| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Icimizdeki KaranLIK
Blogguma hoşgeldiniz..Sayın ziyareyçilerim..Bu blog bir hobi sitesidir.Satanistlikle uzaktan yakından alakası yoktur.Lütfen bunun bilincine varıpta yorum atınız.Küfürlü yorumları yayımlamıyorum.ßilginize!!Herkese kolay gelsin!!!!
Hêr §ïÿâh Gïÿêñ SA†ANİS† Ø£mâz!!!
_Kayan Başlık Çubuğu

 

SoNsUzLuk ÖnÜmDeYdİ HeP AmA GiDeMeDiM SeNDeN UzaĞa

..::±‡İçİmİzDeKi KaRaNLık!‡±::..

±‡ÖlÜmSüZlÜğÜn En KöTü YaNı SoNsUzA KaDaR SüRmEsİdİr!!‡±

7 "annem" etiketi kullanan gönderi "annem" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Anne,işin bitince beni sever misin?

Kapıdan içeri girer girmez neşeyle bağırdı:
"Anne biliyor musun bugün yuvada ne oldu?"

"Görmüyor musun? Telefonla konuşuyorum."

Hiç kimsenin sevdiği şey birbirine benzemiyordu. Annesi telefonu, babası arabayı seviyordu. Herşey erteleniyordu telefon ve araba söz konusu olduğunda.

Bir de eve misafir gelecek oldu mu kendisine hiç yer kalmıyordu. Nerelere gitsindi?

Annesi kapattı telefonu. Mutfaktan tencere kaşık sesleri geliyordu. Koşarak yanına gitti.

"Sana yardım edeyim mi?" dedi en sevimli halini takınarak.
Annesi manalı manalı baktı.

"Hayırdır. Bir yaramazlık filan. Bak bir de seninle uğraşmayayım. Çok yorgunum zaten."

Yorgunluk nasıl bir şeydi. Bazen elinde oyuncağıyla uykuya daldığında anneannesi oyuncağı yavaşça elinden alır

"Nasıl yorulmuş yavrucak. Uykunun gül kokulu kolları sarsın seni" diyerek alnına bir öpücük konduruverirdi.

Yorgunluk gül kokulu bir uykuya dalmaksa eğer, ne diye annesi kendisiyle böyle kızgın kızgın konuşuyordu.

"Anneciğim yorulduğun zaman gül kokulu uykulara dalarsın. Anneannem öyle söylüyor."

"Uykuya dalayım da gül kokuları kusur kalsın. Yorgunluktan ölüyorum."
Bu kelimeden nefret ediyordu. Yorgunum. Yorgun olduğumdan. Böyle yorgun yorgunken...

"Anneciğim sen yorulma diye..."

"Yemekte konuşuruz çocuğum. Bankada işler yetişmedi. Baban gelene kadar bunları bitirmem lazım. Hadi sen oyna biraz."
"Hani siz yoruluyorsunuz ya..."
"Eeee...."

"Ben de oynamaktan yoruluyorum."
"Ne yapayım?"
"Bilmem..."

Yapılmaması gerekenleri biliyordu da büyükler, yapılması gerekenleri hiç bilmiyorlardı.
Işıklar söndü birden.

Annesi öfkeyle söylenmeye başladı.

"Mum da yok" diye diye karıştırdı dolapları el yordamı.

Çocuk sırtüstü yatıp, anneannesinin köyünü düşündü. Gaz lambasının ışığında deli tavşan masalını anlatışını. Deli tavşanın duvardaki aksini getirdi gözlerinin önüne. Anneannesi gibi iki elini birleştirip işaret parmaklarını yukarı kaldırarak tavşan kafası yaptı.

"bak deli tavşan" diyerek parmaklarını oynattı.
Yoldan geçen arabaların farları duvardaki tavşana yol açtı. Tavşan alabildiğine hür dolaştı sağda solda. Otlarla kuşlarla konuştu. Sonra yorgun düştü. Duvardaki görüntü o minik avuçların açılmasıyla kayboldu. Kolu yavaşça kanepeden aşağı sarktı.

Neden sonra ışıklar geldi. Kadın çocuğun hiç konuşmadığını akıl etti birden.
Kanepeye koştu. Küçücük dizlerini karnına doğru çekerek uykuya dalmıştı.
Masanın üstündeki dosyalara baktı iğrenerek. Dindirilmez bir pişmanlık doldurdu içini.

Uyandırmaktan korka korka küçük alnına bir öpücük kondurdu.
Çocuk sanki bu öpücüğü bekliyormuşçasına
"Işin bitince beni sever misin anne?" dedi.

Kadın, sevilmek için randevu alan çocuğuna bakarak sabaha kadar ağladı.

