Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Image and video hosting by TinyPic _Kayan Başlık Çubuğu

 

SoNsUzLuk ÖnÜmDeYdİ HeP AmA GiDeMeDiM SeNDeN UzaĞa

..::·±‡İçİmİzDeKi KaRaNlIk!‡±::..

·±‡ÖlÜmSüZlÜğÜn En KöTü YaNı SoNsUzA KaDaR SüRmEsİdİr!!‡±

Blogguma hoşgeldiniz..Sayın ziyareyçilerim..Bu blog bir hobi sitesidir.Satanistlikle uzaktan yakından alakası yoktur.Lütfen bunun bilincine varıpta yorum atınız.Küfürlü yorumları yayımlamamaktayım bilginize!!Herkese kolay gelsin!!!!
Yazılar

Dostlarım:=)

GerceK DosT:=)

Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok
beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir.

Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir
ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek arkadaşının iş yerine gider
ve kendisine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz. Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır.

Saf adam artık zengindir. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun iş yerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur, Kimsesi olmadığını
öğrendiği kadına; Kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve bu evde birlikte
yaşıyalım sen evin işlerini ve yemekleri yaparsın der, yaşlı kadın hiç
düşünmeden kabul eder. Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine
uygun bir kız bulup evlenmesini söyler. Bizimki böyle bir kızı nasıl
bulacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler.Yaşlı kadın ona uygun bir
kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler. Görüşmeler
sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır. Bizimkisi
kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır. Biraz da
geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir .
Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek
isteğiyle mikrafonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya; Eskiden çok
sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. işlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi. çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum .çünkü biz gerçek dosttuk. Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha
fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya;
Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı.
İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi.
Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi. Nişanlısını
istememin nedeni o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı (Hayat kadınıydı )
Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu
şekilde kurtardım.İşleri bozulduğunda gelip benden iş
istedi, Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim.
Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek
üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen dilenci kadın benim annemdi.Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim. Şu anda evlenmekte olduğu kız de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim

Dostluk uzerine .!!!!:=)

İyiki vardın sevgili dostum ! İyiki vardın. Seni seviyorum" sözleriyle uğurladı son yolculuğuna

Sessizce süzülüyordu yaşlar gözlerinden ve yanaklarındaki derin çizgilerde kayboluyordu. Etrafındakilere belli etmemeye çalışıyordu. Herkesin üzüntüsünü ifadesi başkaydı tabi ama o biliyorduki bu acı onun acısıydı ve etrafındakilerin bunu anlamasını bekleyemezdi. Kim teselli edebilirdi ki yüreğindeki acıyı, teselli etmeleride gerekmiyordu. O bu acıyı da yaşamalıydı dostluğu yaşadığı gibi.

Kaybettiği 50 yıllık dostuydu. İyi gün, kötü gün, bir ömürdü paylaşılanlar. Bir sürü yaşanmışlık gizlenmişti gözyaşlarına… Mutluluklarını paylaştığı anları anımsadı birden ve mutluluk gözyaşlarını.. Yaşamda denge vardı ve şimdi acının gözyaşlarıydı akanlar. Olsun buda yaşanmalıydı. Öyle kıymetliydiki kaybettiği dostu, herşey değerdi ona.. Bu acıda ona aitti.. Yaşamalıydı..

Cenaze katılımcılarıyla yavaş yavaş ilerlemekteydi. Onu görebileceği bir mesafeden izliyordu ve onunda onu izlediğini biliyordu. Ölüm var mıydı? Nereye gidiyordu sevgili dostu!.. Yaşarkende çok severdi seyahat etmeyi, işte buda bir başka seyahat değilmiydi.

Zihni onunla ilgili anılarla dolup taşıyordu, hangisi önceydi, hangisi sonraydı. Ne çok anısı vardı hatırlanacak ve ne çok an varmış yaşanmışlığın ardında zihinde kalan. Sevinç duydu birden, ne mutluyduki onca anı ile onu hep içinde yaşatacaktı. Onun seyahate çıktığını düşünecek ve onu beklemeyecekti. Öyle ya bazen dostlar ayrılır ve tekrar karşılaştıklarında bıraktıkları yerden yeniden devam etmezlermiydi.. Bunu da öyle bir şey gibi düşündü ve belki artık bu yaşamda değil ama bir başka yaşamda yeniden bıraktıkları yerden başlayabilirlerdi. Kimbilir? Onu nerede olsa tanırdı !!!!

