| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Icimizdeki KaranLIK
Blogguma hoşgeldiniz..Sayın ziyareyçilerim..Bu blog bir hobi sitesidir.Satanistlikle uzaktan yakından alakası yoktur.Lütfen bunun bilincine varıpta yorum atınız.Küfürlü yorumları yayımlamıyorum.ßilginize!!Herkese kolay gelsin!!!!
Hêr §ïÿâh Gïÿêñ SA†ANİS† Ø£mâz!!!
_Kayan Başlık Çubuğu

 

SoNsUzLuk ÖnÜmDeYdİ HeP AmA GiDeMeDiM SeNDeN UzaĞa

..::±‡İçİmİzDeKi KaRaNLık!‡±::..

±‡ÖlÜmSüZlÜğÜn En KöTü YaNı SoNsUzA KaDaR SüRmEsİdİr!!‡±

34 "ölüm" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"ölüm" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Ankh Nedir? Haç İşaretine Neden Benzetiriz?

Bu işareti taşıyan kolye sahibi olduğumda aldığım tepkiler sinirimi bozmaya başlamıştı.İşim bitti biraz araştırayım dedim.İnternette bulduğum kaynaklardan birini sizlerle baylaşim dedim.Bakalım neymiş sözde HAÇ işareti.. 

Öncelikle genel bir tanım yapmak gerekirse grubumuzun logosu olan Ankh (Ankh of Life) Kapital (büyük) "T" harfinin üzerine oturtulmuş küçük bir daireden ibaret olup çoğunlukla haç'a benzetilen fakat Hristiyanlıkla pek alakası olmayan (hatta hiç denilebilir) en yaygın eski Mısır sembolüdür. James Churchward'a göre daire Mu'da ilâhî bir semboldü; "T" sembolü (Tau) ise "Ta-Ha" diye okunurdu ki an*lamı "yıldızlardan gelen sular" dır. Ezoterik bilgilere göre de su sembolü tesirleri ifade eden bir semboldür. Sembolün “T“ kısmı Maya İnka Hindu Çin ve Kalde yazıtlarında rastlanan birçok alfabede de kullanılan bir harftir.


İsis misterleri inisiyasyonunda kullanılan bu sembole birçok Mısır ilahının elinde rastlanmakla birlikte en çok İsis’in elinde rastlanır.

Daire Raul Emmanuel gibi kimi teozofi yazarlarına göre görünmez hiye*rarşiyi simgelemektedir. T'nin yatay çiz*gisi ise görünmez hiyerarşi ile insanların birbirinden ayrıldığı bölgeyi gösterir. Bu durumda alt kısım hür iradesiyle insana ayrılan yaşamı temsil eder. Sembolde aktif ve pasif erkek ve di*şi yer ve gök ikilemi* nin ifade edildiğini düşünenler de vardır. Ejiptologlar ise sembolün dairesinin isa'yı temsil etti*ği kanısındadırlar ki ezoterik bilgilere göre Ra'nın yıldızı fizi*ki güneş (Güneş) değil "süptil güneş" yada "güneşin ardındaki güneş" olarak ifa*de edilen 'Sirius'tur . Bu durumda sembol Sirius ile ilgili bir anlam taşımak*tadır. Nitekim Ankh'ın biraz değişik bir biçimi olan "İsis düğümü" Sirius'u tem*sil eden İsis'in (isis ve Osiris) adıyla anılır. İsis düğümü Dünya'daki tüm yaşam tezahürünün be*sin kaynağı olan 'ya*şamsal akışkan'in sonsuz özünü temsil ederdi ki bu İsis'le özdeş kabul edilirdi. Ankh sembolü di*ğer semboller gibi kullanıldığı yere göre farklı anlamları olan bir semboldü. Örne*ğin alnın ortasında tutulduğu zaman 'misterler'e inisiye olmuş bulunmayı ve sırrı gizli tutmayı ifade ederdi. Yani bu inisiye olmayanlara (arkanlar`a) kapatan anahtardı. Psişik yetenekleri açığa çı*karak görünmez hiyerarşi ile vizyon veya sezgi yoluyla temasa geçen kimse yani öte âlemin tülünü aralamış kimse misteri kaybetmeksizin kimseye açıklayamazdı.

