| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Icimizdeki KaranLIK
Blogguma hoşgeldiniz..Sayın ziyareyçilerim..Bu blog bir hobi sitesidir.Satanistlikle uzaktan yakından alakası yoktur.Lütfen bunun bilincine varıpta yorum atınız.Küfürlü yorumları yayımlamıyorum.ßilginize!!Herkese kolay gelsin!!!!
Hêr §ïÿâh Gïÿêñ SA†ANİS† Ø£mâz!!!
_Kayan Başlık Çubuğu

 

SoNsUzLuk ÖnÜmDeYdİ HeP AmA GiDeMeDiM SeNDeN UzaĞa

..::±‡İçİmİzDeKi KaRaNLık!‡±::..

±‡ÖlÜmSüZlÜğÜn En KöTü YaNı SoNsUzA KaDaR SüRmEsİdİr!!‡±

21 "çocuk" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"çocuk" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

46 yıl süren hamilelik

Tam 46 yıl önce hamile kaldı, o zaman doğum gerçekleşmedi, şimdi bu bebeği doğurdu.

46 yıl önce doğurmadı ama acıları yeniden başlayınca korkunç gerçekle karşılaştı. Kadının 46 yıl önce hamile kaldığı bebek içeride taş kesilmişti.

The Five TV'nin haberine göre; 1955’te Fas'ın Kazablanka kentinin bir köyünde yaşayan Zehra Ebu Talip, ilk çocuğuna hamile kaldı.

BEBEK BİR TÜRLÜ GELMEDİ

Doğum sancıları tutan Zehra hastaneye kaldırıldı. Aradan 48 saat geçti ama bebek dünyaya gelmedi. Doktorlar "sezaryen şart" dedi ama Zehra korktuğu için kabul etmedi. Çünkü bir başka kadının sezaryenle doğum yaparken öldüğünü görmüştü. Doğum yapmadan hastaneden kaçtı.

Zehra'nın doğum sancıları günlerce devam etti Fakat birkaç gün sonra bebek hareket etmeyi kesince sancıları da azaldı.

75 YAŞINDA YENİDEN SANCILANDI

Aradan 46 yıl geçince sancıları yeniden başladı. Yaşlı kadının çocuklarından biri annesini Fas'ın başkenti Rabat'a bir kadın doktoruna görünce, korkunç gerçeği öğrendiler. Bebek kadının karnında ölmüş ve bir tümöre dönüşmüştü.


Alıntı:http://www.rockturka.org/

Sapık Baba-Oğul Tutuklandı

Torinolu 64 yaşındaki baba, en büyük kızına 25 yıl boyunca tecavüz etti. Oğlunun da aynı çarpıklığı kendi kızlarına uyguladığı ortaya çıktı..

Avusturya'daki sapık baba Josef Fritzl'in ardından bu kez de İtalya'da bir ensest ilişki skandalı patlak verdi. İtalyan haber ajansı ANSA'nın haberine göre Torino'da sokak satıcısı olan 9 çocuklu 64 yaşındaki baba, "aile kuralı gereği" en büyük kızını "kendine saklayarak" 25 yıl süreyle tecavüz etti.

Korkunç olay 34 yaşındaki Laura'nın geçen Ekim ayında 41 yaşındaki erkek kardeşinin kendisine iki hafta boyunca tecavüz ettiği şikâyetiyle su yüzüne çıktı. Olayı, dinleme yöntemiyle 5 aylık bir takip sonucu ortaya çıkaran savcılık, kadının babası tarafından da 25 yıldır tecavüze uğradığını tespit etti. Psikolojik olarak da babasının yönetiminde olan kadının karanlık bir odada yaşamını sürdürdüğü açıklandı.

BABASININ OĞLU!
Öte yandan babanın bu çarpık davranışını oğullarından birine geçirdiği ve oğlunun da 6, 12, 17 ve 21 yaşlarındaki dört kızına tecavüz edip cinsel tacizde bulunduğu bildirildi. Bütün yaşananlara sessiz kalan anne ile sapık baba-oğul tutuklandı.