Ya onu hiç tanımasaydı , ya hiç hayatında olmasaydı. İşte o an acının yerini büyük bir hüsran ve kaybetmişlik duygusu sardı. Gerçekten kaybetmek buydu, hiç tanımamak. Oysa ki o onunla tam 50 yıl paylaşmıştı. Dolu dolu bir hayatta her şeyiyle.. İnsanın her ne yaşarsa yaşasın yaşadıklarını özgürce birisiyle paylaşabilmesi ne hafifletici bir duyguydu, eleştirilmeyeceğini bilmek, her haliyle, doğrusuyla yanlışıyla, iyisiyle kötüsüyle her haliyle kabul görmek. Ve hep sevildiğini hissetmek! Sır kalmaz aranızda, maskeler yoktur, duyguların en derinine inersiniz ve sizi dinler, dinler… İşte böyle biriydi o onun için..

Gecenin bir yarısı ihtiyacı olduğunda, uykunun ortasında bile o sımsıcacık sesini duyardı… ne kadındı ne erkek.. Siz neyseniz oda o olurdu. Kocaman sevgi dolu bir yüreği vardı , aklından evvel gelirdi duyguları ve hissettikleri. Acıysa acıyı, sevinçse sevinci coşkuyla yaşardı benliğinde ve yansıtırdı cömertçe….

Peki bunca paylaşılmışlığın, yaşanmışlığın içinde o ona sevgisini belli edebilmişmiydi? Hepimiz yaşamın hızı ve karmaşasında, zihnimizdeki önceliklerimiz, yaşamdaki önem verdiklerimiz derken zamana sıkışmış anlarımızda sevgiye yer verebiliyormuyuz? Yoksa herşeyi ertelediğimiz gibi bir kaç sevgi sözcüğünü, bir sıcak kucaklaşmayı, ten temasını, sesin büyüsünü unutuyormuyuz? Hiçmi vaktimiz yok o değerli anlar için…

Düşündüğünde tüm bunları; dostuyla her anı dolu dolu yaşadığını ve onun varlığını hep hissettiğini ve ona da hissettirdiğini anımsadı. Bazen sevgi sözcükleri aynı anda çıkardı dudaklarından… Dostluk; dost kalabilmek ve dostluğu yaşatabilmek yaşamdaki paha biçilmez en önemli erdemlerden biriydi onlar için …

Tören bitmek üzereydi , dostunu; “İyiki vardın sevgili dostum! İyiki vardın. Seni seviyorum ”sözleriyle uğurladı son yolculuğunda……

Sevgiyle ve dostlarınızla kalın

Gercek dostlugu yasamak:=)

Onu sevmek,özlemek ve onu onsuz yaşamaktır.

Hiç beklenmedik bir anda aklına gelmesidir insanın,

Aklına geldiğinde gün boyu;ona ihtiyacı olduğunu kafasına takmasıdır belki,

Okuduğu kitapta,yazdığı yazıda onun resmini çizmektir galiba,

Dinlediği şarkıda onun sesini duymaktır,

Ona anlatamayacağı zaman bağırıp duvarlara anlatmak,onun duyduğuna inanmaktır,

Ona kızdığı zaman içinizde bir burukluk hissetmektir,

On dört yılda iki buçuk yıl boşluk onun olmayışının sessizliğinin göstergesidir diyebilmek,

Onu gördüğünüzde içinizdeki sızının "DOSTLUK" olduğunu bilmek,

İşte bütün bunlar; GERÇEK DOSTLUĞU YAŞAMAKTIR...

Sevgili ne ister:=)