Mumyaların üzerine konulan Ankh sembolü ise mumyalananın tanrılara (gö*rünmez hiyerarşiye) benzer duruma gele*ne kadar doğum-ölüm süreçlerinden (reenkarnasyon) defalarca geçeceğini ifade ediyordu
Sembole "kulplu haç" (crux ansata) da denilmektedir.

Sözcük anlamı “yaşam” olan ankh işaretinin simgelediği 12 anlamdan 4’ü şöyle açıklanır:

*Ankh sembolü genel anlamıyla ya da semavi ve dünyevi alem arasındaki irtibata ilişkin anlamıyla kullanıldığında daire Semavi Yönetim’i “T”nin yatay çizgisi olan kol yeryüzü ile semavi alemi ayıran sınırı simgeler; sütun sembolizmini içeren aşağı inen kol ise iki alem arasındaki iki yönlü her türlü irtibat ve iletişimi temsil eder.

*Sembol inisiyenin alnının ortasında iki gözünün arasında yani üçüncü göz hizasında tutulduğunda misterlere inisiye olmuş bulunmayı ve sırrı gizli tutmayı simgeler. Bu arkan denilen sırlara açılan kapıları inisiye olmayanlara kapatan anahtardır. Yani bu öte-alemin tülünü aralamış durugörü gibi psişik yeteneklere sahip olmuş ve görünmez hiyerarşi ile vizyon veya sezgi yoluyla temasa geçmiş inisiyenin sırları kimseye açıklamaması gerektiği anlamına gelir.

*Ankh sembolünün kulpundan tutulan bir anahtar olarak kullanıldığı sembolizmlerde ise bu anahtar onu taşıyan kişinin İsis gizemleri (misterleri) inisiyasyonundan geçmiş biri olduğunu simgeler. O kimsenin göğün kapısının anahtarına sahip oluşu İsis ve Osiris’le temsil edilen semavi vazife organizasyonunda artık şuurlu olarak hizmet edebilecek bir duruma gelmiş olmasını ifade eder.

*Mumyaların üzerine konulan ankh sembolü mumyalananın ilahlara benzer duruma gelene kadar doğum-ölüm süreçlerinden (reenkarnasyon) defalarca geçeceğini simgeler.

Sembol haç kısmından tutulması İsis’in elinde olması gibi farklı bağlamlarda daha farklı anlamlarda kullanılmaktadır.

Ansiklopedik bilgiden sıkılanlar için:

Ankh'ın şekil olarak neyi temsil ettiği egyptologlar tarafından sürekli tartışılmıştır.

Kimileri şeklinin insan vücudu olduğunu söyler. En yaygın kanılardan biri de budur çünkü ankh ölümün ardından yaşamın sembolü onun anahtarıdır. Şekil itibariyle cift cinsiyetli olduğu söylenir ki bu da kadın veya erkek ayırt etmeksizin köle ırk haric bütün insanlari temsil eder.

Kimileri ise seklinin nil nehri olduğunu savunur. Dogduğu yer ince ucu döküldügü iskenderiye deltasi yuvarlak başi sağa ve sola açılan kollar ise nil'in doğu ve batı yakasıdır.

Bir başka teoriye göre ise ölüm ile bir tutulan çarmıh'ın üst bölümü yuvarlanmış şeklidir. Bilinmektedir ki çarmıha germe yalnızca romalılar tarafından değil o dönemde gerek yunanlılar gerekse mısırlılar tarafından sürekli uygulanan bir cezalandırma yöntemiydi. Bu haç şeklinin tepesinin yuvarlanıp bir elips/halka şekli olusturmasının sebebi ise sonsuz bir döngüyü işaret etmesi böylece ölümden sonra yaşamı sembolize etmesidir.

Tabiki bunlar üç farklı teoridir.

Kısaca:

Ankh'ın şekil olarak neyi temsil ettiği Egyptologlar tarafından sürekli tartışılmıştır.

