Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Image and video hosting by TinyPic _Kayan Başlık Çubuğu

 

SoNsUzLuk ÖnÜmDeYdİ HeP AmA GiDeMeDiM SeNDeN UzaĞa

..::·±‡İçİmİzDeKi KaRaNlIk!‡±::..

·±‡ÖlÜmSüZlÜğÜn En KöTü YaNı SoNsUzA KaDaR SüRmEsİdİr!!‡±

Blogguma hoşgeldiniz..Sayın ziyareyçilerim..Bu blog bir hobi sitesidir.Satanistlikle uzaktan yakından alakası yoktur.Lütfen bunun bilincine varıpta yorum atınız.Küfürlü yorumları yayımlamamaktayım bilginize!!Herkese kolay gelsin!!!!
19 tane "hayat" etiketli yazı bulundu (sayfa 1)"hayat" tagli diger ogeler resimler , videolar

Küçük kız

Her gün ki gibi kalkıyorum yatağımdan
Kırık,dökük aynamın karşısına geçiyorum
Ama aynadaki ben , ben değilim
Arkaya dönüp baktığımda yıkılan hayallerimle bitip giden küçük bir kız var.
Terk ediyor işte.
Hiç arkasına bakmadan.
Ruhuma bir şeyler dokunuyor.
Can çekişiyorum.
Sanki ölüyorum.
Nefesim kesiliyor.
O giden küçük kıza gel diyorum.
Sesim çıkmıyor
Bir karabasan çökmüş hayallerime…
Küçük kız geri gelmiyor.
Seslendim duymadı …
Ağladım görmedi…
Gitti…
Ardına bir kez bile bakmadan …

alıntı:http://violinista.blogcu.com/

HayaTa Beyaz Bir BayraK SallıyoRuM!

HayaTa ßeyaz ßir ßayRaK saLLıyoRuM
Tüm YaLanLarıNa , Tüm KötüLükLerine RaqMen..
isTemeden de oLsa qeLdiqiMiz ßu Dünya'da yiNe isTemeden yaşıyor oLsaK Da HayaTı Kendi KuraLLarıyLa ve Yaşamımızı oNun KuraLLarına qöRe Sürdürmek Zorunda KaLsakTa...
Yinede vazqeçemiyor insan..Kendinden..Yalanda oLsa Sevdiklerinden..
Ne Kadar öLmeK isTiyoRum Desem De onLar zorLa Yaşamı Sıkıştırıyorlar Kısa ömRüme..
Yaşamalısın , acı ÇekmeLisin , YaLan Dünya'nın Sahteliklerine aLışmaLısın dercesine..

Yeni ßir ßaşLanqıç iSTiyoRuM..
YaLansız ßir Yaşam..
ßu KaranLıK Dünya'ma ßir ışık isTiyoRum..
Azda oLsa öNümü ayDınLaTaßiLeceK ßir ışık..

Ve pes EdiyoRummM !
HayaT !
Senin YaLan DoLu Dünya'na ßeyaz ßayRaK saLLıyoRuM..
ßanada ßu YaLan Dünya'sında yer Var mı ?


KaranLıK , çaResizLiK , yaLnızLıK ve yiTiK ßir Hayatsa ßana veReceqinN..
Hiç YoruLma Daha öNce ßen ßu SeNaryoNuN ßaşroL oyuncusuydum..

Bir hayat dersi...

 İNSANLARI KUSURLARIYLA SEVMEK
Vietnam'da savaştan sonra sonunda evine dönmekte olan bir asker hakkında bir hikaye anlatılır.

San Francisco’dan ailesini aradı :

'anne baba eve dönüyorum ama sizden bir şey rica ediyorum yanımda bir arkadaşımı da getirmek istiyorum' 'memnuniyetle onunla tanışmak isteriz diye cevapladılar' oğulları:

"Bilmeniz gereken bir şey var" diye devam etti. Arkadaşım savaşta ağır yaralandı, bir mayına bastı ve bir kolunu ve bir bacağını kaybetti. Gidecek hiçbir yeri yok, onunda gelip bizimle kalmasını istiyorum. Bunu duyduğuma üzüldüm oğlum belki onun başka bir yer bulmasına yardımcı olabiliriz. Hayır anne baba onun bizimle yaşamasını istiyorum. Oğlum dedi babası bizden ne istediğini bilmiyorsun. Onun gibi özürlü biri bize korkunç bir yük olur, bizim kendi hayatımız var ve bunun gibi bir şeyin hayatımıza engel olmasına izin veremeyiz. Bence bu arkadaşını unutup eve dönmelisin. O kendi başının çaresine bakacaktır. Oğlu o anda telefonu kapattı.Ailesi ondan bir süre haber alamadı. Ama bir kaç gün sonra San Francisco polisinden bir telefon geldi. Oğullarının yüksek bir binadan düşüp öldüğünü öğrendiler. Polis bunun intihar olduğuna inanıyordu. Üzüntü dolu anne baba hemen San Francisco’ya uçtular ve oğullarının cesedini tespit etmek için şehir morguna götürüldüler. Onu tanıdılar ve bilmedikleri bir şey daha öğrenince dehşete düştüler. Oğullarının sadece bir kolu ve bir bacağı vardı. Bu hikayedeki aile de bir çoğumuz gibi.

Güzel olan yada birlikte olmaktan zevk aldığımız insanları sevmek bizim için çok kolay ama bize rahatsızlık veren ya da yanlarında kendimizi rahatsız hissettiğimiz insanları sevmiyoruz. Bizim kadar sağlıklı güzel ya da akıllı olmayan insanların yanından uzak durmayı tercih ediyoruz. Neyse ki bize bu şekilde davranmayan biri var.Biz ne kadar bozulmuş olursak olalım bizi sonsuz ailesinin yanına çağıran şartsız sevgiyle seven biri. Bu gece uyumadan önce insanları olduğu gibi kabul edebilmemiz ve bizden farklı olanlara karşı daha anlayışlı olabilmemiz için gereken gücü vermesi için Allah’a dua edelim. Kalbimizde dostluk adında bir mucize var. Nasıl olduğunu veya nasıl başladığını anlamazsınız. Ama bu özel armağanı bilirsiniz ve dostluğun Allahın en büyük armağanı olduğunu anlarsınız. Gerçekten de dostlar çok nadide mücevherlerdir. Sizi gülümsetip başarmanız için cesaret verirler. Sizi dinlerler ve kalplerini size açmak isterler. Bugün dostlariniza onlarla ne kadar ilgilendiğinizi gösterin. Unutmayin Allah var, problem yok!

uÇuRumN keNRndA bizi iTen rüzgRnda çOk güVenLi deiL ama düşMeMek iÇn TuTuN bAna!











ßen:=(

Photobucket 

Alma Beni Karsına, Kan Karısır Gözyasına. Ben Hayata Tek Geldim Tek Giderim. Bu Dünyada Bir Allah’ı Birde Kendimi Bilirim. Zamanında Sevdiklerimi Tek Tek Silerim. Bu Hayat Benim Istedigim Gibi Yasarım. Deger Vereni Hayatıma Sokar, Vermeyenin Hayatına Sokarım. Bugün Aglar Yarın Susarım. Gözümdeki Her Damla Yasın Hesabını Gün Gelir Sorarım.

Hayatı Tersten Yaşamak

Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş seklidir...

Şüphesiz ki yaşamı tersten yaşamak daha güzel, hatta mükemmel olurdu.

Nasıl mı?

Cami'de uyanıyorsunuz.
Bir tahta sandık içerisinde, herkes karşınızda saf durmuş, iyiliğinize dua
ediyor ve tüm haklar helal edilmiş vaziyette tabuttan doğruluyorsunuz,
yaşlı, olgun, ve ağırbaşlı olarak.

Herkes etrafınızda, büyük bir itibar, iltifatl ar, çocuklar torunlar hepsi
hazır.

Arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz.
Doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor, aylık veya üç ayda bir maaşınızı
alıyorsunuz.

Ne güzel, hazır maaş, hazır ev...

Altmışlı yaslara kadar garanti, huzur içinde yaşıyorsunuz.
Sağlığınız gittikçe düzeliyor, kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz.
Bir gün çalışmak istiyorsunuz ve ise ilk başladığınız gün size hoş geldin
hediyesi olarak bir plaket ve altın kol saati veriyor patronunuz..

Ve genel müdürlük veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir insan
olarak ise başlıyorsunuz.

Herkes karsınızda el pençe divan...

Vücudunuzda da bazı hoşa giden hareketler de başlıyor.
Gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz.

Diğer hormonal aktiviteler artıyor, fevkalade.....aman ne güzel günler
başlıyor...

Derken bir gün patron size artık üniversiteye gitsen daha iyi
olur diyor.