-Aşk şiiri yazın. -
- Ona ayak masajı yapın. -
- Yağmurda el ele yürüyün -
- Radyodan onun için şarkı isteyin. -
- Kahvaltıda kalp şekilli tostlar yapın. -
- Şehir içinde fayton gezintisine çıkın. -
- Gazetenin kişisel bölümüne aşk notları yazın. -
- Ruj ya da traş kremi ile aynaya "seni seviyorum" yazın. -
- Sık sık seni seviyorum ve sana ihtiyacım var demeyi unutmayın. -
- Çantasına, cüzdanına ya da yastığının altına küçük aşk notlar saklayın. -
- Kalp seklinde bir kitap ayıracı yapın ve okuduğu kitabin arasına koyun. -
- Sizin için yaptigi ve sizin siradan kabul ettiğiniz herşey için küçük teşekkür notları yazın. -
- Kirda yürüyüse çikip birbirinizin bas harflerini agaca kazıyın. -
- Banyo aynasindaki buhara "Senin için deliriyorum" yazın. -
- Sebepsiz yere bir buket çiçekle çikin karşısına. -
- Kocaman bir kurdele ile yataginizi paketleyin. -
- 18 yasinda gibi davranin hatta piercing yapın. -
- Bir sepet dolusu şirin hediyeler gönderin. -
- Gün boyunca her saat başı öpüşün. -
- Onun benzin deposunu doldurun. -
- Parkta piknik yapın. -
- Birlikte bir çiçek dikin. -
- Bir geceligine otelde kalın. -
- Dogumgünlerinizi birlikte kutlayın. -
- Karın üzerine melek resimleri çizin. -
- Eve kocaman bir balon buketi getirin. -
- Telesekreterine sevimli bir mesaj bırakın. -
- Üzerinde hiç düsünmeden, ani bir hediye alın. -
- Arabasını yıkayın ve konsoluna aşk notu bırakın. -
- Yılbası ağacı için ikinizin resmi olan bir süs hazırlayın. -
- Yer ya da mekan umursamadan ara sıra ona göz kırpın. -
- Geceyi yıldızları seyrederek geçirin ve birlikte dilek tutun. -
- En sevdiği kitabı ya da CD'yi sebepsiz yere ona hediye edin. -
- Bir gece dışarı çıktığinızda insanlara balayında olduğunuzu söyleyin. -
- Her "merhaba" ve "hosçakal" i kucaklayarak ya da öperek mühürleyin. -
- Takviminize sadece ikiniz için hafta ortası randevusunu düzenli olarak işleyin. -
- İş yerine şeker, yiyecek, resim ve aşk notları ile dolu bir moral paketi gönderin. -
- Evde mum isiginda romantik bir yemege giden yolu gül yapraklari ile donatın. -
- Onun kiyafetlerini yerden kaldirin ve ona bu konuda hiç birsey söylemeyin. -
- Ona bir ask mektubu yazın, sonra da onu yap boz parçalari gibi kesin. -
- Birlikte scrabble oynayin, kullanabildiginiz kadar ask kelimesi kullanın. -
- En sevdiginiz TV sovunu kaydedin ve geceyi konuşarak geçirin. -
- Bulasiklari birlikte yikayin, sonra birbirinizin ellerine krem sürün. -
- Gizli isaretler belirleyin ve kalabalik içindeyken bunları kullanın. -
- Penceresinin önünde durun ve romantik bir sarki söyleyin. -
- Sanki birbirinizi bir aydır görmüyormus gibi davranın. -
- Sadece "Seni düsünüyorum" demek için mail gönderin. -
- Özel birseyler yapmak için yazili davetiye gönderin. -
- Sehir disina dogru kisa bir araba gezintisine çıkın. -
- Ikinizin güzel bir resmini cüzdaniniza koyun. -
- En sevdiği sekeri montunun cebine saklayın. -
- Birlikte komik hayvan isimleri düşünün. -
- Onu isyerinden arayın ve randevu isteyin. -
- Beklenmedik bir anda onu kucaklayin. -
- Şömineyi yakın ve şeker pişirin. -
- Kahvaltisini yatağa götürün. -
- Çamaşırları birlikte yıkayın. -
- Birbirinize kitap okuyun. -
- Birbirinize şiir okuyun. -
- Elim sende oynayın. -
- Birbirinizin falını okuyun. -
- Beklenmedik iltifatlar yapın. -
- Açık hava sinemasına gidin. -
- Bir külah dondurmayı paylaşın. -
- Salonun ortasında piknik yapın. -
- İlk randevunuzu yeniden yasayın. -
- Ölümsüz aşkınızı telgraf ile açıklayın -
- Işıkları loslastırıp kanepede tv izleyin. -
- Fırtına çıktığında birbirinize sıkı sıkı sarılın -
- "Özür dilerim" deyip, öpüp barışan taraf olun -
- Okuduğu derginin içine aşk kartları saklayın. -
- Bir hayir kurumuna sevgiliniz adına bağış yapın. -
- İkinizin aptal bir fotoğrafını çekin ve çerçeveletin. -
- Bir oyun ya da maç bileti alarak ona sürpriz yapın. -
- Bir şişede, balonda ya da sandviçte aşk notu gönderin. -
- Boynuna kocaman bir öpücük kondurarak onu şaşırtın -
- Sevdiğini bildiğiniz bir çizgi film karakterini taklit edin. -
- Ona köpük banyosu hazırlayın, etrafına mumlar yakın. -
- İkiniz de yatağa girdikten sonra açık kalan ışığı söndürün. -
- Eski siyah beyaz filmlerden seyredip patlamış mısır yiyin. -
- Romantik bir yemek hazırlayın ve en iyi porselenlerinizde servis yapın. -
- Birbirinizde en çok sevdiğiniz 10 özelliğin listesini yapın. -
- Haftasonu en sevdiginiz romantik sahneleri canlandırın. -
- Ajandasındaki uzak tarihlere ikiniz için randevular yazın. -
- Birlikte kampa gidin ve sadece bir uyku tulumu alın. -
- Sevgilinizin ufak tefek gündelik ev işlerini yapın. -
- Romantik müzik CD' si koyun ve dans edin. -
- Sadece ikiniz için sürpriz parti düzenleyin -
- En sevdiği restorana rezervasyon yaptırın. -
- Onun adini vücudunuza dövme ile yazdırın. -
- İIkiniz için bir fotoğraf albümü hazırlayın. -
- Sevgilinize pofuduk oyuncaklar alın. -
- Gidilecek filmi seçmesine izin verin. -
- Sürpriz hafta sonu tatili hazırlayın. -
- Birbirinize masaj yapın. -
- Birlikte duş alın. -
- El ele tutuşun. -