Kimileri, şeklinin insan vücudu olduğunu söyler. En yaygın kanılardan biri de budur, çünkü ankh, ölümün ardından yaşamın sembolü, onun anahtarıdır. Şekil itibariyle çift cinsiyetli olduğu söylenir ki, bu da kadın veya erkek ayırt etmeksizin, köle ırk hariç bütün insanları temsil eder.

Kimileri ise seklinin Nil nehri olduğunu savunur. Doğduğu yer ince ucu, döküldüğü İskenderiye deltası yuvarlak başı, sağa ve sola açılan kollar ise Nilin doğu ve batı yakasıdır.

Bir başka teoriye göre ise, ölüm ile bir tutulan çarmıh'ın üst bölümü yuvarlanmış şeklidir. Bilinmektedir ki çarmıha germe, yalnızca Romalılar tarafından değil, o dönemde gerek yunanlılar, gerekse mısırlılar tarafından sürekli uygulanan bir cezalandırma yöntemiydi. Bu haç şeklinin tepesinin yuvarlanıp bir elips/halka şekli oluşturmasının sebebi ise, sonsuz bir döngüyü işaret etmesi, böylece ölümden sonra yaşamı sembolize etmesidir.

Fakat zaman içinde Ankh hayat ve ölümsüzlüğün, evrenin, güç ve hayat veren hava ve suyun sembolü olmuş, ölüm kapısının kilidini açan bir anahtar ve ölümden sonraki hayatın simgesi olmuştur.

Kaynak:http://www.izafet.com/metafizik-bilimkurgu-mitoloji/

Gerektiği kadar iyi yaşayamıyorum

gerektiği kadar iyi yaşayamıyorum
- işin komiği 'gerektiği kadar iyi' nasıl yaşanır* onu da pek bilmiyorum
- devamsızlığım çok hayatta
- bir yıl düş'e dokunur gibi hiçbir şey yaşamıyorum* sonra* ertesi yıl bir gömülüyorum hayata ve aşk'a* kaldırabilene aşkolsun
- nerede* nasıl* ne zaman* kiminle* ne kadar daha fazla mutlu olunur* bilmiyorum
- olmadığım yerleri* yapmadığım şeyleri düşlüyorum bazen
- bazen diyorum: 'cinsim başka olsaydı daha mı mutlu olurdum acaba'- dallıyorum günleri* bugünün ne içerdigine bakmadan* ertesi gün'e geçiyorum hemen
- yaşayacaklarımı hep son ana bırakıyorum
- kendimi çogunlukla yaşamayacak kadar yorgun hissediyorum
- ne yasarsam yasayayım* gözüm hep öteki hayatlar'da kalıyor bazen
- yaşamaya iyi konsantre olamıyorum
- bence hayat* cinselliğin önemli bir parçası- bazılari çalıp-çırpıyor her şeyi* öteki hayatlar'dan otluyor hep bazıları
- sevişince acıkıyorum
- her sabah bir gün eksik uyanıyorum ömrümden
- kafamdaki insan* olamıyorum- kendi ömrümdeymiş gibi rahat yaşayamıyorum
- herkes ağzına kadar başkası dolu
- içimde hiç kötülük yok.. bu çok kötü
- depremle yaşamaya da alışabilirim.. tamam.. olur.. fakat bir şartla: beni öldürmeyeceğine söz verirse
- ömrüm bir dönem çok açık kaldı* hayatıma kaç insan girdi hatırlamıyorum
- aslında ileride çok mutlu olunacak sota yerler biliyorum
- bazı sabahları dünya* çok zor alışıyor bana
- orjinal bir kaç insan arıyorum
- atsan atılmaz* satsan satılmaz bir yük gibi geliyor bazılarına hayat
- tez'siz* antitez'siz* gel bana hipotez* hipotez
- hayatta bir ağırlığım olsun diye* şişmanlıyorum
- üçün biri'ni seçerken bile ikilem'e düşüyorum
- yaşamak için sonsuz ideal bir yer var mı? ben bulamıyorum..
- yaşamam gereken bir çok şey ve yaş* başka bir çok şey ve yaşları düşünürken geçip gidiyor
- bazen çok geriden yaşıyorum
- ömrüm son bulduğunda neleri yaşamış olayım.. neleri yaşamış olmalıyım.. bilmiyorum
- bu benim ilk tecrübem dünyada
- bütün güzel kızları* iyi oğlanları kapmışlar
- bütün şahane mevzuları çok önceden konuşmuşlar
- bütün güzel pozisyonları biz yokken sevişmişler
- iyi bir ömür* hangi iyi bir ömürle kıyaslanabilir ki
- kim olarak öleceğimi* ne olarak kalacağımı bilmiyorum
- hayat* benden* zevk alıyor mu acaba bilmiyorum
- tanrı veya doğa* beni böyle kullanarak ne yapmak istiyorlar* pek anlamıyorum
- ancak yine de ömrümden geleni yapıyorum..