Alıntı:http://www.rockturka.org/

 

ŞEYTAN VE DOSTLARI (Mutlaka Okumalısın)

Bir gün Şeytan, dünya çapında konvansiyonel bir toplantı için tüm dostlarını çağırmış.
Açılış konuşmasında demiş ki:
Müslümanların Camilere gitmesini engelleyemiyoruz. Kur'an okumalarını ve gerçekleri öğrenmelerini de engelleyemiyoruz. Allah ve elçisi ile sağlam ilişkiler kurmalarını da engelleyemiyoruz.
Allah ile bir kere bağlantı kurduklarında üzerlerindeki gücümüz kırılıyor. Dostları demiş ki:
Gerçekten zor bir durum, peki ne yapalım? Şeytan demiş ki: Bırakın Camilere gitsinler. Fakat zamanlarını
çalın, böylece Allah ve elçisi ile bağlantı kuramasınlar..
Sizden isteğim budur. Şeytan devam etmiş:
Dikkatlerini dağıtın, böylece gün boyunca Allah ile hayati öneme sahip bağlantıyı kuramasınlar.
Dostları şaşırmış: Bunu nasıl başaracağız?
Şeytan:
Hayatın önemsiz ayrıntılarıyla zihinlerini sürekli meşgul et! Müslümanların kulaklarına şunu fısılda:
Harca, harca, harca.. Borç al, borç al, borç al..'
Kadınlarını işe girip uzun saatler boyunca çalışmaları için ikna et ! Erkeklerin haftada 6-7 gün, günde 10-12 saat
çalışmalarını ve böylece hayatlarında boşluk kalmaması için planlar yap! Çocukları ile zaman geçirmelerini engelle!
Evleri ferahladıkları bir yer olmaktan çıkacaktır! Zihinlerini o kadar meşgul et ki kendi iç seslerini (oto kritik, nefis
muhasebesi) dinleyemesinler!
Böylece kafaları karışacak, Allah ve elçisi ile zihinsel beraberlikleri kopacaktır.
Bravooo, mükemmel fikir, diye alkışlamış dostları. Durun, daha bitmedi, diye devam etmiş Şeytan:
Kahvehanelerde, doktor muayenehanelerinde, kafe'lerde masaları gazete ve dergilerle doldur! Zihinlerini 24 saat haber bombarıdmanına tut! Araba kullanma esnasında tefekkür etmelerini, İnternete girenlerinin mailboxlarını,
junk maillerle, sipariş katalogları ile, bahislerle, çekilişlerle, promosyon ürünleri ile ve boş umutlarla doldur!
Gazete ve TV'leri ince yapılı güzel modellerle doldur ki kocaları dış güzelliğin önemli olduğuna inansınlar
ve hanımlarından hoşlanmasınlar!
Kadınların, akşamları kocalarıyla ilgilenemeyecek kadar çok yorulmasını sağla!
Eğer kadınlar, erkeklerin ihtiyacı olan sevgiyi veremezlerse,erkekler bu sevgiyi başka yerlerde
arayacaklardır!
Çocuklarına namazın önemini anlatmalarını engellemek için hikaye kitaplarını tavsiye et!
Doğaya çıkıp Allahın yaratma sıfatını görmelerini engellemek için onları çok meşgul et, eğlence parklarına,
fuarlara, spor karşılaşmalarına, oyunlara,konserlere, sinemalara vs götür! Oralarda kavga çıkarıp
birbirlerini vurmaları sağla! Bizim işimiz fitne çıkarmaktır, bunu unutma! İslami dostluklar ve sohbetler yerine, taraftar-parti
dostluklarını ve dedikoduları teşvik et!
İşte plan bu! Futbol, hayatlarının odağı olsun. Futbolcuların isimlerini çocuklarına ezberletmeyi marifet
saysınlar! Ancak İslamın şartlarını merak bile etmesinler! Kurnazca plan için dostları şeytanı
çılgınca alkışlamışlar ve ülkelere dağılırken Müslümanları daha fazla meşgul edeceklerine, telaş içinde oraya
buraya koşuşturacaklarına, Allah'a, Elçisine ve ailelerine daha az zaman ayırtacaklarına söz vermişler. Sence bu plan başarılı mı?

Kaynak:http://www.islamgul.com/

70 çocuk ya öksüz ya da yetim kaldı:=(

Katliamın yaşandığı Bilge Köyü’nde aralarında süt emen bebeğin de bulunduğu 70 çocuğun öksüz ve yetim kaldığı belirlendi.