Not:Bayağı az değil mi???:=)Alıntıdır:=)Yonjadan:=)

Ben:=(

:1.
bildiğim kendimi bildim bileli aşık olduğum,
bildiğim ancak aşıkken var olduğum...
işte bu yüzden, benim için aşık olmak;
çoktandır hasretine katlandığım yokluğum.
'eğer aşktan söz edildiğini duymamış olsalar
hiçbir zaman sevemeyecek olan insanlar vardır, '
demiş La Rochefoucauld
benimse hep böylelerini severek başladı vurgunum...

2.
her durakta ölümsüz bir aşk edineceğim
bir bakıştan, bir duruştan,
çağrışımın sonsuz hızından
unutulmaz bir sevgili daha bırakacağım ardımda.
belki de yaşanabilecek en güzel serüveni
terk edeceğim
daha otobüsün ilk basamağında.
kim bilebilir ki?
sonrayı, sonrasını kim bilebilir?
gizli gizli veda edeceğim ona; görmeyecek
ve bu duyguyla burkulmuş yüreğim
otobüs camına bağrında bir ok ile
bir aşk levhası çizecek, ah min-el!
bu da ötekiler gibi,
kendisini ölesiye sevdiğimi bilmeden
yaşayıp gidecek..

3.
şimdi hemen kalksam buradan
hemen çıksam uzun sokaklardan birine
kiminle karşılaşabilirim
kime vurulurum ölesiye, eve dönmeden
geceme kuzguni bir cehennem gibi eklenen
bir ölümcül sevda hangi köşe başında
keser yolumu
bir tenhaya ulak olan
o suret avı
bırakır mı yakamı
haracı ödenmeden
bırakır mı yakamı
bir suretten, bir şiirden, bir hüzünden
ak kağıda düşürülmüş
imzasını görmeden

bırakmazlar yakamı, bilirim, ben ölmeden

4.
hangi aşk mümkündür aşığı öldürmeden
her aşk, her şiir
ardından uzun uzun bakılan adı bilinmedik sevgilerden,
küskün omuzlu terk edilmişliklerden,
perspektifinde hep bir sokak taşıyan
o sessiz
o faili meçhul cinayetlerden
resim altı sözcüklerden
aşk mümkün olsa idi ah, aşığı öldürmeden

bırakır mı yakamı kağıdın ölüm beyazı sureti
elle bilenmiş sözcükler,
yüreğime sokulan serüvenin hançer tadı
nabzımın atışına ayak uyduran vezninde
gece adımları şiirlerimin
bırakır mı yakamı yaşadıklarımı
dökmeden imgelerin giysilerine
hayatın maskelenmiş gerçekliğine
upuzun bir mesafeyle yeniden sokulmak için
yeniden ve yeniden.

ßazen ask gider :=(

Bazen aşk gider...
Bazen aşk gider... ve hayatta gider onun peşinden terk edildiğin yerde öylece kalakalırsın bir sabah uyanırsın ki gözünü açtığın ömür senin ömrün değildir.

