Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Image and video hosting by TinyPic _Kayan Başlık Çubuğu

 

SoNsUzLuk ÖnÜmDeYdİ HeP AmA GiDeMeDiM SeNDeN UzaĞa

..::·±‡İçİmİzDeKi KaRaNlIk!‡±::..

·±‡ÖlÜmSüZlÜğÜn En KöTü YaNı SoNsUzA KaDaR SüRmEsİdİr!!‡±

Blogguma hoşgeldiniz..Sayın ziyareyçilerim..Bu blog bir hobi sitesidir.Satanistlikle uzaktan yakından alakası yoktur.Lütfen bunun bilincine varıpta yorum atınız.Küfürlü yorumları yayımlamamaktayım bilginize!!Herkese kolay gelsin!!!!
9 tane "dünya" etiketli yazı bulundu "dünya" tagli diger ogeler resimler , videolar

Dünya,,

Artık umrumda değilsin dünya,
Yok değerin gözümde,olmadı hiç!
İster dön,ister dur,istersen savur beni
Dağıt saçlarımı;dönen saçma düzeneğinde...

Her yaptığım yalan sende,
Aldığım nefes geçici,yaptıklarım unutulur.
İyiliklerini yanında götürür insan derler ya
Onlarda senin dönen başında düşüp yokolur.

Bugün varım,yarın yokum...
Hani nerde adaletin,nerde doğruluğun
Bütün güzelliklerini,çıkarların uğruna
Acımasız insanların elinde unuttun.

Döndürdün başımı bugün
Yarın beni yükseklerden yere düşürdün.
Şimdi mutlu ettin sarhoş kalbimi
Sonra aldın eline...parçalanmış bir halde buldum.

Döndün...hiç durmaksızın döndün
Sonra ne oldu?
Döndüğün yerlerde mi süründün!
Hani nerde kaldı asaletin,nerde dürüstlüğün.

Nefret ettim senden dünya
Attığım her adımı,seni yaralamak için attım
Aldığım her nefesi,senden çalmak için geri vermedim
Hani nerde kaldı bitmeyen adaletin,nerde dürüstlüğün.

Yokedip gittin umutlarımı
Her dönen kıvrımında umutlarımın sessiz parçaları
Umut parçalarımı kendim veriyorum sana
Seni durdurmak her ne kadar imkansız olsa da
Verdiğim o parçalara takılıp düşmen umuduyla... ... ...
 

öLüm..buz gibi bi nefes

ßuz gißi bir nefes ölüm..değdiği bedenin ruhunu emen...Kara haber,ne zaman geleceği belli olmayan!...HErKeSe MUTLAKA uLaşıcaK zeHirLİ biR meKtup...postacısı ölüm meleği!
Ne zaman gelir kim bilir?

hiç öldüğünüzü düşündünüz mü?o çok sevdiklerinizi bir anda uçuruma bırakırken,''Daha yapmam gereken çok $ey vardı''derken,pi$man olurken,çaresizken hayal ettiniz mi kendinizi?

YokSa zaten kaPınızı çaLacak olan ölüme kendi elleriyle gitmek isteyen Ya$aYaN öLüLeRden misiniz?

Hiç sevdiğinizin öldüğünü düşündünüz mü?o sıcacık sesini bir daha duymadığınızı,varlığını kanıtlayan bedeninin toprak olduğunu düşündünüz mü?onun bedeni ölürken,sizin ruhunuzun öldüğünü...Düşünürken ağladınız mı?

öLÜm!!...öyle ani olacak ki,inançlarımızdan başka bir şey kalmayacak elimizde...Kiminin inancı yıkılacak,kimi inandığı gißi öLecek..Ölüm bir sonu ifade etmeyecek belki kimisine...kimimizi pişmanlık bürüyecek,''KEŞKE YAPMASAYDIM....KEŞKE YAPSAYDIM...''ama çok geç oLacak...

Ve bigün,yepyeni bir dünyada toplanacak ruhLarımız...Hesap vermeye,Allah'ın bize emanet ettiği bedenlerimiz bile hakkını aLacak bizden!herkesin Notu vEriLEcek...

kimimiz yaşarken dikkate almamış olacak bunları,hiç ölmeyecek gibi yaşadığı bu dünyada her haLtı yiyecek!

inanmayacak çoğumuz,çoğumuz da sahte inançlarla kendini avutacak!


o kadar farklı yaşamlar tadacak ki ölüm...Bir gün geriye baktığımızda tek gerçeğimizin ölüm ve inançlarımız olduğunu farkedeceğiz,o gün inanmayanlar bile aslında inanmadığına inandığını farkedecek!

