| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Icimizdeki KaranLIK
Blogguma hoşgeldiniz..Sayın ziyareyçilerim..Bu blog bir hobi sitesidir.Satanistlikle uzaktan yakından alakası yoktur.Lütfen bunun bilincine varıpta yorum atınız.Küfürlü yorumları yayımlamıyorum.ßilginize!!Herkese kolay gelsin!!!!
Hêr §ïÿâh Gïÿêñ SA†ANİS† Ø£mâz!!!
_Kayan Başlık Çubuğu

 

SoNsUzLuk ÖnÜmDeYdİ HeP AmA GiDeMeDiM SeNDeN UzaĞa

..::±‡İçİmİzDeKi KaRaNLık!‡±::..

±‡ÖlÜmSüZlÜğÜn En KöTü YaNı SoNsUzA KaDaR SüRmEsİdİr!!‡±

Yazılar arşiv 02.2009 Other entries in 2009-02 resimler , videolar

Tavla oynuyorsun ama nerden geldiğini biliyormusun?

Eski zamanlarda Hint Imparatoru, satranc oyununu yaninda bir
mektup ile hediye olarak Pers İmparatoruna gondermistir. Mektubunda
oyunla ilgili hic bir aciklama yapmazken soyle bir mesaj yazmistir;

"Kim daha cok dusunuyor , Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi goruyorsa O kazanir. Iste hayat budur..."

Pers Imparatoru donemin en alim veziri olan Buzur Mehir ile bu
mesaji paylasarak, ondan oyunu cozmesi ve kendisinin de karsilik
olarak Hint Imparatoruna hediye edilmek uzere baska bir oyun icat etmesini ister.

Vezir haftalarca calistiktan sonra gonderilen satrancin her tas
hareketini ve oyunu cozer daha sonra da on gunde tavlayi icad eder ve  imparatora sunar.

Pers imparatorunun basveziri Buzur Mehir tarafindan 1400 yil once
tasarlanan tavla oyunu; dunyanin en populer oyunlarindan biridir.

Zaman kavramindan alinan ilhamla tasarlanan oyunun zamana
boylesine direnmesi son derece etkileyici. Senenin birligi olarak
tavla bir tanedir. 4 kosesi 4 mevsimi, tavlanin icindeki karsilikli  6'sar
hane 12 ayi, pullarin toplami ayin 30 gununu, siyah-beyaz pullar gece ve
gunduzu, karsilikli 12'ser hane gunun 24 saatini simgeler ..

Hint Imparatoruna satranca karşılık olmak üzere tasarlanan tavla
oyunuyla birlikte gonderilmek uzere soyle bir mesaj hazirlanir :

"Evet, Kim daha cok dusunuyor, Kim daha iyi biliyor, Kim daha ileriyi
goruyorsa O kazanir. AMA BIRAZ DA SANS GEREKİR.
Iste hayat budur..."

SANS SiZDEN YANA OLSUN

Hayat...


Hayata hiç isyan etmeyin. Öncelikle şunu kabul edin, hayat adil değil. Hiçbirimiz, hiçbir canlı eşit yaratılmadı. Başımıza gelenler de eşit değil. Önce hayatın adil olmadığını kabul etmelisiniz. İşine akıl erdirebildiğiniz bir Tanrı, Tanrı değildir. "Guguk Kuşu" filminde Jack Nicholson akıl hastanesinde çok ağır bir mermer havuzu kaldırabileceğine dair diğer hastalarla iddiaya girer. Yüklenir ve havuzu kaldırmaya çalışır, kaldıramaz. Diğer hastalar onunla alay ederken bir şey söyler:

"Ben en azından denedim".

Siz gerçekten denediniz mi? Yoksa pencereden hayatı mı seyrediyorsunuz?