Alıntı:http://www.frmcix.com/

Kanım Dondu:=(

Bir kaç gün önce sınavlarım nedeniyle paylaşımda bulunamayacağığımı söylemiştim.Ama iki gündür kanımı donduran haberin takipçisi olarak bu haberi paylaşmak istedim.Peki neden?Zaman geçiyor geriye dönüp baktığımda geçmişteki halimizin ve içinde bulunduğumuz halin arasındaki farkı farketmek için.Kısa keselim.Evet 5 Mayıs 2009 tarihinde sabah haberlerinde mardinde bir köy nişanında 44 kişinin katliamı gerçekleşmişti.Tabi bugüne kadar henüz kesin sonuç yoktu işte sonuç:=(  

Köklerini kazıyacaktık

Mardin’in Bilge Köyü’ndeki katliamın sebebi, ’toprak ve kız meselesi’ çıktı.

KATLİAM BU EVDE YAŞANDI

KANLI BASKINDAN GERİYE BU FOTOĞRAFLAR KALDI

KANLI BASKIN İŞTE BU KÖYDE MEYDANA GELDİ

İŞTE 44 KİŞİYE MEZAR OLAN EV

İŞ MAKİNELERİYLE MEZAR KAZIYORLAR

Katliam sanığı 14 yaşında

Mardin'in Mazıdağı ilçesine bağlı Bilge köyünde 44 kişinin ölümüne neden olan saldırıyı gerçekleştirdikleri gerekçesiyle tutuklanan 8 kişi arasında 14 yaşında bir çocuğun da bulunduğu öğrenildi.

Önceki akşam Bilge köyünde nişan törenine yapılan 6'sı çocuk 16'sı kadın toplam 44 kişinin ölümüne ve 3 kişinin yaralanmasına yol açan saldırının ardından gözaltına alınan A.K.Ç, M.S.Ç, S.Ç, M.Ç, Ö.Ç, A.H.Ç, M.Ç. ve 14 yaşındaki M.Ş.Ç. Mazıdağı Jandarma Komutanlığındaki sorgusunun ardından savcılığa sevk edildi.

Savcılıktaki ifadelerinin ardından nöbetçi mahkemeye çıkarılan 8 kişi, tutuklandı.

Gözaltına alınan 2 şüphelinin sorgusuna ise başlandığı kaydedildi.




İŞTE ÖLENLERİN İSİMLERİ

Çelebi ailesinin iki grubu, önce paylaşılan toprak konusunda anlaşmazlığa düştü. Ardından bir tecavüz, ilişkileri iyice gerdi. Bu olaya karşılık, saldırıda öldürülen Sevgi Çelebi istendi. Ancak Sevgi, hasım aileye verildi. Bunun üzerine nikah evini basan maskeli saldırganlar, 6’sı çocuk, 3’ü hamile 16’sı kadın olmak üzere 44 kişiyi acımasızca katlettiler. Saldırının elebaşının şu sözleri ise, kan dondurmaya yetti: "Köklerini kazıyıp, intikam alacak kişi bırakmamak için herkesi öldürdük."