YABANCI AJANSLAR MARDİN KATLİAMINI DÜNYAYA BU FOTOĞRAFLARLA DUYURDU

KATLİAMDAN GERİYE KALAN ÇOCUKLAR

KATLİAM BU EVDE YAŞANDI

KANLI BASKIN BU KÖYDE YAPILDI

KÖYDEN FERYATLAR YÜKSELİYOR

KATLİAMIN PLANLANDIĞI TÜRBE

Bu çocuklara Kürtçe bilen psikologlar tarafından destek veriliyor. Mardin Sosyal Hizmetler İl Müdürü Fevzi Hamidi, köylülere sosyal destek vermek amacıyla bir ekip oluşturduklarını belirterek, şunları söyledi "Saldırı nedeniyle 35 çocuğun hem annesi, hem de babası ölmüş. Ayrıca annesi ölen 20, babası ölen 15 çocuk tesbit ettik. Biz köyde Kürtçe bilen bir psikolog görevlendirdik. Kadın ve çocuklara yönelik rehabilitasyon çalışması başlattık. Anne ve babasını kaybeden çocukların yakınları kabul ederse devlet koruması altına alıcağız. Kabul etmezlerse her çocuk için ailelere 350 TL para yardımında bulunacağız."

 

Kaynak:http://content.hurriyet.com.tr/?path=/gundem/11595700.asp&y=41&mid=11595700

Hiç Sormadım...

Hiç sormadım
Kuralları koydular oynadım
Hep kaybettim en baştan başladım
Oynamaktan çok sıkıldım
Hiç bozmadım
Herşeyi zamana bıraktım
Bu bir kabus uyanırım sandım
Hepsi gerçekmiş bak uyandım
Kuralları koyan
Koyduğunu bozan
Nerde bunun ucu
Var mı bunun sonu
Hep içime attım
Ruhum doldu taştı
Sustukça ben hergün
Hayatın tadı kaçtı
Dayanmak çok zor gördüklerime
Artık oyun benim ve var bir istediğim
Tek tek tek tek tek yenerim
Ya da bu oyundan ben giderim
Siz kimsiniz?
Hasta düşünceler ürettiniz
Kendi köşenize çekildiniz
Geçmişi böyle mi sildiniz?...

Evet biz cocuktuk.

Hijyenik olmayan pamuklu cocuk bezi ile tahta besik ile buyuduk.

Cocuklar icin guvenli kapaklar, kilitler, elektirik prizleri yoktu ve bisiklete kasksiz binerdik.

Gidecegimiz yere yanimizda bir koruyucu ile degil yalniz giderdik hic bir rizikoyu dusunmeden. Otomobil de cocuk koltugu olmadan ve kemer baglamadan tasirdi bizi.

Erkek cocuklarin tornetleri vardi. Onlari bir otomobil edasi ile kullanir, bakar ve parkederlerdi. Sonra karsilarina gecip hayran hayran seyrederlerdi. Butun imalati bize aitti.

Cesmeden su icerdik.. Pasta yerdik, ekmek yerdik, sekerli icecekler icerdik ve fazla kilolarimiz yoktu cunku sokakta oynardik. 3-4 arkadas ayni siseden icerdik ve hicbirimiz olmezdik. Oyuncak arabalari haftalarca ugrasip kendimiz yapardik sadece fren yapinca nasil iz kaldigini gorebilmek icin.

Problemlerimizi kendimiz cozmeyi ogrendik. Sabah evden cikip aksam sokak lambalari yanincaya kadar disarida kalabilirdik. Anamiz gece sokaktan bizi ceke ceke,bagira bagira alirdi. Kimse bize ulasamazdi cep telefonlarimiz yoktu. Akillara zarar! Playstationlar, nintendolar, videolar, PC, 98 kanalli kablo yayini, internet, chat odalari yoktu. Arkadaslarimiz vardi sokaga cikar ve bulurduk onlari.

Oynadigimiz oyunlarda bazen canimiz yanardi, agactan duserdik, heryerimiz cizilirdi, cesitli kazalar ve yaralar olurdu. Ama asla haklilik haksizlik kavgasi olmazdi. Doktora giderdik kimse de sucluluk duymazdi.