Hayata Windows 98'den, Sony 72 ekrandan mı bakıyorsunuz? Oysa hayat hepimizin avuçlarının içinde, Kiminin nasır tutmuş parmaklarında Kiminin boyalanmış ellerinde, Kiminin gömleğinde ki ter kokusunda , Ama hayat her zaman avuçlarımızın içinde. Nasıl istersek, neye karar verirsek hayat orada var. Güneş, her sabah yeniden doğuyor, Gün, her şafakta nice umutlara gebe şekilde ağarıyor ve siz, Eğer isterseniz hayatı bir ucundan yakalama şansına sahipsiniz. Yeter ki gülümseyin Yeter ki bu gün benim günüm diyerek kalkın .

Bu yazıyı içinizdeki çocuktan uzak tutun Zira, siz bu yazıyı okuduktan sonra içinizdeki çocuk, özgürlügüne kavusmak isteyip basiniza dert açabilir.

Bu dünyadaki varliginizin, dostlarinizin var olmasina bagli oldugunu, Bazen bir çiçek yada küçük bir tatli sözle bile kirik bir kalp tamirinin mümkün oldugunu, Özür dilemenin, tesekkür etmenin ve sükretmenin "ERDEM" oldugunu, ASLA UNUTMAYIN. Ve Her sabah uyandiginizda

" BUGÜN YINE ÇOK GÜZELSIN HAYAT HER SEYE RAGMEN..."

demeyi ihmal etmeyin.

Arzu Spaces'den alıntı..

 

Merhaba

Hic dusundunuz mu yada bilen var mı icinizde "merhaba" ne anlama geliyor diye?.

Cok ilginc bir o kadar da hoş ve sıcak bir anlamı varmış meger. "merhaba" aslında

Arapça kökenli olup "benden size zarar gelmez" anlamına  geliyormus. Cokhoş
degil mi? Bunu ogrendikten sonra karşımdaki insana merhaba demek daha bir anlamlı.


Şu an bu mesajı okuyan herkese benden


 Merhaba  

Alıntı:http://arzucetin.spaces.live.com/

Karakalem çalışma II:=)

İşte ßenim yaptığım victoria eseri:=)Kopya değil:=)

Evet arkadaşlar Luis Royo ve Victoria Frances'in eserleri beni çok etkiledi.Neden ben de yapamayım dedim ve benzetmeye çalıştım.İlk denememdi umarım beğenirsiniz:=)Kopya değildir ilgililere duyrulur..

Luis Royo Eserleri!!!

 

 

 

 

Luis Royo (Luis Royo Kimdir? - Luis Royo Hakkında)