İnadına Yaşamak!!!

ÖZGÜR DÜNYA!!

Hüzünlerin dolunayları kana doymayan bir gecedir
Yürek ağrısı kül döker şiire, aşk türkülü bir hecedir
Aynalar iki büklüm gösterir bedeni, en zor bilmecedir
Sevda, hiç varılmamış, gizemli bir masallar ülkesidir


Avuçlarından dökülen pınarlara şiirlerimin ruhunu saldım, sen uzun yolculukları sorgularken. Turna bakışlarındaki gülücüklere ve yüreğindeki titremelere adaklar adadım sevgiyle. Ömrümün en yaşanası anlarına taç oldukça, yangınlarına gürül gürül ırmaklarca akarım ben. Sevdam dedim sana, senin için sıradağları aşkıyla dize getirir bu Kerem.
Mağrur bir doğrunun cesaret dallarıyla gerçeğe dönüşür yaşananlar. Damağımızdaki kırık gün batımlarını mahzenlere tıkıp, avuç açarız sevginin zengin sofrasına. Gecelere gözyaşı saklarken biz, gündüzlerin telaşlarında kendi doğrularımızı överiz. Karışık düşler tabağına umut ekerek her öğün, yine de şükürsüz dualarla ellerimizi cebimizde saklarız. Duruşumuz onurludur da, yine de sancımızla dünyanın dertlerini ha bire sallarız.
Her gün yenilenen yaşam sahnesinde umut süreriz yüreğimizin haylaz mimiklerine. Açık denizlerin en yaşanası uzantılarında barakalar kurup, kendi köleliğimizin efendisi olmaktır en büyük düşümüz. Pembe rüyalara karnımız tok olsa da, umudumuzun rengi çoktur. Özlemin dallarıyla yıldız çırparız, sonsuz bir yaşanılırlığın sözlerini gönül ağlarımızla dingin sulara yüreklice serperiz.
Sevgiyle karılmış bu yaşam küresinde, kimi düşüp, kimi kalkarız anlamsız tıkırtılara kulak kabartarak. Işıklar saçarak yürüdüğümüz karanlık sokaklarda, yüreğimizin çerçevesinde unutulmuş notlar ararız. Kaçınılmaz hüzün yağmurlarında aşkın kundağına ölümsüzlüğü beler, alnımızdaki kader çizgileriyle yitik çocukluğumuzu özleriz.
Biliriz ki, kanatlarımızın üzerindedir yine de gökyüzü. Aşkın tel tel olmuş saçlarında kaygılı bir yel eser ve mızraba düşer sızı. Yüreğimizin karabasanları çözer düğmelerimizi geceleri. Çözüldükçe bir deniz boşalır içimizden, arınır korku, kocaman gözlerimizde sevginin çiçekleri açar ve kendi çözümsüzlüğümüzün mırıltılarıyla zirvelerde fırtınalarımızı dinleriz.
Venüs diz çökmüş önünde ve sivri tırnaklarıyla dolaşmakta okşanası bedenini. İbrişim telli düğmelerini çözerek yosunlara yatırdı seni. Avuçlarında biriktirdiği en yaşanası günlerle coşkulu nehirlere bıraktı senin için yazılmış tüm şiirleri. İstedikçe seni, baygın gülüşlerine sevincin taç yapraklarını sürdü. Kan renkli bir kadehe doldurdu duyguyu, gözyaşlarını içine boşalttı ve suskun hallerine umut oldu.
Dağıt beyazın mora düşkünlüğünü, sız içime ırmakça. Sensiz yaşanmışlığın Ummanlarını çaresizliğime göm. Çöl fırtınalarım ol arada bir, yankı gibi uzan şiirlerime. Sesin olsun ruhumda, yürüsün gül tuzaklarında, kilitlensin zaman, içimde ağırlığı büyüsün aşkın. Akrep çaresizliğimizin kuyruk boğumlarında kertemizde asla hüzün olmasın, örümcek yalnızlığımızın ağlarında gözyaşlarımız denizleri hiçbir zaman doldurmasın.
Yüzlerce gecenin kara düşünüşleriyle sultanım ol ve düşür gülüşünü düşüme. Titrek alevlerin rüzgâra direnişiyle yüreğindeki yaraları gösterme gülüşüme. Aç sevginin pencerelerini, koy ellerini sevda yaralarıyla delik deşik olmuş göğsüme. Sesinin tınısıyla yuvarlanayım bu durmaksızın çoğalan insan harmanında. Yükle omzuma iç çekişlerini, istifle gönlüme sensiz her gece habersiz ölüşlerimi.
Gül gözlerime kadınca, seninle ışıkları sönük bir kentin ışıltılı aydınlığı olalım. Hiç duyulmamış şarkıların sessizliğine ilham olalım. Kör bıçaklarla doğranmış yüreklere derman olalım, beşikteki bebeye ninni, savaş alanlarındaki ağıtların bitmesi için ferman olalım. Bu liman meyhanesinde mey olalım hoyrat acılara, onlarca bahar olalım takvimlerde. Dudaklarımızdaki sevgi doygunluğuyla benzersiz menekşeler ekelim kavimlere.
Kapat gözlerini şimdi, yalnızlıklar aşinalığını terk etsin yüreğinden. Yokluğun olmasın kapımda, unutuluş türküleri çalmasın sazında. Yar ol dudaklarımdaki asırlar süren bekleyişe. Bileklerimdeki sensizlik dövmelerini çıkart sevgili gibi öpüşlerinle. Söndür yangınlarımı yüreğinin denizlerinde, al götür beni hiç duyulmamış, hiç söylenmemiş masallar ülkesine.

