleştirilince popüler kültürün yarattığı resim bir ölçüde tamamlanmış oluyordu.(Salem'in cadılık davalarında olduğu gibi.) Ortaçağ'da salgın hastalıkların, günahları nedeniyle tanrının o insanları cezalandırmasının bir sonucu olduğu inancı yaygındı, dolayısıyla ölen "günahkarlar" da genelde herhangi bir dini tören yapılamadan yakılarak veya köy/kent dışında topluca gömülerek ortadan kaldırılıyordu, dinsel nedenler hariç hastalığın yayılmasını engellemek için de alınan bu tarz tedbirler, orta çağın hristiyan toplumunun ilginç adetleriyle birleştir
öLsem..
ölsem öLsem..
Göç edip qiTsem ßu dünyadan , dünya ne Kayßeder Ki ?
Dünya ßirşey KayßeTmez ama ßen çok şey Kazanırım..
öyLe ise ;
Neden Hala Yaşatıyorsunuz ßeni ?
Neden ZorLuyorsunuz YaşamLısın diye ?
Hiç ßir Şey , Hiç ßir Kimse ßaqLamıyorki ßeni Yaşama ...
ßen öLSem Ne Kayßedersin YaLan Dünya ?
ßen öLsem KıyameT mi Kopar Sanki ?
Hayır !
ee o Zaman !
Neden HaLa acı Çektiriyorsun
Neden Hala ßırakmıyorsun ßeni ?
ßeni Çok isTiyormuş qißi Peşimi ßırakmamandan Sıkıldım , ßıktım aRTık !
ßırak Yakamı !
ßen öLsem muTLu oLsam Herşeyden, Herkesten KurTuLsam
onLar Da muTLu oLsa , ßende !
Hadi ßir Kere oLsun muTLu oLmama izin Ver
ßu da aynen manyah.com'dan
ßıkmadınmı??
Hala bıkmadın mı yaşamaqdan kac hayat var elimden kayıp giden .. ardıma baktığımda kaç iz var kendimden ! neden hic bi sey eskisi gbi olmuyor hic bi zaman geri dönüs yok mu yaptıklarından insanın ... bu hayat hep mi bu kadar acımasız olup en soğuk yüzünü gösterecek bizlere. .. sorularıma hep sorularlamı karsılık verecek ? sen ne yaptın ki ne bekliyorsun hayattan dercesine .. bıkmadımı mutsuz edip ağlatmaktan .. bıkmadımı bir bir kurulan umutları bir bir yıkmaktan ? acımasızca ölümü bizlere armağan gibi sunmaktan kurtulus yolu olarak ölümden baska açık kapı bırakmamaktan .. bi gün biter umuduyla yaşayan insanları 'bitecek korkma umudunu yitirme ' seklinde sözlerle avutup arkasından vurup senelerce ağlatmaktan .. bıkmadımı hayatını kararttığı insanları çöp yığını gibi bi kşeye savurmaktan .. ve bir de sen hala bıkmadın mı yaşamaktan ?
manyah.com...
Korkuyorum...
Korkuyorum Senden Rüzgar hızla esiyor,
Başım çok kötü.
Tüm yaralarım açıldı.
Gizleyecek sırrım kalmadı;
Evet, korkuyorum hayattan
Biraz da yaşamak zorunda olmaktan.
Çok korkuyorum senden
Biraz da bırakıp beni gitmenden.
Yağmur çiseliyor,
Başım çok kötü.
Kan kaybediyorum.
Herşey ortaya saçıldı;
Bu yüzden nefret ediyorum hayattan
Biraz da hayatta olmaktan.
Nefret ediyorum senden
Biraz da tütsü kokan sevginden.