Aynada tek parça görünen bedenin aslında lime limedir nefes diye içine çektiğin ciğerlerinde parçalanmış aşkının cam kırıklarıdır her sabah ölmeyip neden uyandığına lanet edersin bazen aşk gider önünde bir kadeh rakı küllükte bir ölüm dolusu izmarit öylece bakakalırsın arkasından..kulağın hiç çalmayacak olan telefondadır zaman dursun saatler hiç geçmesin istersin tanrım ne olur gerçek olmasın ne olur güneş doğmadan geri dönsün teninde baksa tenin kokusunu getirse bile dönsün yeter ki hiçbir şey sormam ona bu geceyi yaşanmamış sayarım unuturum yeter ki aşık olmasın...içimde durmaksızın çığlık atar dualar ama bazen aşk gider ve o çaresizce yalvardığın tanrı bile gider peşinden sonra sabah olur güneş doğar aşkın gelmez bir türlü bir gecede değişir ömrün o bir türlü inanmak istemediğin kader seninle alay eder gibidir...ömürünü adadığın yıllarını önüne serdiğin aşkın bir gecede başka bir hayata karışmıştır işte bir gecede bir başkasının aşkı olmuştur İNANAMAZSIN!

Bazen aşk gider..Ve sen yıllardır içinde yaşadığın yürekten valizler dolusu anılarla kendi yalnızlığına taşınırsın... Elin varmaya varmaya boşaltırsın dolapları...

Çekmeceden çıkan her giysi parçası onunla geçirdiğin anıların tarihiyle ağırlaştıkça ağırlaşır... Onun kollarında geceler boyu cennet uykularına karıştığın yatak sen giderken utancından bakamaz yüzüne bakamaz Doğmamış bebegin yerine koyup büyüttügün cam önündeki o küçük mor menekşe yapraklarına kondurduğun veda öpücüğüyle büker boynunu.. Valizlerini kapının önüne yığıp yüzün sırılsıklam son bir sigara içip yığılırsın koltuğa Gidiyorsundur işte...

Aşkını kendi ellerinle bir başka aşka teslim edip... Ömrünü onun ömrüne, hayallerini onun hayallerine, sevdanı onun sevdasına ekleyip... Bazen aşk gider... Ve adresi değişir evinin... Sesinin tonu değişir, yüzünün rengi... Yastığının sıcaklığı, yedigin yemeğin tadı uykuların değişir Ve rüyalarin her aksam açıp girdiğin kapıdan başka bir sevda giriyordur artık... Her gün oturduğun koltukta o bakmaya doyamadığın gözlerin ışığında bir başka sevda oturuyordur Yıllardır evinde ağırladığın, masalarına konuk olduğun, hayatlarını paylaştığın dostlarının kahkahaları arasına bir başka ses karışıyordur artık... Senin gölgene alışkın duvarlar bile çoktan kabullenmiştir yokluğunu Her gece uyuduğun yastığa bir başka sevda bırakıyordur kokusunu..

O öpmeye kıyamadığın dudaklarda bir başka sevdanın adı Aşkının o tek cennet bildiğin uykularında bir başka sevdanın rüyaları Bazen aşk gider ve anılarda gider peşinden... Siz hiç o yüreğinize sığdıramadığınız aşkınızı bir başka sevda için ağlarken gördünüz mü?... Ben gördüm!... Kör oldu gözlerim onunla sevdasına ağlamaktan Bir alev topu gibi onun için çığlık çığlık yanarken siz hiç aşkınızın önünde diz çöküp "Bu kadar çok seviyorsan bırakma onu, sana kıyamam ne olur git," diye yalvardınız mı?... Onu bir başkasınınn kollarında düşünürken siz hiç geceler boyu aklınızı kaçırmamak için kendi kendinize bağırdınız mı: "Unut onu, unut onu, unut onu ya da ÖL!..." içinizdeki o durmak bilmeyen yanğının acısını dindirsin diye kanatıncaya kadar bileklerinizi ısırdınız mı?...

Göz yaşları içinde yastığınıza gömülüp her Tanrı'ya sığınmak istediğinizde artık başka bir yüreğe sevdalı olan aşkınızı ondan geri istemekten utanıp dua etmekten vazgeçtiğiniz oldu mu hiç?... Siz hiç yana yana sevdiginiz bir sevgilinin yanına

gençliginizi serip güle güle baska bir aşka uğurladınız mı?...