Dönüyormuş Dünya Umrumda Değil:=(

img151/2023/73aap1lvt6.jpg

DÜNYADAKİ EN ZEHİRLİ 7 HAYVAN!!!

No :7
En zehirli kertenkele türü
Gila canavarı
Halodurma Suspectum
Amerikada yaşıyor
Isırığı Tedavi edilmezse ölümcül olabilir
 

 
No :6
 
Dünyadaki en zehirli örümcek
Sydney Funnel-web örümceği
Avustralyada yaşıyor 3-4 cm
1 saatte kesin ölüm
1 mg zehiri 10.000 fareyi öldürüyor - Atracotoxin
 

No :5
Dünyanın en zehirli akrebi- İsrail sarı akrebi 5-6 cm
Death Stalker - Leirus Guinguestriatus
Ortadoğuda yaşıyor, 1 mg zehir 15 bin fareyi öldürür
Zehiri insanı 1 saatte öldürebiliyor - Agitoxin
 

No :4
Dünyada bilinen en zehirli yılan
Inland Taipan - Oxyuranus Microlepidotus
Bir ısırığındaki zehir aynı anda 100 insanı öldürebilir
Avustralyada yaşıyor, Kobradan 100 kat Kara Mambo yılanından 50 kat daha güçlü zehiri var
 



 No :3
Dünyadaki en zehirli 3. yaratık bir deniz anası
Box jelly fish – Chironex Fleckeri
Ölüm sadece 5 dakika sonra geliyor
Hind Pasifiğinde yaşıyor
 

 
No :2
Dünyadaki en zehirli 2. yaratık bir ahtapot-Japonya
Blue ringed octopus- Hapalechlaena Lunulata
Zehiri sadece 3 dakikada öldürüyor – Tetradotoxin
Siyanürden 10 bin defa daha zehirli
 

  
Veee sırada No :1
 
Zehir oku kurbağası
 
O kimseyi ısırmıyor ,O kimseyi sokmuyor. Ama zehiri ( Batrachotoxin ) bilinen en etkili zehirden bile 250 kat daha güçlü.Ve tüm vücudunu kaplıyor. Onu ellediğiniz anda bile felç geçirebiliyorsunuz … Eğer kazara yutarsanız ölüm sizi 1 dakikadan daha az bir zamanda buluyor
 
Phyllobates Terribilis Kolombiyada yaşıyor
Neredeyse tüm vücudu zehirden yapılmış
2 Cm. boyunda
Ellediğiniz anda cildinin üzerindeki 400 ayrı alkali zehir derinize yayılıyor
Eğer zehir kana karışırsa ölüm 1 dakikadan daha az zamanda geliyor
Tek bir kurbağanın üzerindeki zehirle 30.000 fareyi yada 150 insanı aynı anda öldürmek mümkün...
 