Hatirlar misiniz kazalari? Dovusurduk, itisirdik mor lekeler olusurdu ama biz cabucak iyilesmesini ogrendik. Agac dallarindan celik comak oynardik birbirimizin gozunu oymazdik. Komsu bahcesindeki kiraz agacina dalardik.

Bilirmisiniz "dalmayi" meyva bahcesine "dalmayi" dut agaclarinin tepesinde dolasmayi onu sallamayi ve ortunun uzerinden dut yemeyi bilirmisiniz?

Onceden haber vermeden bisikletle veya yuruyerek bir arkadasimiza gidip

zili calardik, iceriye girip saatlerce oynar konusurduk(Dusunebiliyormusunuz habersiz) Eger dogru zamanda gitmediysek iceri giremezdik. O zaman da hayal kirikligini ogrenirdik, herseyin istedigimiz gibi ve istedigimiz zamanda olamayacagini ogrenirdik.

Ogretmenlerin daha cok zamani vardi ve neseliydiler. Herkes koleje gitmezdi, gitmeyenler aptal sayilmazdi. Kuafor de olunabilirdi. Sans-talih-kader-kismet sattiniz mi sokaklarda. Bagira bagira. Sonra kutudaki gofretleri oturup bir kosede gizlice yediniz mi siz?

Yaptigimiz herseyin arkasinda dururduk ve tutarliydik. Okulla veya kanunla celiskide oldugumuzda ailemiz bizi dislar mi dusuncesi yoktu.

Sorumluluk sahibiydik ve herseyi basardik.!!!.." Evet biz basardik ve cocuklugumuzu yasadik doya doya...



Evet biz cocuktuk.



CAN DÜNDAR

Dünya'yı Ağlatan Karakatür!!!!:=(

israilli Çocuk: Babam dedi ki: Siz Araplar şeytansınız teröristsiniz hayvansınız!!

Filistinli Çocuk: Babam bana hiç bir şey demedi Onu sizinkiler Öldürmüş!!

 

TakılBiraz.Com'dan alıntıdır..angel arkadaşıma teşekkür ederim..

Annem aLdı BüyüTTüü Beni:=(

annem aldı büyüttü beni

sonradan çıktım sokaklara

evim sokaklar oldu

gözlerimle göremediklerimi

kalbimle gördüm

kulaklarımla işitemediklerimi

ruhumda işittim

annem aldı büyüttü beni

korkular diyarına gönderdi

bır çocuktum büyüdüm

erkek oldum, özgür oldum

sonradan gürdüm korktum

annem aldı büyüttü beni

karanlıklar ülkesine gönderdi

karanlıkta kaldım

korktum, korkutuldum

sonradan görmeye başladım

ve sonradan duymaya basladım

duygularımı anlatamadım

korktuklarımdan kaçamadım

annem aldı büyüttü beni

sonradan öldürdü

ruhumda canbuldum ve

ruhumu sattım şeytana

sonradan oldum böle

sonradan olanlardanım ben

sonradan ölenlerden

ve sonradan dirilenlerden

alıntı.yada diğer isimle çalıntı:=)

Küçük kız

Her gün ki gibi kalkıyorum yatağımdan
Kırık,dökük aynamın karşısına geçiyorum
Ama aynadaki ben , ben değilim
Arkaya dönüp baktığımda yıkılan hayallerimle bitip giden küçük bir kız var.
Terk ediyor işte.
Hiç arkasına bakmadan.
Ruhuma bir şeyler dokunuyor.
Can çekişiyorum.
Sanki ölüyorum.
Nefesim kesiliyor.
O giden küçük kıza gel diyorum.
Sesim çıkmıyor
Bir karabasan çökmüş hayallerime…
Küçük kız geri gelmiyor.
Seslendim duymadı …
Ağladım görmedi…
Gitti…
Ardına bir kez bile bakmadan …