Bazen aşk gider!...

Ama ölüm gelmez bir türlü... Ne yapsanız öfke duyamazsınız, giderken bir kibrit aleviyle ateşe verdiği ömrünün alevleri içinde eriyip giden yüzünüze silinip giden kokunuza, kül olan yüreğinize dönüp bir kez bile bakmayan o sevdanıza...

Anlarsınız aşktır bu, öfkeyi bir türlü yurduna kabul etmeyen.. Vefasız bir unutusa kurban olsa da solup gitmeyen Hayattan soğutup size ölümü özleten...

Ölü bir bedende canlı kalmakta direnen... Anlarsınız aşktır bu...

Bazen aşk gider...

Günler geçer ardından ve aylar...

Bazen de yıllar...

Bebekler büyür, insanlar yaşlanır, insanlar ölür eşyalar eskir, evler yıkılır, kurur ağaçlar... Sokakların adı değişir...

Acılar belleğin acımasızlığına teslim olur...

Sevilen unutur, seven yanar..

Bazen aşk gider...

Ya da siz gittiğini sanırsınız...



CEZMi ERSÖZ

Sevmek; uyuşturucu almak gibidir.:=(

Sevmek; uyuşturucu almak gibidir.
Baslangıçta kendini iyi hissedersin, bütünüyle verirsin.
Ertesi gün, daha fazlasını istersin.
Henüz zehirlenmemiş, o duygudan hoslanmışsındır ve onun üzerindeki egemenliğini sürdürebileceğini sanırsın.
Sevdiğin kişiyi iki dakika düşünür, sonraki üç saat boyunca unutursun.
Ama yavaş yavaş onun varlığına alışır, ona bütünüyle bağımlı hale gelirsin. Böylece onu üç saat düşünür, iki dakika unutmaya başlarsın.
Yakınında değilse, bağımlıların uyuşturucu bulamadıkları zaman hissettikleri şeyi hissedersin.
Uyuşturucu bağımlılarının, gerek duydukları şeyi bulamadıkları zaman hırsızlık yaptıkları gibi, kendilerini aşağıladıkları gibi, aşk için her şeyi yapmaya sen de hazırsındır. "


-Paulo Coelho-

YALANLAR SÖYLE BANA... :=(

Epey olmuş, not etmişim bir yana... Yıllar önceden kalma bir konuşma. Ne kaldıysa aklımda yazmışım.

Diyor ki notlarım: Aslında bir "yalan" avutacaktı onu. Gerçek umurunda değildi. Kalbinin beklediği tek şey biraz avutulmaktı işte. Sevdiği, onu sevmiyorsa bile seviyorum desin istiyordu. Adam belli ki hiçbir zaman istediği gibi sevmeyecekti onu. Ansızın çalmayacaktı kapısı mesela. Bir sabah çalıştığı masaya bir buket çiçek bırakılmayacaktı. "Bu şarkıyı anımsıyor musun?" diye sormayacaktı telefonun diğer ucundan. Birlikte bir yemek pişirilmeyecekti asla ve domatesler doğranırken haberlere birlikte kederlenilmeyecekti. Şefkatle okşanmayacaktı ateşlenmiş alınlar. Aşk için ertelenmeyecekti hiçbir iş...

Ve... Terk edilmeyecekti hiçbir "alışkanlık"... Sıradışı olmayacaktı bu ilişki. Bütün bunları biliyordu ama birisi ona tersini söylesin istiyordu. Biri ona "özel" olduğunu, her şeyin düzeleceğini, bütün bunların geçici olduğunu söylesin istiyordu.

Sevilmemekten eskimiş kalbi bir yalanla tadilata girsin istiyordu. Razıydı, yeter ki biri kandırsaydı onu. İyi bir şey söylesin birileri, desin ki mesela "Aslında seviyor seni. Ama gösteremiyor sevgisini. Belli edemiyor işte. Öğrenmemiş nasıl sevilir bir insan? Hepsi böyle biliyorsun. Ama ben anladım, çok seviyor seni. Sen görmedin dün, arkan dönüktü ama öyle güzel baktı ki sana... Suskunluğu içine kapanıklığından, sevgisizliğinden değil inan bana."

Böyle desin istiyor birileri.

Kandırıyorum onu.

Duymak istediklerini söylüyorum.

Bir parça teselli bulsa da, o aslında sevdiğinin yalanlarını istiyor...