Annem aLdı BüyüTTüü Beni:=(

annem aldı büyüttü beni

sonradan çıktım sokaklara

evim sokaklar oldu

gözlerimle göremediklerimi

kalbimle gördüm

kulaklarımla işitemediklerimi

ruhumda işittim

annem aldı büyüttü beni

korkular diyarına gönderdi

bır çocuktum büyüdüm

erkek oldum, özgür oldum

sonradan gürdüm korktum

annem aldı büyüttü beni

karanlıklar ülkesine gönderdi

karanlıkta kaldım

korktum, korkutuldum

sonradan görmeye başladım

ve sonradan duymaya basladım

duygularımı anlatamadım

korktuklarımdan kaçamadım

annem aldı büyüttü beni

sonradan öldürdü

ruhumda canbuldum ve

ruhumu sattım şeytana

sonradan oldum böle

sonradan olanlardanım ben

sonradan ölenlerden

ve sonradan dirilenlerden

alıntı.yada diğer isimle çalıntı:=)

Sana!!!!

Göremedim sevginin sıcak yüzünü

Sevinçli günlerin yabancısıyım ben

Gülsede gözlerim anneler gününde

Gülen gözlerin yalancısıyım ben

Neler sevdiğini hiç bilemeden

Topladım dağlardan kır çiçeğini

Eğilip toprağa kabrini öptüm

Dualar yolladım duydunmu beni!!

 

Not:Bu şiirin geri kalanını hatılayamadım.Ama orta okuldayken okuduğumbir dergiden almıştım sözlerini.Mutlaka devamını yazıcağım Şimdilik aklıma gelen bu dizelerdi.Şiir muhteşem eminimki herkes sevicek.Bulimde hayırlısıyla!!!

 

Bütün Anneler'e!!!!

Burdan bütün annelerin,anne adaylarının hepsinin ANNELER GÜNÜNÜ bütün içtenliğimle kutlarım..
Annesi olmayıpta duygu seline kapılanlar için hayat birgün bitecek ve kutsal kişiyi göreceksiniz!!!Kokusu yetecek size..
Sevgiyle Kalın!!!!!!!!!!

Sİze Bİr Şİİr Annesİ Olmayan Bİrİnİn KapildiĞi Duygular !!!:=(

 
BugÜn Anneler GÜnÜ
Herkesİn Dİlİnde Ayni Şarki
Herkes EĞlenİyor
Ben HİÇ Ben HİÇ SÖyleyemeceĞİm DeĞİl Mİ Anne


BugÜn Okulda GÖmleĞİmİn DÜĞmelerİ Koptu
Babam GÜzel Dİkemİyor Olsun
Ama Okula DÜĞmelerİ Olmayan GÖmlekle Gİttİm
Sen HİÇbİr Sen HİÇbİr Zaman Dİkemeyeceksİn DeĞİl Mİ Anne


ÖĞretmenİm Dedİkİ
Velİ Toplantisina Annen Veya Baban Gelsİn Dedİ
Ben Babamin İŞİ ÇikmiŞ Dedİm
Oda Annen Gelsİn Dedİ
SÖyleyemedİm Anne ÖldÜĞÜnÜ SÖyleyemeyeceĞİm DeĞİl Mİ Anne


Yİne Gece Batiyor GÖzlerİme
Yİne GeÇ Vakİt Çarpiyor GÖzlerİme
Ben Yİne Pencerenİn BaŞindayim
Senİ Beklİyorum Anne
Ama Kİmse Gelmİyor Gelmeyecek DeĞİl Mİ Anne

Evde Tek Bİr Şemsİyem Var
Üstelİkte HİÇ Montum Yok
OgÜn Bastir YaĞmur Ve RÜzgar
Yirtildi Şemsİyem ÜstÜme DÜŞtÜ Kara KiŞ
Sen HİÇ Korumayacaksin DeĞİl Mİ Anne


Okul Çikisi Gİderken Eve
GÖrdÜm Annesİ GelmİŞ Herkesİn
Sen HİÇ Gelmeyecekmİsİn Dİye Merak Ederİm
Cevabimi Aldim Gelmeyeceksİn DeĞİlmİ Anne

Okuldakİ ArkdaŞlarimin Hepsİnİn SaÇi DÜzgÜn
Taraklarla TaranmiŞ Tokalarla ToplanmiŞ
Benİm SaÇim DarmadaĞin ÜstÜm BaŞim Yirtik
Sen HİÇ Yapmayacaksin DeĞİl Mİ Anne

ANNEM HASTA

Bir kadın evde tek başına yatıyormuş.O kadar çok hastaymış ki kalkıp telefona bile uzanamıyormuş, eşini aramak için.