Ve herkesi sana benzetmekten
manyah.com
Kimse duymak istemedi…
Yaralı Hayallerim Konuşmak gerekir bazen,susmak artık çare değiLse…
Anlatmaya başLamaLı bi yerden,en başta kendinden,
BaşLıyorum öyLeyse dur ve dinle;
Ardından değişti hayatım,bütün değişime mahkum hayatLar gibi,
Geceler değişti kara kuru oldu,
Mevsimim yıLLardır sonbahar rengi soluk,
Yüreğim yorgun ayazda kalmış biçare donuk...
Aynı şarkıLar farkLı anLamLar kazandı,oysa şarkıLar bu kadar içimi acıtmazdı,
Güneşi seven ben,ay ışığında aydınlatmaya çalıştım dünyamı ve...
YıldızLar başka türlü parLadı gökyüzünde….
YalnızLığımı anLatmak istercesine..
Ağır ağır çektim perdeLeri
Çekmeceye gizledim çocuksu sevinçLeri
Büyüdüm sanki harcadım yılları
Umduğumdan oLgun yaşadım ayrıLığı
Beyaz örtüLer örttüm eşyaLarın üstüne
Kapadım kapıLarı topLadım anıLarı
Döktüm denizLere
Ve sen hala varsın,gidip gelirsin içimde bir yerde ama hep aynı yerde…
Payını aLmış oLmaLısın değişimden,
İLgiLi sen oLmak üzere bir sözLeşme hazırLadım içimde,
Sen akLma geLecektin sadece,
Yüreğime uğramayacaktın,
Düşünecektim ama dokunamayacaktım,
ÜzüLecektim beLki ama ağLamayacaktım…
ÖyLe yaptım ve aLtına imzamı attım…
Ve sen tüm kuralları ihlal ettin,
infaz ettin yüreğimi,sana gel dedim gelmedin….
Rahat bırak geceLerimi,uykuLarımı...
böyle kabus oLma,haLa içimdesin gitmiyorsun,
Bitmiyorsun...
Bit…bit Lütfen…
Yar! Terk-i Diyar yoLLarında şimdi kaLbim
TuzLa buz oLdum,incindim örseLendim
ELimde tek kaLan darmadağın ümitLerim
Başardın en sonunda oldu bak istediğin
Benim YaraLı HayaLLerim
Hep aynı oLmak zorunda mı ayrıLıkLar,yaLnızLığımın sesini kimse dinLemedi…
Ben yaLnızLığımı haykırdım,
Ama ,
Kimse duymak istemedi…
manyah.com...
Lambalar Sönsün
Cehennemin ateşi yakar bedenimi, yok eder sevgimi
İlk günden beri haykırırım gerçeği, her yeri kaplayan nefreti
Her gün sessiz çığlıklarım inletir hücremin duvarlarını
Anılar silmeye yetmez, akan gözyaşlarımı
Ne ölüm ne de yaşam kurtuluşum olamaz
Karanlık sadece avutur, yalanları unutturmaz
Işık doğuverir gözlerime, bitkin bedenim ellerinde
Zincirlerim bana izin vermez, uzanamam sevgine
Işığın çıkartır beni kara huzurdan, bunu benden isteme
Lambalar sönsün, bırak, ruhumu karanlık kaplasın gene
Manyah.com...
Karanlığımdaki Haykırışlar
Hayatım boyunca bugün 2. kez yaş süzüldü gözlerimden... kalbim dayanamamıştı artık farkındaydım bütün gücünü harcarcasına seni haykırıyordu sadece seni tekrar görmek istiyordu ölecekse eğer seni görmeden ölmeyecekti...Şarkılar boşuna yazılıyordu, Kalbim boşuna haykırıyor Ciğerlerim boşuna sigara dumanıyla boğuluyordu ama hiçbiri kendisine engel olamıyordu ölene kadarda böle gidecekti... ne de olsa sen duymuyordun duysanda duymamazlıktan geliyordun... artık sensizlikten herşeye lanet ediyorum çevremdekilere nefret, en durgun anımda bile en küçük şeyde bile kan kusuyorum... artık kendimi kontrol edemiyorum... bu karanlık we etrafına zarar weren girdabımda hiçbirşeyi dinlemeksizin hiç birşeyi umursamaksızın yıkıp geçiyorum her yeri insanların dostça yaklaşımları bile batıyo artık çok aşırı tepki gösteriyorum... kendimi we onları kaybetmeye başladım artık kayboluyorum karanlığımın en zifiri yerinde... gözlerim açıkmı kapalımı anlamıyorum... senide görememeye başladım artık eğer senide kaybedersem, işte ozaman yaşamam için bi nedenim olmayacak...