alıntı:http://violinista.blogcu.com/

Bir kızın intihar etmeden önce babasına yazdığı mektup

Öylesine Bir Mektup


Büyük ihtimalle bu da beğenmeyip yırtığım kağıtlardan biri olacak.benim boş kağıtlarm doldurduklarımdan daha dolu oluyorlar çünkü.ne yazmam gerektiğini bilmeden yazıyorum.hep yaptığım gibi gözlerimi beyaz tavana dikip düşünüyorum,ama karanlık..küçükken çok korkardım ben de karanlıktan,sizinle yatmak isterdim de koca kız oldun derdin hatırlıyor musun?.şimdi garip bir şekilde huzurla doluyor içim karanlığın içinde olduğum için.belli olmuyor kusurlarım,ne kırık tırnaklarımı saklamak zorunda hissediyorum kendimi ne de sürekli saçlarımı düzeltmeye çalışıyorum.belki daha da güzel olurdu her şey,karanlıkta yaşasaydık sadece..bunları da yazmıyor olurdum o sayede.izlemek,karanlığı izlemek..bir zamanlar midemizi bulandıran birçok şeye sonradan alışmazdık aydınlıkta olduğu gibi.belki de daha kolay olurdu öyle yaşamak.yok yanlış anlama sakın zor değil bu şekilde yaşamak ama her nankör insan gibi kolayın kolayını istiyorum.
anladım ki nankör olmayan insanlar masum bebeklermiş sadece.ellerine verilen küçücük bişeyle yetinmesini bilip mutlu olurlarmış.bir bakış yetermiş olmayan dişlerini göstermelerine.dişleri çıktıkça geçmişlerini unuturlarmış.dünyadaki ilk anlarını üç yaşından sonrası olarak görürlermiş.sonra da kendilerini leyleklerin getirdiği ya da pazardan lahana aldık içinden sen çıktın yalanına inanırlarmış.büyürlermiş..gerçekler açığa çıkarmış.her gerçek beraberinde hayal kırıklıklarını getirirmiş.istekler artmaya başlarmış bu arada.küçükken küçük bir oyuncağın yaptığı görevi dünyalar bir araya gelse yapamazmış..büyürlermiş…büyümek acıları tatmakmış,hatalar yapmakmış,büyümek küçük olmak istemekmiş.büyüdüm...belediye otobüslerinde ayakta kalmak korkulu rüyamdı dengemi sağlayamadığım için.annemin kucağıydı en güvenli yer.şimdi annelere yer veriyorumJ.
bir zamanlar içinde kaybolup ağladığım memleketime de sığamaz oldum.bir elimizi soğuk suya batırdıktan sonra ılık suya batırınca sıcak,diğer elimizi sıcak suya batırdıktan sonra ılığına batırınca soğuk hissetmek gibi bişeydi bu.malatya büyüktü,çok büyük..bilmediğim sokakların sayısını da bilmiyordum.istanbulu gördüm yine kandırmışlar beni dedim kendi kendime.annem bi koltuk değneğim sen de ötekiydin baba..bana malatyayı tercih ettiniz.biliyor musun?


düşüyorum arada bir,canım çok yanıyor..ne işin var senin burada diyorum..söylediklerin geliyor aklıma hemen;okuyacaksan git istanbulda oku görmediğin şeylerin yanında gördüklerinin hiç olduğunu gör,sevginin yerini nelerin aldığını gör.kapatma gözlerini,utanmayanlara utanarak bakma,tiksinerek bak..okuyacaksan git bir özel üniversitede oku..o sınavı kazanmak için kitap alamayan çocukların hak ettiği yerde önünde piyasadaki tüm kaynaklar bulunduğu halde çalışma nezaketi göstermeyip parasına güvenen o çocukları gör…bu vatanın kimlere kalacağını gör,hayatın sadece eğlenmekten ve süslenmekten ibaret sanıldığını gör..ve tiksin bir kez daha..tiksin ki benim kızım olduğunu bileyim.tiksin ki Malatyalı olduğunu bileyim..eğer sana öğrettiklerimi unutursan,eğer onlara benzersen dönemezsin bir daha..zaten dönmek de istemezsin...