İspanyol ilüstratör

Luis Royo, Truel'in küçük bir kasabası olan Olalla'da 1954 yılında doğdu. Kısa bir süre sonra ailesiyle birlikte, ilkokula başladığı ve çizerlikle ilgili ilk anılarının yeşerdiği Zaragoza'ya taşındı. İlk anısı, geniş camlı okul sırasının önünde oturup, öğretmeninin kendine verdiği resimlerin kopyasını çıkararak çizmeye başlamasıdır.
Ailesinden gelen pratik yönü, onun yapı teknik ressamlığı bölümünde eğitim almasına yol verdi. Kısa bir süre sonra, tüm bu geometrik formların onu tam anlamıyla tatmin edemediğini keşfetti. Endüstriyel ve uygulamalı sanat okulunda ressamlık, dekorasyon ve iç mimari dersleri almaya başladı; 1970 - 1971 yılları arasında tüm bu farklı işleri birbiriyle harmanlayarak çalıştı. Bu süre boyunca Royo, asıl mesleğinin yanı sıra resimden de faydalandı ve bunu da işinin bir parçası haline getirdi. 1968 mayısında sosyal temalarla örülü büyük bir resimler yaptı. Bu resimler 1972 - 1976 yılları arasında karma sergilerde yer aldı. 1977 yılından itibaren kişisel sergilerini açmaya basladı.
Yetişkinler için yapılan çizgi romanları Enki Bilal ve Moebius ile keşfetti. 1978 yılında çeşitli dergiler için çizgiroman bantları çizdi ve bu çizimler 1980 yılında Angoulême'deki çizgiroman fuarında sergilendi. 1979 yılında çalıştığı dekorasyon stüdyosundaki işinden ayrıldı ve bir çocuk babası olmasına rağmen kendini tamamen çizgiromana adadı. 1981 ve 1982 yıllarında çalışmaları, 1984, Comix International, Rambla ve gibi dergilerde yayımlandı. 1983'te Zaragoza Çizgiroman Fuarı'nda Rafael Martínez ile tanıştı ve gelecekteki profesyonel çizgisini belirledi. Martinez tarafından Norma Editorial'a beş ilüstrasyon yapmak için görevlendirildi. Böylece günümüze kadar gelen başarılı bir profesyonel ilişkinin ilk adımı atılmış oldu.
İlk ilüstrasyon çalışmaları oldukça hızlı ilerledi. Artık çalışmaları ülke topraklarıyla sınırlı değildi ve dış medyada oldukça yankı buluyordu. ABD, İngiltere ve İsveç'in prestijli yayınevlerinde -Tor Books, Berkley Books, Avon, Warner Books, Batman Books…vs.- kapak ilüstrasyonları yayımlandı. Heavy Metal ve National Lampoon gibi Amerikan dergileri ile Cimoc, Comic Art, Ere Comprime, Total Metal gibi Avrupa dergileri, Royo'nun ilüstrasyonlarını sık sık kapak olarak kullandılar. Bununla birlikte Royo'nun çalışmaları, dergi kapaklarındaki ilüstrasyonlarla sınırlı değildi. Royo ayrıca video ve bilgisayar oyunları için de ilüstrasyonlar çizdi.
1985 yılında bir illustrator olarak anıldığı yıla paralel olarak, çizgiroman serisi Rambla'yı yayımladı. Bir yıl sonra Ikusager Ediciones S.A. tarafından bir çizgiroman denemesi olan DESFASE albümü yayımlandı. 1992 yılında kendisini 9 yıl önce bir ilüstrator olarak keşfeden kişiden bir teklif aldı ve ilk derleme eseri WOMEN albümünü yayımladı. Bu albümde Royo'nun ilüstrasyonlarından en iyileri, kronolojik sırayla bir araya getirilmişti. Bu kitapla birlikte kendisinin büyük bir ilüstratör olduğunu fark etti ve kadın figürlerine odaklı çalışmaya başladı. Bu karar çizgiroman severler için bir sürpriz olmuştu. 1994 yılında bambaşka bir dünyada geçen, çok renkli kitabı MALEFIC yayımlandı. MALEFIC'te Royo, tam anlamıyla ortaya çıktı. Sadece fantezi dünyasını betimlemekte değil, hikayeler yaratmakta ve karakterler yontmakta da kabiliyetli bir ilüstratordü. Aynı yıl WOMEN ile ilgili ABD Penthouse'unda bir makale yayımlandı.
1995 yılında Royo'nun çalışmaları, yeni yayımcıların ilgisini çekmeye başladı: Ballantine, Nal, Daw, Doubleday, Harper Paperbacks, Zebra, Fasa Corporation, Pocket Books -Star Trek serileri-, Penthouse Comix ve Fller Ultra X-Men –Marvel-.