MARDİN’in Mazıdağı İlçesi, Bilge Köyü’nde Abdülkadir Çelebi, 4 oğlu ve 3 akrabası tarafından "Korucu" silahlarıyla gerçekleştirilen katliamın arkasından kadın ve toprak kavgası çıktı.

Göç nedeniyle köyde sadece korucuların kalmasından sonra gidenlerin toprakları, korucu aileleri arasında paylaşıldı. Ancak, kendilerine az arazi verildiğini ve haksızlığa uğradığını iddia eden Abdülkadir Çelebi, köye yeniden dönmek isteyen ailelere tepki gösterdi. Eski muhtar Hamit Çelebi ile yeni muhtar Cemil Çelebi ise akrabalarının köye dönüşünü destekledi. Çelebi, ilk sorgusunda, gerekçesini, bir tecavüz olayına dayandırdı. Abdülkadir Çelebi’nin, bu konuda şunları söyledi:
/_np/1410/7911410.jpg
Tecavüze karşılık kız

"Eski muhtar Hamit Çelebi ile yeni muhtar Cemil Çelebi’nin ailesinden biri, bizim ailemizden bir kıza tecavüz etti. Bunun üzerine biz de o ailedeki kızın, (öldürülen Sevgi Çelebi) bizim ailemize gelin verilmesini istedik. Ancak bu kızı bize vermedikleri gibi gidip düşmanımız olan aileye verdiler.

Bu böyle devam eder

Nişan evine daha önce gidip bunun bozulmasını istedim. Bozulmaması halinde bunun sonuçlarının çok ağır olacağını söyledim. Ama kabul etmediler. Kaç kişi öldürmüşüz bilmiyorum"

Katliam sanığı 14 yaşında
Sorgucuların, "Çocuk, kadın herkesi öldürmenizin nedeni neydi?" sorusuna ise katliam şüphelilerinden birisi şu karşılığı verdi: "Eğer biz çoluk-çocuk herkesi öldürmemiş olsaydık, ortaya çıkan kan davası nedeniyle ilerde bizden birilerini öldürürlerdi. O ailelerin tamamının köklerini kazıyıp bizden intikam alacak kimseyi bırakmamak için hepsini öldürmeye karar verdik. Köyün dışında olanları da yaşatmayacak ve köklerini kurutacaktık. Sağ kalanlar varsa onlar da bizim ailelerimizden intikam almaya çalışırlar. Bu böyle devam edip gider."

Kaynak:http://content.hurriyet.com.tr/?path=/gundem/11586520.asp&y=41&mid=11586520

Bir Günahkârın Cenazesi.. :=(



Malik ibn Dinar Hazretleri [ö.131/748] anlatıyor:

Basra’da küçük bir grubun bir cenazeyi taşıdığını gördüm. Cenazeyi uğurlayan başka kimse de yoktu. Neden cenazeye katılım olmadığını sordum. Dediler ki:

- Bu adam büyük günahkâr, asi ve ömrünü boşa harcamış biriydi.


Ben de cenazenin namazını kıldım ve kabrine indirdim. Sonra bir gölgeliğe çekildim. Uyuyakalmışım. Rüyamda iki meleğin gökten indiğini gördüm. Az önceki cenazenin kabrini açtılar. Biri onun yanına indi ve arkadaşına şöyle dedi:

- Onu cehennem halkından yaz. Bunda isyansız ve günahsız bir organ yok!

Dışarıdaki arkadaşı ona dedi ki:

- Ey kardeşim, onun hakkında acele karar verme! Gözlerini bir yokla.

- Gözlerini yokladım. İki gözünü de haram bakışlarla dopdolu gördüm.

Arkadaşı onun kulağını, dilini, ellerini ve ayaklarını yoklamasını söyledi. Şu cevabı aldı:

- Kulağını yokladım. Kötü ve çirkin şeyleri dinlemesiyle dolu gördüm. Dilini yokladım. Yasaklara dalması ve haramları dile getirmesiyle dolu olduğunu anladım. Ellerini kontrol ettim. İki elinin de haram olan lezzet ve nefsanî isteklerle dolu olduğunu farkettim. Ayaklarını da yokladım. Ayaklarını çirkinliklerde ve kötü işlerde yürümesiyle dopdolu buldum!