Artık olmuyo böyle
Lütfen geri dön
Ne istiyorsan nası istiyorsan öyle olacak
Ama lütfen ölümüme terketme beni
Yoksa gerçekten sonum hiç iyi olmayacak
Hatta şimdiden başladım
Sol bileim kanamaya başladı
2-3. çizik...
artık gözlerim kapanıyor...
elimdeki metal parçası zemine düşüyor ve kanlar süzülüo kolumdan...
bilincimi kaybediyorum...
Senin geri dönüp halimi görmeni istiyorum...
Beni Affet!
Off yine manyah.com:=)
Son elweda
Duvardaki yarıktan sızan güneş ışığı
Aydınlatabilir mi ruhumu?
Silebilir mi gözlerimden akan yaşları?
Onarabilir mi kırılan onurumu?
Ya beynimdeki sorular?
Tek istediğim bir umut
Kaderim beni sorgular.
Acılı yılların eziyeti gözlerimde
Yalnız,buruk ve ağlamaklı
Boşalttım içimdeki nefreti
İçimde kalan son sevgiyle beraber.
Anlamadı hiçkimse beni
Tek avuntum geceler
Sessiz,ıslak ve hüzünlü
Karanlık ruhumun en aydınlık yeri geceler.
Öldürme zamanı bu üzüntülü günü
Belki böylece beni boşluk sever.
Kaderimle hesaplaşacak gücüm yok
Bedenimi saran hiçliği engelleyemem artık!
Ateş bile beni yakamayacak
Ruhum buz kesmiş artık!
Taşlaşmış artık yüreğim
Feri sönmüş gözlerimin
Hayalerim de bile sadece yıkım.
Kabuslar almayacak acısını kaderimin
Yaşlar sel olacak her saniyemde
Durmayacak biliyorum acılar
Silinmeyecek izler bedenimde
Gözlerim kapanacak sonsuza kadar
Umutlar ölecek her nefes alışımda
Çığlığım yankılanmayacak dehlizimde
Üzerimdeki her küçümseyen bakışta
Öleceğim,öleceğim ellerinde.
Şimdi zamanı artık
Küçük düşür, sayma beni
Kapat duvardaki yarığı
Kus üzerime bütün kinini
Söndür aciz bedenimi saran ışığı
Gölgelerde bile yaşamamalıyım
Arkamda hiç bir şey kalmamalı
Sadece yerdeki kanlı gözyaşlarım.
Unutma sakın bu mutlu anı
Son elvedam olsun elimdeki gül
Kokla, okşa ve sev
Tıpkı gözlerimin herşeyi inkar edip
Seni sevdiği gibi...
Manyah.com....
ßunlarda Gothic Nickler????
Kanayan yaralarına kan dursun diye başka bedenler basarsan mikrop kaparsın...!!
Enjekte ettim tüm hayallerimi karanlığa...!!!
------
Aydınlığın hapsolduğu karanlığında özgür bırakıldığı yerde son çırpınışları ruhumun...
Şizofrenik Ruhum intihara meyiLLi....öLmek iStiyor öLemiyoRum..
Çığlık iStiyor kuLaklarım...ya atmaLı deRinden yada attırmaLı derinLerden!?
Ruh’um karanLıkLara Bedenim sana ait...