Bu yılla beraber Luis Royo’nun çalışmaları pek çok farklı formatta, doğudaki ve Avrupa da dahil pek çok farklı ülkede izlenmeye başlandı. Takvimler, posterler, t-shirtler, CD kapakları, mouse pad’ler ve nihayet üzerinde Luis Royo'nun en iyi ilüstrasyonlarının olduğu oyun kartları.
Royo'nun çizimlerindeki kalite ve fantezi, evvela tüm bu farklı mecralarda ses buldu ve ismi gün geçtikçe tanınmaya başladı. 1996 yılında ABD ve Alman Penthouse'una bir kapak çizdi. Aynı yıl içinde hakkında, İtalya'nın prestijli dergisi La Stampa'nın, Amerikan dergisi Airbrush Action ve Penthouse Comix'in yer aldığı pek çok dergide haber çıktı. Royo ayrıca Amerika'da günümüz çağdaş fantastik resim dalında gümüş ödül aldı.
MALEFIC'i takip eden üçüncü albümü SECRETS, ana rollerini kadın figürlerin oluşturduğu ve konseptin tabanını "Güzel ve Çirkin"in (Beauty&Beast) oluşturduğu bir dergi olarak, NBM tarafından İngilizce konuşan ülkelerde 1996 yılında yayımlandı. Fakat gelecek yılda WARM WINDS adlı portfolyo Norma Editorial tarafından Heavy Metal işbirliği ile hayranlarına bir sürpriz olarak sunuldu.
1997 yılında Heavy Metal'in Royo'ya olan ilgisi pek çok takvimde belirdi. Bu ilgi yirminci yıl dönümünde Kevin Eastman tarafından yapılan FAAK ilüstrasyonlarıyla sonlandı. Aynı yıl Comic Images ROYO SECRET DESiRES ve ARTISTIC CHOICES adlı iki yeni oyun kartı koleksiyonu sundu. Yılın sonunda WOMEN ve MALEFiC, Amerika'da ve ardından yeni bir baskıyla İspanya'da yayımlandı. Bir yıl sonra yeni bir ilüstrasyon kitabı yayımlandı: III MILENIUM. Bu kitapta Royo, paletindeki renkleri yenilemiş ve bizlere asrın sonunda edindiği kendi özel perspektifini sunmuştu. 1998 yılında Royo ayrıca, kendi koleksiyonundan oluşan Tarot kartlarını piyasaya sürdü. THE BLACK TAROT, yeni görsellerle tasarlanmış, çizerin kişisel imgelemlerini gösteren bir seriydi. 1999 yılında Royo, III MILENIUM ismiyle Heavy Metal için bir takvim prodüksüyonuna imza attı. Bu produksiyon, çizerin ilüstrasyonda sergilediği imanın gittikçe daha çok gözüpek ve atılgan bir evrime dönüştüğünün emaresiydi.
1999 yılında Barcelona Çizgiroman Fuarı'nda yaşanan bir tesadüfle Royo, son 10 yılda yaptığı çeşitli ilüstrasyonların toplamalarından oluşan yeni albümü DREAMS'i sundu. Çizerin farklı obje ve stilleri birleştirebilmesindeki beceriklilik, bu albümde en çok öne çıkan unsurlardan biriydi. Yıl sonunda sanatçı bizi, daha evvelki çalışmalarıyla karşılaştırıldığında çok daha cüretkar ve samimi bir eserle tekrar şaşırttı: PROHIBITED BOOK. Bu albümde, güzel ve çirkin temasının erotizmi çok daha büyük bir öneme sahipti. EVOLUTION, kişisel işlerin ve sipariş işlerinde bulunduğu geniş formatlı bir albümdü. PROHIBITED BOOK II ise 2001 yılında yayımlandı. Birinci bölümle devamlılık sağlayan bu albümde yasak rüyalara ve gizli arzulara farklı bir bakış açısı getirildi. 2002 yılında Luis Royo'nun eskizleri ve kurşun kalem çalışmalarının bulunduğu, karakter etüdlerinin yapıldığı bir kitap daha yayımlandı. VISIONS 2003 yılında yayımlandı. Teenage Mutant Ninja Turtles'ın yaratıcısı Kevin Eastman sunumuyla; bir derleme olarak sunulan albüm, fantazinin hakim olduğu bir albümdü.
FANTASTIC ART 2004 yılının mayıs ayında yayımlandı. Bu kitabın ardından Luis Royo Barcelona'ya taşındı. Böylece Royo, çalışma şeklinde, değişiklik yapma ve işlerini kanvas üzerinde yağlı boyaya dökme fırsatı buldu. PROHIBITED SKETCHBOOK sanatçının son albümü olarak yayımlandı. Bu albümde Prohibited book'ta yer alan duygusal isteklerin benzerleri, renklendirilmemiş bir şekilde yer alıyor.