Doktor o sırada hastahaneden evine yeni dönmüş.Bir çay yapmış kendine ve balkondan yağan yağmuru seyrediyormuş.Sokakta koşan 6-7 yaşlarında ki ufak kıza takılmış gözü.Ufak kız apartmana girmiş ve doktorun kapısını çalmış.Doktor şaşkınlıkla kapıyı açmış, karşısında üstü yağan yağmurdan sırıl sıklam olmuş ufak bir kız çocuğu duruyormuş.Doktorun sormasına izin vermden ufak kız çocuğu hemen söze atılır ve " Doktor Bey, annem çok hasta ölmek üzere, hemen gitmemiz gerek" der. Tutar doktorun elinden ve eve götürür.

Kapı çalar, kadın güçlükle yataktan kalkar ve kapıyı açar. Ufak kız ortadan kaybolmuştur. Doktor şaşırır, hasta kadına "Ben doktorum der. Ve içeri girip ilk muanesini yapar. Kadın doktoru eşi gönderdi sanır. Fakat şaşkındır, nasıl haberi olmuştu? Biraz konuşucak gücü bulunca doktora sorar: "Buraya nasıl geldiniz? der. Doktor olanları bir bir anlatır.Siyah kazaklı,kırmızı etekli ufak esmer bir kız beni getirdi, kızınızmış der. Kadın yorgun bedenini zorla yataktan kaldırır ve evet kızımdı der.

Köşedeki sandığı açar ve kızının kıyafetlerini oradan çıkarır. Sırılsıklam olmuştur elbiseler. Ve kadın kazağa sarılıp koklayarak ağlamaya başlar. 2 sene önce ağır bir hastalıktan öldü kızım der. Hasta kadın, ıslak elbiselere sarıllır ve " Teşekkürler kızım " der....

ASKER ANALARI

Soylu bir acıdır yüreklerindeki.İnsanlığın azar azar tükendiği bir ülkede,oğullarını vatan için feda etmeye hazır gönüllüler ordusudur onlar.

Asker analarıdır.

Oğullarının evde bıraktığı gömleklerini koklamadan uyumazlar.

Mektupların yana ucu,avucundadır anaların.Hasret gecelerinden haber beklerler.Sevginin adı vatandır,hasretin adı oğuldur.Rüzgarlar getirir kokuyu ,anaları ağlatan yalnızca oğul hasreti değildir.Ülkenin içindeki ve dışındaki gerçeklere takılır yürekleri.

Savaşın acımasız varlığını hissederler,çirkin adamlara inat.Kara haber tez ulaşır,beyaz bir örtü gibi  serilir yerlere.Rutbesiz bir hıçkırığın,Allah,katındaki apoleti cennettir.Asker olmanın kutsallığında,analar çocuklarıyla guru duyar.

Oğullar analarıyla.

Onların yerine anaları ağlar.Vatanını korumanın en yüksek mertebesinde  .Yaşamın askerinin yollarına mayın döşer.Bir kolum daha fazla der asker,bir bacağım fazla.Helal eder vatanına.
Bir asker ölür veda eder hikayesine...
Benim doğduğum yerlerde,kimse kimseyi bu kadar öldürmez diye düşünür,son nefesini vermeden önce.Anasının suladığı sardunyalar gelir aklına.Gülkurusu perdeler çocuk sesleri.Elindeki plastik tüfeği hatırlar.
O sırada dağlardan ölüm getirir rüzgar...
Mayın tarlasında künyesini açar,genç bir delikanlı.Bir asker ölür ajanlar yetiştirir haberi,insanın tam şurasına bir ok saplanır

Analar askere giden oğullarının ardından gönüllerindeki  pencereden bakarlar sokağa.Hasretin her rengini bilirler.İsterler ki oğulları sağ salim evlerine dönsün.İsterler ki, Allah  devlete millete zeval vermesin.

Savaşın canı cehenneme.

Lütfen tutanaklara geçsin.

Okyanuslara atılmış bütün imzasız mektuplar şehit askerlerimizindir.

                                                                              EROLL V

ßu Site Gothic Tarzını ßelirleyen Ya Da Kendini Burda Bulmak İsteyenler İçin Kurulmuştur. Her Hakkı Saklıdır.Site Yazıları Blog Sahibine Ait Değildir.Alıntı Ya Da Çalıntı Yaparken Yazının Altındaki Kaynak Linkini Veya Yazılmış Olan Telif Sahibinin Adını Vermeyi Unutmayınız.Emeğe Saygı Lütfen.
Copyright © 2007 - 2009
Designed by ±†WamqireS†±
İçimizdeki Karanlık
http://wampirsifen.bloggum.com
Toplist Gothic Toplist by nachtwelten
Locations of visitors to this page