NeFreT ve aCıNın biRLeşimiYim Ben. aĞLaMak FeLseFeM öLdüRMeK eĞLenCeM...
tahta tekerleklerle ceset taşıorlar,
cesetlerin bazıları yaşıyorlar...
cesetler bir daha ölmeyecekler,
cesetler geriye dönmeyecekler!
Hayallerim var gerçek olmayan, umutlarım var bir türlü hayallerime ulaşamayan, bir sevdiğim var uzaktan bile görülmeyen, bir derdim var çaresi ölüm olan...
''Hep İçiNe ataN , hiçbir şeyi kafasıNa taKmıyo Gibi görüNen , MutLuLuk roLü oyNayaN kız , artıK roLüNü İyi oynayaMıyoR''
Daha da sessizleşiyorum her geçen günde daha da hissizleşiyorum her hissizleştiğimi fark ettiğimde...
Ölüm yine aynı yerde aynı saatte çıktı karşıma ama bişey eksikti ve ben hala gülmekteydim çünkü sen çoktan ölmüştün
Yine Dert,Tasa,Keder Herşey Beni BuLur Hayatın AnLamı Bumudur
YaLnız Yağmur Yağdığında Seviyorum Bu Şehrin İnsanLarını.. Herkesin Yüzü Gözü IsLak BaşLarı Eğik.. Benim Hep oLduğum GiBi
Tutamadığım eLLer eLLerin oLdu
Anne,küçükken Bi yerim acıyınca
öpeyimde geçsin derdin ya..
KaLBim acıyo anne hadi öpte geçsinn
Yürüdüğümüz yoLLardan geçtim fark; yaLnızLık.. Şimdi tek başıma odamdaym, soğuk ve karanLık..!
Bitmez dediğim her şey bitti, gitmez dediğim herkesin gittiği gibi..
ÖLmek için sebebim Yok AmA yasamak İçİNdE SINIRDAYIM
Beni hayaLLerimin Bittiği yere aSın!
---------
Hayat bir kez daha ağıtlar yakıyor günahlarıma...aynaların aykırı titreşimlerinde görüyorum ruhunu.Tutunmaya çalıştıkça nefeslerime ellerin itiyor beni yine kendi içime ve sözlerinle baş başa kalıyorum..
--------------
Göklerin inleyen efendisi,çağıldayan ruhunla varlığıma lanetini üfle birkez daha...üfle ki asırlardır kendi karanlığında çürümeye mahkum edilen bu ucube tenimin her bir hücresi son kez kavrulsun ve acılı kıvranışlarım anlam bulsun...
-----------
Yalnızım yapayalnız hayat yolunda belki arkamdan gelenler var ama bakmazlar bana , beni güldürün ama ağlarım ben bedenim alışmış ne de olsa
----------------
Yalnızlığımı örttüğüm yalnız bedenler de terk etti beni..
----------------
Ve AğLamak AnadiLidir Tüm DiLLerde AyrıLığın..!
-------------------
GeLmediğin ÖnemLi DeğiL GeLsen ÖnemLi OLcaktı..!
----------------------
Aşkmı Dedin Karşılıksız O Kişinin Yanlızlığıdır Yanlızlığında Yaşattığı Düşünceleri Gizli Arzularıdır Bence...
--------------------
AşkmI dedin bana saçmaLadIn Seni Seviyorum diyene inanma yoL ver beni
en son bIrakIp gidende beni herşeyden çok severdi boşveR
-----------------------
GözLeriniN rengİ ne oLursA oLsun qözyaşLarınıN rengi hep aynıdırR
------------------
ÖLmden Korkum Yokta Kefen Tarzım DeğiL.
--------------------
Ne Aşk Var, Ne Mutluluklar... Dört Duvar Yanlızlık Var...
-----------------
Senin aşkınLA doğMadım beLki ama aşkınLa öLüceM. çünKi sen hayatıMA giren tek ve son kişisin. BeLki seni inandıramayabiLirim ama açta kaLbime bak bi.