Bu arada babanız ortaya çıkmış, "fazla çalıştın" diyor "artık eve dön, işi
bırak, okumaya basla, harçlığın benden olsun..."

Keyfe bakar mısınız?

Okuduğunuz dersler gittikçe kolaylaşıyor. Ekmek elden, su gölden bir dönem
başlıyor.
Partiler, diskotekler, kızların sayısı artıyor.
Derken anne ve babanız sizi götürüp getirmeye başlı yor, araba kullanma
derdi de yok artık....

Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar, "evde otur, keyfine bak,
oyuncaklarınla oyna" diyorlar.

Mamanız ağzınıza veriliyor, zaman zaman altınızı bile temizliyorlar, hatta
bu durum alışkanlık yaratıyor ve hiç tuvalet kullanmamaya başlıyorsunuz.
Derken anneniz bir gün size süt verme kararını alıyor ve başka bir keyifli
dönem başlıyor.

Mama artık her yerde, her an ve en taze şeklinde hazır.

Bir gün karanlık ılık ve sıcak bir ortama giriyorsunuz. Beslenmek için
ağzınızı açmaya dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor, sıcacık,
yumuşacık, gürültüsüz ve patırtısız bir ortamda yaşıyorsunuz.

Küçülüyor, küçülüyor, ufacık bir hücre halini alıyorsunuz.

Veeeeee...

Günün birinde müthiş keyifli bir geceyle hayatiniz bitiyor...

Can YÜCEL

Bütün Anneler'e!!!!

Burdan bütün annelerin,anne adaylarının hepsinin ANNELER GÜNÜNÜ bütün içtenliğimle kutlarım..
Annesi olmayıpta duygu seline kapılanlar için hayat birgün bitecek ve kutsal kişiyi göreceksiniz!!!Kokusu yetecek size..
Sevgiyle Kalın!!!!!!!!!!

HIRSIN HAYATLA ÖDENEN BEDELİ

"Hırs ile mutluluk birbirlerini hiç görmezler." Benjamin Franklin

ABD'nin New York şehri, trafik yoğunluğu en çok olan dünyanın belli başlı metropollerinden biridir. İşte, New York'un bu oldukça hareketli günlerinin birinde şehrin 5'inci caddesinde yürüyen bir adama bir otomobil hafifçe çarptı. Bu istenmeyen kazada yayaya bir şey olmamıştı. Otomobilin şoförü yayayla konuştu, özür diledi ve iş tatlıya bağlandı. Fakat yaya düştüğü yerden kalkmaya hazırlanıyordu ki, hadiseyi uzaktan görüp gelen bir aklı evvel, düşen adamın yanına gelerek yerinden kalkmadığı takdirde yaralandığını öne sürerek sigortadan hatırı sayılır miktarda para alabileceğini söyledi. Bir anda emeksiz kazanacağı yeşil dolarları gözünün önünde canlandıran adam, paranın cazibesiyle doğrulduğu yerden yeniden arabanın önüne yattı. Araç sürücüsü ise bütün bu olanlardan habersiz, adamın gittiğini düşünüp, bir an önce hadise mahallinden uzaklaşma telaşıyla arabasını çalıştırıp gaza bastı. Bir anlık hırsa kapılan arabanın altındaki adam, daha ne olduğunu bile anlayamadan hırsının bedelini canıyla ödedi.

Hayat'a Dair!!!

Image hosted by Photobucket.com

  
Kimseye değil küskünlüğüm Sadece şiir yazmak istedi canım
Kimseye kırgın değilim kendimden başka
Hem nasıl kızar ki insan
Yemyeşil bir bahar gününe
Bir kar tanesine yada
Nasıl susturur kuş cıvıltısını Nasıl kurutur İçindeki çocuksu sevinci...
Hepsi bu kadardır Gerisi laf kalabalığı
Gerisi anlamsız bir hayat hikayesi
Herkes aynı gözlerle bakar.
Farklı olsa da söylenenler Hep aynı sözler işitilir
 Güneşin sarısına sıkışıp kalır
Yedi ayrı rengi evrenin
Yalancı bir mavinin gövdesine sıkışıp kalır
 Cümle mahlukatı sonsuz denizlerin
Nefes almak Yemek, içmek kadar Sıradanlaştırılmıştır artık her şey
Hiçbir şarkı Hiçbir şiir
Ağlatamaz nasır tutmuş yüreklerimizi
Ağlayan bir çocuk gördüğümüzde
Başka yöne çevirmeye başlarız yorgun başımızı
İlk satırını heyecanla okuduğumuz kitap yarım kalır
Umursamazlık cüzzam illeti gibi Yavaş yavaş dökerken ruhumuzun etlerini
Aşk ve inanç Titreye titreye can verir kapımızda
 Ölüm bile yitirir hüznünü artık
Ve hayat bize kendimizden başka kızacak Hiç kimseyi bırakmaz sonunda
Herkes kendi düş krallığının Acımasız diktatörüdür artık
Ve günden güne yükselir Saklandıkları kalelerin duvarları.
Ve ilk dalgada yıkılınca Kumdan yapılmış kaleleri
 Kendi gerçeğiyle yüzleşir insan
Yani hayat bize küsecek kimse bırakmaz Kendimizden başka...
               

