| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Icimizdeki KaranLIK
Blogguma hoşgeldiniz..Sayın ziyareyçilerim..Bu blog bir hobi sitesidir.Satanistlikle uzaktan yakından alakası yoktur.Lütfen bunun bilincine varıpta yorum atınız.Küfürlü yorumları yayımlamıyorum.ßilginize!!Herkese kolay gelsin!!!!
Hêr §ïÿâh Gïÿêñ SA†ANİS† Ø£mâz!!!
_Kayan Başlık Çubuğu

 

SoNsUzLuk ÖnÜmDeYdİ HeP AmA GiDeMeDiM SeNDeN UzaĞa

..::±‡İçİmİzDeKi KaRaNLık!‡±::..

±‡ÖlÜmSüZlÜğÜn En KöTü YaNı SoNsUzA KaDaR SüRmEsİdİr!!‡±

Yazılar arşiv 02.2009 Other entries in 2009-02 resimler , videolar

Gothic Anahtarlıklar..:=)

Gothic Yüzükler...

ßunlarda gothic etek,bulüz,t-shirt,bot ve çantalar..Ne ararsan var:=)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Jack Severler için...



gothic t-shirt











Devam...










Modaya devam:=)





Gothic Takılar ıı.

 

 

 

 

 
 




 

Gothic Takılar..


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 

Amaçsız yaşanan yalan zamanlar

Acaba aynı rüyayı mı görüyoruz hepimiz, İstiklal caddesindeki insan kalabalığı gibi üstümüze mi geliyor gün içerisinde her şey?

Herkeste bir telaş, herkeste bir yoğunluk ağızlardan çıkan hep aynı şikayetler “hic zamanım yok. çok yoğunum”, “benim vakit problemim var şekerim hiçbir şeye yetişemiyorum”

Amacı olan insanların sözleri mi bunlar, hedefi doğrultusunda hareket eden insanlar gerçekten bu rüyayı mı görüyorlar acaba, yoksa hedefler yaşamımıza enerji mi veriyor.

Oysaki yaşamın amacı, amacı olan bir yaşamdır, yaşlanmadan yaşamaktır. Yaşam canlılık, dinamizm demektir, yaşam sorumluluk almak demektir, yaşam hedef doğrultusunda hareket etmek demektir.

Peki, hedef nedir? Hedef arzu ettiklerimiz arasından ulaşmaya çalıştıklarımızdır. Hedefi olan insanların istekleri az oluyor, çünkü istek ile hedef ters orantılıdır bu insanlar için.

Birçok şeyi aynı anda isterken en güçlü, en önemli isteğimize ne kadar yakın olabiliriz ki? Yüreğinde güçlü bir istek olan insan, aynı anda birçok şeyi istemiyor, görmüyor bile…

Çünkü başarıya giden yol ancak güçlü bir istekten oluşuyor ve her başarı aslında bir vazgeçiş, her vazgeçişin arkasından da mutlaka bir şey kazanmış oluyor insan.

Başarılı olduğunuz dönemlere bakın, başardınız şeylerin oluşumlarına bakın, mutlaka o yolda ilerlerken bir şeylerden vazgeçmişsinizdir.

Gerçekten kazanmak istediğiniz veya kazandığınız o hedef, o kadar güçlüdür ki yüreğinizde; harcanan zaman ve emek, ödediğiniz bedeller, uğruna yaşadığınız olumsuz deneyimler umurunuzda olmaz, canınız çok yansa da her birinin bir basamak olduğunu bilirsiniz. Sabır ve azimle yolunuzda ilerlemeye devam edersiniz.

Çünkü hedefe giden o merdivende yüreğinizde hissedersiniz o sesi, sizi motive eden derinden gelen o biricik sesi; “Ne olursa olsun vazgeçme, az kaldı mutlaka başaracaksın!”

Bir an çelişkiye düşersiniz iç sesinizle; “Öyle düşünmek kolay, gel de düşünce ve davranış tutarlılığında ol bakalım” dercesine feryat etmek istersiniz.

Nasıl vazgeçerim öyle, arzularımdan, inandıklarımdan, alışkanlıklarımdan, yaşam tarzımdan. İç ses bu defa fısıldar güçlü bir şekilde… Eğer gerçekten başarmak istiyorsan vazgeçmelisin, az kaldı mutlaka başaracaksın…

Kafanız karışır, tam ayağınız kayacakken birden motive olursunuz yeniden, artık geriye bakmadan merdivenleri sindire sindire çıkmaya başlarsınız, yaşadığınız her şey bir öğretiye dönüşmüştür, içinizdeki ses bu defa çığlık atar, “Sen elinden gelenin maksimumunu yap bırak eleyecekse hayat seni elesin…”

Hayatın içerisinde iki tercih hakkımız var; ya iç sesimizin çığlığına kulak vereceğiz, hedefimiz olacak, sorumluluk alacağız, acısıyla tatlısıyla gerçek anlamda yaşadığımızı hissedeceğiz ve yaşlanmadan yaşayacağız ya da her şeyi aynı anda isteyecek, amacımıza ulaşmaya çalışırken amaçsız yaşanan yalan zamanlara yenik düşeceğiz.

Ben yaşlanmadan yaşamayı tercih ettim bile peki ya siz?

alıntı:arzuspaces.

Bilmemek.

Sadeleştiriyim derken içinden çıkamıyorsan birşeylerin,
 
Vücuduna ara sıra giren kramp şeklinde seni sersemleştiren duygular varsa,
 
Alıp başını gitmek ne kelime vuramıyorsan bile onu duvarlara,
 
Ya da başkasına acı çektirmek isterken beceremiyor çuvaldızı en dipten hep ama hep kendine saplıyorsan,
 
Sen gözlerini kaçırmak istemesen de gözlerin senden dahi kaçıyorsa,
 
Diline gelen geri midene iniyorsa,
 
Yutkunurken kelimeler boğazına batıyorsa,
 
İnceden "geçen vakti" kafaya taktıysan,
 
Ya da "geleceğe yolculuk" turlarında en önde yer ayırttıysan,
 
Her gece başını yastığa koyduğunda aniden kalkıyorsan,
 
Aklın fikrin durmadan firarda,
 
Ayakların sebepsiz yere havadaysa,
 
Bir de üstüne olup olmadık anda gereksiz yere gelen sinir krizlerin varsa..........
 
Ne yapılması gerektiğini bilmiyorum
 
Tüm bu durumlar mevcutsa o insana ne olur onu da bilmiyorum!!
 
Hiç birşey bilmeden ya da bilmek istemeden, öyle işte, bilsem ne olacak ki dedikçe ye dur kendini!!!!
 
Aslında şu da var; herkes o kadar çok bilmiş ki ben bilmeye lüzum görmüyorum, evet, böyle yaşanabiliyor!!!!!!!!!
ßu Site Gothic Tarzını ßelirleyen Ya Da Kendini Burda Bulmak İsteyenler İçin Kurulmuştur. Her Hakkı Saklıdır.Site Yazıları Blog Sahibine Ait Değildir.Alıntı Ya Da Çalıntı Yaparken Yazının Altındaki Kaynak Linkini Veya Yazılmış Olan Telif Sahibinin Adını Vermeyi Unutmayınız.Emeğe Saygı Lütfen.
Copyright © 2007 - 2009
Designed by ±†WamqireS†±
İçimizdeki Karanlık
http://wampirsifen.bloggum.com
Toplist Gothic Toplist by nachtwelten
Locations of visitors to this page