------------------
Ölür gibi yapınca acım diner mi?? sencee
-----------
PrensipLerim Yoktur Ama Seviyesiz diğiLim. Kinci DeqiLim Ama Unutmam şefkaT qösteririm Ama şımarTmam! KendimLe ÇeLişebiLirim Ama Kafama Takmam! Ciddiye aLırım Ama kapıLmam daLga geçerim Ama Kırmam! Huzur veririm ama Söz vermem! Sahip oLurum ama aiT oLmam...
-------------------
AdaınA görE muameLe yaparım kiminE iyiİ kiminE kötÜü oynarıM karakTerim haKkındA yorum yapmaYa kaLkmaYın kimsEye geRçek benİ tanıTmadım..!
--------------------
Sen kaLbimi terk ederken ben kaLbimin kırıkLarını topLuyordum..sırF ayakLarına batmasın die..
-----------------
Kendi kendime konuştum bazen evimde
hem kızdım hem güldüm halime sonra dedim ki söz ver kendine denizleri seviyorsan , dalgaları da seveceksin sevilmek istiyorsan , önce sevmeyi bileceksin
------------------
DüşlEriM BaŞka gErçEklEr BaŞkA AmA UmRuMdA değiLLL . . .İki sözümden biri öLüm oLmuşken;hayata tutunmamı nasıL bekLersiniz ki benden?
-----------------
Şeytanlık benim yaşam tarzım...
---------------
BeN HaYaTı ÇeVrim Dışı YaşıyoRuM HaYat BeNi EnGeLlese NoLuR
-----------------
Karanlık, dehşet vericidir.Ama korkuttuğu için değil,olanları sakince ve tek başına düşünme olanağı sunduğu için...
-------------------
Bazen susmak gerekiyormuş,bazen bomboş bakmak gerekiyormuş hayatın yalanlarına..
--------------------
Anlamaya çalışmak saçMalık..!Anlamadan yaşamak gerekiyormuş..Ama bazen!
----------------
Unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına..
---------------------
Zaman değilmiş gideni getiren..
Aslında zamanmış var olanı götüren..!
-------
Özlediğim ŞeyLEr ruhumu KanaTıyor.. Tam iyileŞior derken Bir HAtıra Daha sapLıyor..! Ruhum çok Yaralı Çok Kan akıyor ruhumdan.. Dursun artık bitsin artık.. Geçsin Bu yaralar Yoruldum yara alMaktan..
----------------
Artık kapıyı çalan ben değilim anne ruhuma başkası girdi dünyanın son günü gibiydi sanki tüm dokunduklarım eriyip gitti… Artık o küçük çocuk değilim anne içime bir canavar yerleşti…
--------------------
Kaç öLüm vaRsa göze aLdım hayaTımı çöPe aTtım Tüm RüyaLaR KaBus Yine KoRkuyoruMmM..!
------------
Rüzgar alıp götürür beni sonsuz karalığına.. canım yanar çığlıklarla.. ama hiç acı yok ..!
--------------
Üzmez beni ağlamak bedenim alışmış sonuçta Yokluğun, ismi bile henüz konmamış bir çocuğun katilidir şimdi....
-----------
DüNya BiR fiLm açıLıR peRdeN mutLu soNda yok kaçaR hep seNden..NefRet edeRsin seyiRciLeRden..sahNesi geRçek tek oyun öLümdüR..
-------------
Yanlızlık Bütün Damarlarımı Çatlatıyor…!!!
-----------------
Beni Bu oyunLarLa yıkamazsIn ya BiRaz daha çaLış yada acI çeKmeye aLış !
-----------------
BaNa haVa atıcam dİyee kendİnİ kasma damaRındakİİ kanIn biLe baNa hasTaa
-------------
İçimdeki karanlığı patlatacağım ve beynimin ölümcül yaşlarıyla ağlaya ağlaya yepyeni bir insan pırıl pırıl bir can bitecek toprağa...
----------------