Güzel ßir imza:=)


 

Renk renk maskeLerim var
Hayat GardoLabımda
Büyüdü O küçük kız!
Eski eLbiseLerim oLmuyor artık üstüme
MutLuLuk gömLekLerim sarıp sarmaLamıyor
SevinçLerim kesmiyor ayakLarımı yerden
[Artık]Üzerinde adres yazmayan bir mektubum ben
HayaLLerimse ;
boyaLarı akmış maskeLer

Lane†Lenmiş bedenimin ku†saL günLeriNde
Kayıp ruhLar kendiLerine biR yoL buLuyor!!!
GünahLarım in†ihar süSü vermişken
Sağımdaki meLekLerin heRbiri ceheNnemde
Benım için dua ediyoR !!!


YanıLgıLarımı yüzüme vurmayın !
İçimdeki çocuĞun masaL saatine denk geLdi aşk
AnLadım dedim ya !
Daha fazLa yormayın



 

SesSizLiğimin gözyaşLarı bunLar ya Da ; şey†anın hıçkıRıkLarı

lonelyemo.com'dan alıntıdır..
 

Sevgililer Günü'nün Öyküsü (14 Şubat)

Aziz Valentine'ın öyküsü III. Yüzyıl'dan gelir. O dönemde Roma tahtında İmparator II. Claudius vardı, "Zalim" adıyla tanımlanan Claudius aşırı savaş ve askerlik tutkunuydu, her yetişmiş erkeğin muhakkak asker olmasını istiyor ve kimseye göz açtırmıyordu.

EVLİLİĞİ YASAKLADI
Öylesine ileri gitmişti ki, askerliğe engel oluyor düşüncesiyle evlenmeyi dahi yasakladı. Gençler şaşkındı, kimse sevdiği ile beraber olamıyor, Roma kenti sayısı gittikçe artan ve uzak ülkelerde ölen sevgililerinin ardından ağlayan kadınlar ve kızlarla dolmuştu. Kısacası aşk yasaklanmıştı. Bu sıralarda İmparator tüm Romalılar'ın 12 tanrıya tapmalarını aksi şekilde davrananların ve özellikle de Hıristiyanlar'la ilişkiye girenlerin ölümle cezalandırılacaklarını emretti.

Bu emre uymayanların arasında Aziz olarak kabul edilen filozof Valentinus'da vardı, gezerek dinsel vaazlar veriyor ve İmparator'un hatalı olduğunu anlatıyordu. Sonunda yakalandı ve hapse atıldı. Valentinus'un hapiste olduğu günlerde yaşananlar efsaneye dönüşerek günümüze kadar ulaşmıştır.

GÜZEL JULİA VALENTİNUS'A GİDER
Hapishaneyi korumakla görevli gardiyanın kızkardeşi Julia'nın gözleri doğuştan görmemektedir, gardiyan Valentinus'un anlattığı İsa ilgili öykülerin arasında körlerin gözlerinin açıldığını öğrenince, kardeşini gizlice Valentinus'un yanına getirir. Julia çok güzel ve zeki bir kızdır. Günlerce beraber olurlar, Valentinus ona Roma tarihini, doğanın yapısını, aritmetiği ve Tanrı'ya yönelmeyi öğretir. Julia, dünyayı Valentinus'un anlattıklarıyla görür, onun bilgeliği ile aydınlanır, güçlenir ve teselli bulur.

Bir gün sorar;
- "Valentinus, Tanrı gerçekten dualarımızı duyar mı?"
Aziz gülümser;
- "Evet, herbirini."
Julia;
- "Her sabah ve her gece ne için dua ettiğimi biliyormusun? Görebilmek için dua ediyorum, senin bana anlattıklarını görmeyi çok istiyorum.",
Valentinus;
- "Tanrı bizim için en iyi olanı yapar, yeter ki buna inanalım."
Julia, yere diz çöker ve;
- "Böylesine inanmak istiyorum, yardım et."
Beraberce duaya başlarlar. Birden hücrenin içersi altın renkli bir ışıkla aydınlanır ve Julia haykırır;
- "Valentinus, görüyorum, görüyorum."