Eksik Hayatlar!!!!

      
            
Image hosted by Photobucket.com
                     
                    
 Hiç aşık olamayanlar aşık olabilenlere göre bir çok şeyi eksik yaşarlar. Ama bence en dokunaklısı , hayatı algılama biçiminin değişebileceği gerçeğini fark etmeden yaşayıp gitmeleridir.
Öncelikler sıralamasının alt üst olabileceğini hiç bilememek bir eksikliktir.
Dehşetli bir korkuyu ve dehşetli bir korkusuzluğu yan yana hiç yaşamamış olmak da öyledir ama , ölümün bile korkutucu olmayabileceği gerçeğini farkına varamamak,
asıl o , epeyce yoksullaştırır hayatı... Aslında aşık olamayanların "eksik yaşama " listesi hayli zengindir ama benim en fazla ilgimi çeken, "bekleme"nin onların hayatında bütünüyle farklı bir anlam taşımasıdır. Hiç aşık olmamış biri, "beklemek" nedir bilmez çünkü !
Kaygı içinde beklemenin büyüsünü hiç tatmamıştır en küçük bir gecikmenin yaratabileceği iç fırtınaların gücünden habersizdir ve yaklaşmakta olan kederleri hissederek birgün ama büyülenmiş gibi kıpırdamadan beklememiştir hiç...     
Bütün ihtimalleri abartarak beklemenin yarattığı duygu karmaşasını da bilemez tabii...  
       
Image hosted by Photobucket.com
En sözüne sadık, en dakik aşığı bile beklerken nasıl endişe duyabileceğini, bekleyişin arkasındaki sonsuz haz ihtimalini, korkuların, umut ve umutsuzlukların saklı olmasının ne demek olduğunu hiç anlayamaz, aşık olmayanlar, ama aşık olanlar bekler...
Ve beklerken oda beklemeyen insanları anlamaz hiç... Tıpkı beklemeyenleri onun gerginliğini anlamadıkları gibi aşık olan için beklemek onun gerçeğidir, bekleyişinin dışındaki herşey onun gerçeğiyle çelişir. Çevresi ile ilişkisi kesilir, sesler usulca uzaklaşmaya başlar, bekleyişi ile arasına girebilecek herşeyden kaçınır.
Bekleyişinin tadını çıkarabilmek için dış dünya ile bütün ilişkisini koparır. Peki hangisi daha çekici gelir size? Bekleme böyle kaygılı ve ağır yaşansa bile, ardından, bütün düğümleri çözebilecek tutkulu bir beden tarafından kurtarılma ihtimalimi daha çekici,
yoksa, hayatın bu cömert bağışını ret ederek aşksız ama kaygısız beklemesiz yaşamak mı ? Hiç aşık olmamak; hiç beklememek,hiç aşk acısı çekmemek demek.
Atilla İLHAN 'ın dediği gibi" İnsan sevdiğini bırakmaz ,sevmek bırakır insanı " bazen !

            

Image hosted by Photobucket.com
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
·±‡İçİmİzDeKi KaRaNlIk!‡±
Bloggum'u nasıl buldunuz????

Güzel!!!
Güzel Değil!!!
Bence Süper!!
Daha İyisini Yapabilirsin!!
Şahane!!
Tam Gohic Blog'u!!
Çok Korkunç Yaaa.=)
Benim Bloggumdan güzel!!
Tek Kelime İle Mükemmel:=)


Şu Andaki Durum
http://wampirsifen.bloggum.com TopOfBlogs
.
Image Hosted by ImageShack.us
Toplist Gothic Toplist by nachtwelten
Locations of visitors to this page