Diğeri dedi ki:

- Ey kardeşim, sen yine acele etme. Bir de ben onun yanına ineyim.

İkinci melek cenazenin yanına indi. Biraz bekleyip arkadaşına dedi ki:

- Ey kardeşim, ben bunun kalbini yokladım ve imanla dolu olduğunu öğrendim. Onu rahmete kavuşmuş bahtiyar kimse olarak yaz! Artık ALLAH’ın lütfu, onun günah ve hatalarını bütünüyle kuşatmaktadır.

Yafiî Hazretleri diyor ki: Ancak bu saadet, o kişi için ALLAH’ın yardımıyla hasıl olmuş demektir. Fakat bu saadet her günahkâr için ortaya çıkmaz. Böylesine de güvenip aldanma! Bütün günahkârlar, güçlerinin yettiği hususlarda tehlikeyle karşı karşıyadırlar. İtaatkâr kullar da kendileri için nasıl bir sonuç olacağını bilemezler. Yüce ALLAH’tan dünya ve ahirette güzel son ve bağışlanma, af ve afiyet dileriz.

 

Alıntıdır.İlginç bir konu olduğu için yayımladım..

Dünya'yı Ağlatan Karakatür!!!!:=(

israilli Çocuk: Babam dedi ki: Siz Araplar şeytansınız teröristsiniz hayvansınız!!

Filistinli Çocuk: Babam bana hiç bir şey demedi Onu sizinkiler Öldürmüş!!

 

TakılBiraz.Com'dan alıntıdır..angel arkadaşıma teşekkür ederim..

Ölüme Lanetliyiz

 

bi bekleyiş
sadece biras umut ve inanç istediğimis
sanki kolay şey yaşamak yerine ölümü seçmek
istemious aslında ölmek
istediğimis mutluluğun yerini bilmek
inanmak istemesekte ölüme lanetliis!
yüreğimis beynimis kilit olmuş
kapımısı açması için anahtar ölümde!
ruhumusun çığlıkları akıp gidior koca boşlukta
ya ben ya bis dious
istemediğimis hayatta sürünüous
hiç mi çaba göstermedik sanki
ölüme karşı yaşamayı
bi borç bildik
yaşamak lokma ölüm boğazda
yutmaya korkuous
içimisdeki wolkanlar bisi,dünyayı aşar
engeller,kötülükler,mutsuzluklar ayağımısa takılıor
koşamıyormuş..
yürüous ölüm denilen uçsuz bucaksız çölde
bi parça su bulup yaşamak için..
ama dediğim gibi ölüme lanetliyiz

öLümün ßekçisiyim..

öLüm ßeni aRıyoR..
ßende O'nu..

Her qece öLümü ßekliyoRuM
ßu kaçıncı intihar , kaçıncı yok oluş ?
azRail qöRevini Yapmıyor
öLümLe yüzLeşemiyoRuM
öLümü tadamıyorum
ßekçisi oLdum öLümüN

Yine Kanıyor ßiLeKLerim
Yeni ßir Çaßa öLüme qiTmeK içiN..
azRaiL !
ßu sefer qüLdür yüzüMü
ßu sefer aL Canımı
ßu sefer yap qöReviNi !
ßeKLiyoRuM..
emoturkey'den alıntıdır..

Ölümü kokluyorum

Işığı farkedebilen çok az insan var
Karanlıkların içinde kalmaktan korkan
Gerçeklikler peşinde kaybolmaktan korkan
Bildiklerim göstermek istediklerimden çok farklı
Ruhumun içinde birikiyor
Hissettiklerimi kaybetmek canımı acıtıyor
Sadece ufak bir hayalde ve ufak bir zaman diliminde
Önemli gelebilecek herşey istemsiz varoluyor
Bu her insanın tek başına yaşayabilecegi
Kendini mutlulukla kandırabilecegi bir kaç güzel an
Uyandıgında içinde sadece acı bırakan
Bitimsiz duyguların cenneti
ama görebildigim tek şey neden cehennem?
Ölümü kokluyorum
Işığı farkedebilen çok az insan var

Öldürmeyin:=(

fokavnahayrap0[1].gif

Ölümsüzlük....!!