Dünya'nın en kısa insanı:=)Hep uzun olucak diye birşey yok ki:=)




Dünya'nın en uzun kadını:=)

Dünyanın en uzun boylu kadını 2 metre 36 santimlik Çinli Yao Defen. Yao Defen'in ayakkabı numarası ise 57.



Astral Yolculuk!!!!

Teozofide ve okültizmde, kimilerinin "esiri beden", kimilerinin de "astral beden" adını verdikleri 'seyyal' maddelerden oluşan bedenin, fizik bedenden geçici olarak ayrılıp başka mekânlarda dolaşmasıdır.
Klasik spiritüalizmde bu seyyal bedene "duble" adı verilir. Astral seyahatte duble şuurludur; fakat fizik bedene dönüldükten sonra, yaşanılanlar çoğu zaman hatırlanmaz. Astral seyahat sırasında yaşanılanlar, bazen 'rüya' şeklinde hatırlanır. Fakat rüyaların hepsi astral seyahatlerden ibaret değildir.
Duble için, duvar gibi fiziki nesneler ve uzaklık, birer engel oluşturmaz. Bir anda çok uzağa gidebilir ve vibrasyon hızı yüksek maddeler düşük maddelerin içinden değişime uğramadan geçebildikleri için, kapı, duvar gibi her türlü fiziki nesnenin içinden geçebilirler.
Diğer duylar dışı algılamalarımızda olduğu gibi aslında hepimizde bu yetenek vardır. Fakat hepimiz bu yeteneğimizi kullanamayız.

Parapsikoloji Kürsülerinde, özel metotlarla gerçekleştirilen Astral Seyahat çalışmalarında oldukça önemli adımlar atılmış durumdadır. İnsan yapısına, yaşama, varoluşa, fizik evren yapısına yep yeni boyutlar getiren bu çalışmalar aynı zamanda, ölüm ve ölüm ötesi yaşamla ilgili konular hakkında da son derece önemli bilgilerin bir araya getirilmesinde çok büyük bir fonksiyon görmüştür.

Astral Seyahat Sırasında Yaşananlar!

Astral Seyahat sırasında bedenin değişik yerlerinde seğirmeler, kulakta çınlamalar ve tam ayrışma anında ise, çatırdama yada buna benzer bir takım sesler duyulabilir.

Astral Seyahat yaparak bedeninden geçici bir süre ayrılanlar,başlarında geçen bu tecrübelerini genellikle birbirlerine çok benzer ifadelerle anlatmaktadırlar...
Astral Seyahat Tehlikelimidir ?

Astral seyahet tehlikeli degildir.En azindan simdiye kadar böyle bir durumun yasandigina dair bir bilgi yoktur.Obe esnasinda bedeniniz güven içerisinde yatakta yatiyor oldugu için hiç olmadiginiz kadar güvendesinizdir.Beden disinda iken gümüs kordon olarak adlandirilan bir ip ile yataktaki bedeninize baglisinizdir.Ölüm hali gümüs kordonun kopmasi halidir,eger gümüs kordon koparsa bir daha bedeninize dönemezsiniz.Bu kordonun kopmasi ancak ve ancak normal ölümlerle ,trafik kazasi hastalik vs gibi durumlarda meydana gelir.Astral seyahet esnasinda gümüs kordonun kopmasi ve tekrar bedene dönememek gibi bir durum söz konusu degildir.Tam aksine beden disina çikabilmek o kadar da kolay degildir.Yani ilk denemenizde ya geri dönemezsem diye korkmayin.Siz bu tip gereksiz korkulari düsünmek yerine nasil yaparda daha fazla disarida kalabilirimin yöntemlerini arayin.Geri dönmek bir anda oluveriyor önemli olan çikmak ve bazilarinin yaptigi gibi disarida uzun süre kalabilmektir.Astral seyahetin en önemli tehliklesi günlük islerinizi bir tarafa birakip hele bir astral yolculuk yapayim ondan sonra her sey farkli olacak ,dünyaya farkli bir açidan bakacagim diye düsünmektir.Bu tip düsüncede olan insanlar yillarca denemelerine ragmen hem beden disina çikamadiklari gibi yapmalari gereken islerini de ihmal ederler.Bu durum ise gümüs kordonun dahada gerginlesmesine neden olur.Sonuçta vakitlerini bosa geçirir hiç bir sey elde edemezler.Dogru bildigi gibi yasayan , kimseden çekinmeyeden düsüncelerini açikça söyleyebilen insanlar daha mutlu ve saglikli olduklari için astral seyahet apmaya daha müsaittirler.Bunun tam tersi durumda olan korkulari yüzünden kendini engelleyen ,elestirilme korkusu ile bildiklerini pratige dökemeyen insansanlar için astral seyahet yapmak imkansiz olmasada oldukça zordur.Bu nedenle önce aksayan sorunlarin giderilmesi daha sonra astral seyahet girisimlerinde bulunulmasi akla daha yatkindir.