Eski notlarımı okurken bunu bir yana ayırıyorum. Düşünüyorum da, gittikçe büyüyor kandırılma isteğimiz galiba...

Gerçek olduğundan daha ağır geliyor çünkü artık. Daha dayanılmaz, daha kaldırılmaz oldu... İç karartan, umutsuzluğa alıştıran, bezdiren, hani olmasa daha iyi olur bir hale geldi. İşte bu yüzden artik kimin umurundaki gerçek?

Kimin umurunda yani dayanılmaz sesli bir adamın bir ses yarışmasında ön sıralara çıkması? Kimin umurunda, ciğeri var mı yok mu bilinmez insanların köşe başlarında yol tutması? Kimin umurunda gözümüze baka baka var olanı yok diye gösterenler? Kimin umurunda her akşam yok olanı varmış gibi anlatanlar?

Geçtiğimiz günlerde Pakize Suda "Genç kızlar kandırılmak istiyor" diye yazdı. Nicedir aklımdaydı aşk ve yalan yazmak. Tam da üstüne geldi Pako'nun yazısı.

Üstelik sadece genç kızlar değil kandırılmak isteyenler...

Sıraya girdik hepimiz... "Dertli gönlümüze bir yalan daha söyleyiniz, ömrümüz mutlulukla nihayet bulsun" diye beklemekteyiz.

Bal gibi fakındayız oysa. Yazının başında anlatılan sevdalı gibi... Olmayacak bir iş ama birisi "olur" desin diye bekliyoruz... Bir yalanla avunacak kalbimiz... Hepsi bu!