babacım bana öğrettiklerini yanlış bilenlere bildiklerinin yanlış olduğunu söyledim.güldüler..konuşmak istedim elimizde olanları biliriz biz dediler,her şey elimizde olduğuna göre de problem yok dediler..sorduğum sorular hakkında yaptıkları yorumlar gerçekten komikti.herşeyi bildiğini sanıp konuşmak insanı ne gülünç yapıyormuş..ardından satılık kalplerini ve parayla alabilecekleri her şeyi anlattılar.markalar söylediler bilmediğim..aynı anda birkaç kişiye aşık olabileceklerini iddia ettiler.hiçbiri neden yaşadığını bilmiyordu.alyazmalımı izlememişti birçoğu,izleyenler de komedi filmi değil mi o dediler…tiksindim baba,çok tiksindim..


senin hala çocuksun sen dediğin kızın sanırım hepsinden daha olgun.canımı en çok yakan beni soğukkanlı olarak nitelemeleri.bilmiyorlar ki içimi..dinlemiyorlar ki beni…şimdi kızıyorsundur sen bana bak hala çocukluk yapıyorsun da bana şikayet ediyorsun onları diyeJ..özür dilerim…derdi olmayan mutluluğunu dert sanar diyosun şimdi de biliyorum..herşeyin bir tamamlayıcısı var bu dünyada.en basiti kadın-erkek ya da insan yapımı fiş-priz..belki de zıtlıklar.mesela mutsuzluklar olduğu için mutluluklar var..ama mutlu da değilim dertli de…güçsüzüm sadece..


anlatmak istediğin her şeyi anladığımı anladım..iğrenmem gerektiğini söylemesen de iğrenirdim emin ol.tahammülüm kalmadı...neye tahammülüm kalmadığını bilmiyorum..düşünemem tahammülüm kalmadı..aklına geleni yap ama yanlış bişeyse hatanı temizle hemen demiştin bi de..farkettim de ben hiç karar vermemişim ki.aldığım giysiler bile sizin izninizle benim olmuş..söylediklerinin toplamından karar verme sırasının artık bende olduğu anlaşılıyor.aylardır değneksiz yürüdüm ama değneklerden öğrendiklerimle..öyle bir şey yapacağım ki hatalarımı temizlemem mümkün olmayacak.kocaman bir hata…aklınızda soru işareti kalmasın diye söylüyorum bunu aklımda soru işaretleri olduğu için yapacağım..anlayamıyorum artık neyin ne olduğunu.ayırt etmek zorlamaya başladı doğrularla yanlışları..acaba babamsın diye sana torpil mi geçiyorum?yoksa hakikaten haklı mısın?onlar mı mutlu olması gerekn ben miyim?


boğuluyorum..ben ortalarda yaşayamıyorum.herşeyin içinde doğrusu ve yanlışı var ama iki uç nokta yok.yaptığım her iş yanlış.konuştuklarım saçma ve mantıklı.tamamen zıt düşünen iki insanı yan yana getirip konuşsam ikisi de sevmez beni kendilerine uymayan fikirlere sahip olduğum için..farklı bir yerde farklı şartlar altında yaşamış olsaydım farklı mı düşünürdüm acaba?o izlediğimiz komik sihirli dizilerden birindeki kızların yetenekleri bende olsa çözebilirdim belki de…eminim hiçbir zaman açıklığa kavuşmayacak bunlar.her gün biraz daha karışmaktansa bu halimle bırakırım yaşamayı..azraille ben tanışırım bu kez de..şimdi tam zamanı…her ne kadar karanlık olsa da ben düzelteyim bi saçımı başımı...mektubu yazıp yırttığım diğer mektupların yanına koyuyorum,umarım eline geçer..hoşçakal beni getiren leyleği reddetmeyen insan,hoşçakal koltuk değneğim...

ßu Site Gothic Tarzını ßelirleyen Ya Da Kendini Burda Bulmak İsteyenler İçin Kurulmuştur. Her Hakkı Saklıdır.Site Yazıları Blog Sahibine Ait Değildir.Alıntı Ya Da Çalıntı Yaparken Yazının Altındaki Kaynak Linkini Veya Yazılmış Olan Telif Sahibinin Adını Vermeyi Unutmayınız.Emeğe Saygı Lütfen.
Copyright © 2007 - 2009
Designed by ±†WamqireS†±
İçimizdeki Karanlık
http://wampirsifen.bloggum.com
Toplist Gothic Toplist by nachtwelten
Locations of visitors to this page