DÜNYAMIZ
İçinde bulundugumuz saat ve tarih dilimidir. Düşünce hızıyla hareket edildiğinden bir yerden bir yere gitmek saniyeler alır. Bu tip astral ayrılmalarda yaşanan olaylar ve görülen şahıslar gerçektende o anda yaşanmakta olan şeylerdir. Örneğin uzaktaki bir yakınınızı düşündüğünüzde bir anda kendinizi onun yanında bulabilirsiniz. Eğer yanına gittiğiniz insanın psisik güçleri ilerlemişse, geldiğinizi anlayabilir.Astral ayrılma ile bulunduğumuz zaman diliminde gezebildiğimiz ve her şey düşünce hızına bağlı olduğundan, daha fazla yükseklere çıkıp gezegenler arası astral seyahat yapmak olasıdır. Fakat bunu yapabilmek için bedenimizi astral bedene bağlayan kordonu gevşetebilmek gereklidir. Bunu yapabilmek için ise astral deneyimlerimizin oldukça fazla olması gereklidir.

DÜŞLER BÖLGESİ
İlkel dinlerden günümüze kadar gelmiş tüm dinlerde de varliği kabul edilen, insanın yalnızca rüyalarında gidip gezebileceği bir düşler dünyası vardır. Bazı inanışa göre cinler bu bölgede yaşamaktadır. İnsanın korkularıyla yada düşünceleriyle yüzyüze kalabileceği tek yerdir. Herşey düşünce hızına dayalı olduğundan, korktuğunuz herhangi bir şey aklınıza geldiği anda onu karşınızda bulabilirsiniz. Ama korkacak bir şey yok çünkü aklımıza gelipte vücut bulan herşeyi o anda yok olduğunu düşünerek ondan kurtulabiliriz. Bu dünyanın bir değişik özelliği ise kendinizi olduğunuzdan çok daha farklı olarak görebilmenizdir. Farklı bir insan, hatta farklı bir yaratık...Günlük hayatta tasarladığınız ve hayata geçirmeye çalıştığınız her düşünceyi orada kontrol edebilirsiniz. Bir nevi düşüncelerinizin bedenlendiği bir yerdir.

Zaman içinde yolculuk yapılabilen tek yerdir. Kim bilir belki de yaptığımızı zannettiğimiz fakat düşler dünyasından öteye geçemediğimiz bir yer de olabilir. Paralel evrenler bölgesinde gördüğümüz yerler bulunduğumuz dünya ile çok benzerlik gösterir hatta rüyalarımızda görüpte (evimizi gördüm ama daha farklıydı) dediğimiz bazı görüntüler, rüya sırasında paralel evrenler bölgesinde gördüğümüz yerlerdir. Bu bölgede kendimizinkine benzettiğimiz farklı insanların hayatlarını inceleme fırsatımız vardır. Hipnoz ile yapılan astral ayrılmalarda gidilen yer, içinde bulunduğumuz dünya değil paralel evrenler bölgesi olma ihtimali yüksektir.
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
·±‡İçİmİzDeKi KaRaNlIk!‡±
Bloggum'u nasıl buldunuz????

Güzel!!!
Güzel Değil!!!
Bence Süper!!
Daha İyisini Yapabilirsin!!
Şahane!!
Tam Gohic Blog'u!!
Çok Korkunç Yaaa.=)
Benim Bloggumdan güzel!!
Tek Kelime İle Mükemmel:=)


Şu Andaki Durum
http://wampirsifen.bloggum.com TopOfBlogs
.
Image Hosted by ImageShack.us
Toplist Gothic Toplist by nachtwelten
Locations of visitors to this page