BEN SENİ SENDE YAŞAMALIYIM SEVGİLİ...:=(

Ben seni sende yaşamalıyım sevgili, sevgiliysek eğer...
Çok seyler katmalısın hayata kendinden, benim için... ve kendin için tabii... Artık laflar yetmiyor degirmenini döndürmeye sevginin. Önce hüzünleri kurutmalısın sayfalar arasında, kaçıncı sayfada olduklarını asla bilmemeliyiz... Ve... Gülücükler takılmalı hayat okyanusundan bıraktığın ağlara... kucaklar dolusu...
Uzağımdaysan, uzaklıkları yakın etmelisin ayrılığa inat! Üstüne üstüne yürümelisin zamanın. Gözlerin gecem olmalı, saçların rüzgar; hesabını yapmamalıyız mesafelerle ayların... Kilometreler kapı önü olmalı, kış ortasında kapıma getirmelisin gülüşünle baharı... Aylar saatteki yelkovan, seninle yakalamalıyım uzayan sabahları... Yakınımdaysan, en yakını aramalısın! Yüreğimin kuytularında iç savaşlar çıkarmalısın. Ben bıkmalıyım mutluluklardan. İnadına tebessüm olmalısın. Sen düşüncelerimin bordasında vazgeçilmezim olmalısın.. Sen... sevgilimsen eğer yanımda olmalısın benimle olmalısın içimde olmalısın... Ben seni sende yaşamalıyım sevgili, sevgiliysek eğer... "Gel" dediğimde gelmelisin kutuplarda da olsan... "Gel" dediğimde "hayır" demesini bilmelisin küsmeme aldırmadan... yine de kızamamalıyım sana. Çok şeyler istiyorsam senden yine de sen bilmelisin
sunacaklarını. Belki bazen bir tebessüm, Belki ufak bir not, Belki elinden gelenin en fazlası... Seni verdiklerinle değil, onlarsız da sevmeliyim..! Hayat kısa sevgili, hayat süprizlerle dolu. Bana gül bahçesi vaadetmemelisin papatyayla yetiniyorsam...
Ve.. yüreğimi yormamalısın dinlenmek istiyorsam... Ben seni sende yaşamalıyım sevgili... Bilmeliyim içini, yüreğini... Ne duyuyorsan, ne yaşıyorsan olduğu gibi... Sevinçlerini sevincim bilmeliyim. Hüzünlerine ortak olmalıyım. Korkularında yanında olmalıyım, korkuları birlikte yenmeliyiz... Herşeyinle benim olmalısın... harikalıklarınla olduğu kadar günahlarınla - yanlışlarınla... her olumsuzluğa
birlikte kanat germeliyiz, Sen, ben istemeden de yanımda olmalısın..!
Mutluluklar türetmeliyiz ufak şeylerden.. Balıkçının oltasındaki balıktan, parktaki çocuğa kağıt helvanın yaşattığı mutluluktan ya da telefondaki bir "alo"dan... Ufak şeylerden büyük mutluluklar çıkarmalıyız. Senin tebessümün beni güldürmeli, benim hüznüm seni üzmeli..Yürekten olmalısın..! Aylık yaşamıma girmelisin olur olmadık. Hatta haftalık, günlük.. Beni yine de sensiz bırakmalısın yanımda olduğun ölçüde. Özlemeliyim seni tüm yoğunluğunla... Saatlerin, günlerin hesabını
yapmalıyım. Yokluğun kangren gibi kemirmeli içimi... Ama... o ölçüyü sen bilmelisin... Özlemim tavındayken varlığınla ödüllendirmelisin, hani derler ya;
"kendini özlet ama unutturma", özlemler sevdayı güçlendirir bilirim...
Ben seni sende yaşamalıyım sevgili... Günlük hayatında nasılsan öyle olmalısın benimleyken.. Yaptığım yemeği beğenmediysen yemeyebilirsin ( bunu bana tüm şirinliğinle söylemelisin ki sana kızamamalıyım ) Ve... sen de bana kızmamalısın
seninle futbol maçlarını izlemiyorsam, sevemedim bir türlü... ama belki bazı önemli maçlarda eşlik edebilirim sana ne dersin, senin için... Birbirimizi olduğumuz gibi kabullenmeliyiz.. Macun tüpünü ortadan sıkıyorsan ya da ne bileyim... tüm
giysilerini ortalığa dağıtıyorsan bunları da bilmeliyim... Bir virüs gibi girmelisin içime. Ne senle olmalıyım ne de sensiz...gazetelerde senin burcunu okumalıyım
benimkinden önce bir görevmiş gibi..Sonra yorumlar yapmalıyım falların üzerine... Bakla fallarında herşeyi sana yormalıyım... Ve... ben de senin vazgeçilmezin olmalıyım. Beni olduğum gibi kabul etmelisin. Ben buyum, böyleyim... Beni böyle sevmelisin... Hırçınsam, kıpır kıpırsam ( ki yüreğim kıpırtılarla dolu ) bir o kadar da durgunum belki. Sen beni çözmelisin... Beynimin labirentinde çıkış yolunu bilmelisin... Beni herşeyimle bütünlemelisin... Ben seni sende yaşamalıyım sevgili... Cesur olmalısın! Yürekten olmalısın!
Gözlerimdeki toroslara tek nefeste çıkmalısın!
Gözlerimdeki okyanusa düşünmeden dalmalısın!
Sen hayatımda tek yörüngem olmalısın!
Sensiz olmamalı sevgili...!
Hiçbir fedakarlık istemiyorum senden... Olduğun gibi olmalısın. Nasılsan öyle! Doğal, sıradan... Farklı olmaya çalışmamalısın... Ve... bütün bunları kendin
olmakla yapmalısın. Sen olmakla... nasılsan öyle sevmeliyim seni. Öyle sevdirmelisin kendini.
Ben seni sende yaşamak istiyorum sevgili... Sunduklarınla, sunmaya çalıştıklarınla, olmaya çalıstığın farklılıklarla değil. Duygularınla doğal, Yüreğinle doğal,
yaşamınla doğal yanlarınla... Zaten olduğun gibi kabulümsen, herşey peşi sıra gelir.
Kendin olmakla başarırsın herseyi... Ve... senin kabulünsem olduğum gibi, tüm savaşlara hazırım yaşam boyunca... Haydi ! Uzat elini
Hayat kısa sevgili...Vakit kaybetmeyelim...
Belki bir daha firsatımız olmaz...
Haydi yola çıkalım!
BEN SENİ SENDE YAŞAMALIYIM SEVGİLİ
VE SEN DE BENİ BENDE YAŞAMALISIN...
SEVGİLİYSEK EĞER..!
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
·±‡İçİmİzDeKi KaRaNlIk!‡±
Bloggum'u nasıl buldunuz????

Güzel!!!
Güzel Değil!!!
Bence Süper!!
Daha İyisini Yapabilirsin!!
Şahane!!
Tam Gohic Blog'u!!
Çok Korkunç Yaaa.=)
Benim Bloggumdan güzel!!
Tek Kelime İle Mükemmel:=)


Şu Andaki Durum
http://wampirsifen.bloggum.com TopOfBlogs
.
Image Hosted by ImageShack.us
Toplist Gothic Toplist by nachtwelten
Locations of visitors to this page