Ölüm hiçbirşey ifade etmiyordu benim için.
Arka arkaya gelen berbat şakalar dizisinin son şarkısıydı.
Gözlerimi kapattığımda sonsuzluğu gördüm.
Dayanamadığım,ruhumu çürüten acılarla ölüp ölüp yeniden dirildim.
Sonunda ölümsüzlüğü tattım
Bir yandan hayatın güzel tarafları ölümsüzlük ile birleştiğinde büyüleyici geliyordu.
Ama zamanla hayatın acı yanları daha ağır basmaya başladı.
İntihar ettim..
Önce attım kendimi uçurumdan aşağıya.
Kuşlar gibi havada süzülmeyi denedim.
Ta ki azgın dalgalara çarpıncaya kadar bedenim.
Gözlerimi kapatıp havayı içime çektim.
Sonra bıraktım kendimi suya,o mavi sonsuzluğa.
Mavi olmasına rağmen karanlık.
Her taraf karanlık.
Zehirledim kendimi ardından.
Kezzaptan yandı gözlerim,görmez oldu.
Alıp şırıngayı,uyuşturucuyu vurdum damarlarım morarıncaya dek.
Kısa süre bulutların üzerinde yolculuktan sonra oda acı vermeye başladı.
Yine de ruhum bedenimi terketmiyordu.!!
Şırıngayla gelen beyaz rüya bile karanlıktı...
Ancak intiharın en ihtişamlı silahıdır Jilet.
Hiç acımadan çekiverirsin o çelik parçasını vücudunda.
Acıyı hissetmezsin başta.Sonra kücük çizgiler oluşur kollarında.
Aniden başlar kanlar akmaya.
Gözlerin kararır ne olduğunu anlayamazsın.
Kapanmadan son bir defa açarsın gözlerini.
Bakarsın etrafına..
Bu kez her taraf kırmızı.!!
Hayat damarlarındaki son damla kana kadar akar,Sen de izlersin...
Asilce,cesurca vurduğunda jileti kurtulursun sonunda karanlıktan.
Bu defa acımadı!!
Sana sesleniyorum bedenim.Dinle beni sevdiğim.
Bedenimize vurduğumuz jilet kesiği,Kalbimize vurulan neşter kadar acıtmamıştı değil mi canımızı ?
Artık kurtuldum senden ve terkediyorum seni..Bana ulaşamayacağın diyarlara yolcuyum.
Sonra son dakikada.Bedenimden dökülen son damla kanda bile!O'nun olduğunu gördüm.
O kadar çok sevmişim,kendimi o kadar adamışımki,Bedenimden bir parçaya dönüşmüş o güzel.
Sadece kalbimi değil,bedenimin,ruhumun her yanını sarmış.
Ve canımı acıtmaya devam ediyor.
Bu dayanılmaz acılardan kurtulmak için herşeyi yaptım.
Ölmüyordum.
Sonra anladım ki.
Ölümsüzlüğün en kötü yanı sonsuza dek sürmesiymiş....
ßu Site Gothic Tarzını ßelirleyen Ya Da Kendini Burda Bulmak İsteyenler İçin Kurulmuştur. Her Hakkı Saklıdır.Site Yazıları Blog Sahibine Ait Değildir.Alıntı Ya Da Çalıntı Yaparken Yazının Altındaki Kaynak Linkini Veya Yazılmış Olan Telif Sahibinin Adını Vermeyi Unutmayınız.Emeğe Saygı Lütfen.
Copyright © 2007 - 2009
Designed by ±†WamqireS†±
İçimizdeki Karanlık
http://wampirsifen.bloggum.com
Toplist Gothic Toplist by nachtwelten
Locations of visitors to this page