14 ŞUBAT'TA ÖLDÜRÜLÜR
Valentinus duaya devam etmesini söyler. Ertesi gün Valentinus'un ölüm emri gelir, Aziz Julia'ya son bir not yazar, Tanrı'ya hep yakın olmasını öğütler ve notun altını "Senin Valentine'ından" diye imzalar. Mektup, ertesi gün Julia'ya ulaşır, o günün tarihi 14 Şubat 270'dir. Valentinus, sonradan Papa I. Julius tarafından "Porta Valentini" adı verilen bir kemer kapısının altına gömülür (Şimdi orada yani Roma'da Praxedes Kilisesi vardır.)

Julia, mezarın yanına pembe çiçekler açan bir badem ağacı diker. Günümüzde sevginin ve dostluğun simgesinin badem ağacı olması buradan kaynaklanır.

GENÇLERİN İLK CİNSEL DENEYİMİ
İşin aslına bakılırsa, 15 Şubat tarihi Roma tanrıçalarından Februata Juno adına yapılan kutsama töreninin günüdür; birbirleriyle ilk kez cinsel ilişkiye girecek gençlerin adlarının yazıldığı parşömenler, o gün tanrıçaya sunulurdu. Papalık daha sonra yasaklanan bu geleneğin yerine, azizlerin adlarının yazılı olduğu listeleri sergilemeye başladı.

Biz yine Roma'ya dönelim. 15 Şubat'ta kutlanan gençlerin aşk festivalinin özgün adı Lupercalia'dır, geleneksel olarak hediyeler verilirdi. Kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı kabul edilen Şubat ayı döneminde, gençler de onları örnek alarak eşleşirlerdi. Hıristiyanlığın güçlenmesinden sonra, Pagan inançları yasaklandı veya yerlerine Hıristiyan versiyonlar getirilmeye başlandı. Aziz Valentine Hıristiyanlığın simgesi olan sevgi ve evlilik kuramı ile kişiselleştirildi, onun Lupercalia Festivali'nin arifesinde öldürülmüş olması iyi bir raslantıydı, böylece Roma'nın bereketlilik ve döllenme kutsamalarıyla, Hıristiyanlığın evlilik ve çoğalma ilkesi bütünleştirilmiş oldu. Amaca ulaşılmıştı.

Günümüzdeki yorumuyla "St Valentine" yani Sevgililer Günü, Roma'daki gibi sevenlerin birbirlerine sevgilerini Valentinus'un son mesajında olduğu gibi küçük kartlar ve hediyelerle sunmaları şeklinde kutlanmaktadır. Aslında kökende yine birleşme, bütünleşme ve çoğalma güdüsü yani bereketlilik vardır. Aynı zamanda da, Tanrısal aşkla, dünyasal aşkın birleştiği yer, Julia'nın öyküsünde olduğu gibi birleştirilir. Ama ilginçtir ki, aşkı yasaklayan bir despotun binlerce yıllık anısı, Kozmik Şakacı'nın oyunuyla artık aşk yüzünden akla gelmektedir.

Victoria Frances Eserleri | GothicArt |

 

 

 

ßu Site Gothic Tarzını ßelirleyen Ya Da Kendini Burda Bulmak İsteyenler İçin Kurulmuştur. Her Hakkı Saklıdır.Site Yazıları Blog Sahibine Ait Değildir.Alıntı Ya Da Çalıntı Yaparken Yazının Altındaki Kaynak Linkini Veya Yazılmış Olan Telif Sahibinin Adını Vermeyi Unutmayınız.Emeğe Saygı Lütfen.
Copyright © 2007 - 2009
Designed by ±†WamqireS†±
İçimizdeki Karanlık
http://wampirsifen.bloggum.com
Toplist Gothic Toplist by nachtwelten
Locations of visitors to this page