| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Icimizdeki KaranLIK
Blogguma hoşgeldiniz..Sayın ziyareyçilerim..Bu blog bir hobi sitesidir.Satanistlikle uzaktan yakından alakası yoktur.Lütfen bunun bilincine varıpta yorum atınız.Küfürlü yorumları yayımlamıyorum.ßilginize!!Herkese kolay gelsin!!!!
Hêr §ïÿâh Gïÿêñ SA†ANİS† Ø£mâz!!!
_Kayan Başlık Çubuğu

 

SoNsUzLuk ÖnÜmDeYdİ HeP AmA GiDeMeDiM SeNDeN UzaĞa

..::±‡İçİmİzDeKi KaRaNLık!‡±::..

±‡ÖlÜmSüZlÜğÜn En KöTü YaNı SoNsUzA KaDaR SüRmEsİdİr!!‡±

26 "hayat" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"hayat" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

ÜmİtsİzlİĞe DÜŞÜlen Ve İsyan Edİlen Her An İÇİn Hatirlamak Üzere...'

NİYE BEN? DIYEN HERKES İÇİN....

Brenda yamaç tırmanışı yapmak isteyen genç bir kadındı.Bir gün cesaretini toplayarak bir grup tırmanışına katıldı. Tırmanacakları yere vardıklarında, neredeyse duvar gibi dik, büyük ve kayalık bir yamaç çıktı karşılarına. Tüm korkularına rağmen, Brenda azimliydi. Emniyet kemerini takti, ipi yakaladı ve kayanın dik yüzüne tırmanmaya başladı.

Bir süre tırmandıktan sonra, nefeslebilecegi bir oyuk buldu.. Orada asılı dururken, gruptan yukarıda ipi tutan kisi dalgınlığa düşerek ipi gevşetiverdi. Aniden boşalan ip, hızla Branda nın gözüne çarparak lensinin düşmesine neden oldu.Lens çok küçüktü ve bulunması neredeyse imkansızdı. Lens yamacın ortasında bir yerlerde kalmıştı ve Brenda artık bulanık görüyordu. Ümitsizlik içinde Brenda, lensini bulması için Allah'a dua edebilirdi yalnızca. Ve içten içe düşünüp dua etmeye başladı.

"Allahım! Sen bu anda buradaki tüm dağları görürsün. Bu dağlar üzerindeki her bir taşı ve yaprağı bildigin gibi, benim lensimin yerini de biliyorsun. Onu bulmama yardım et."

Patikalardan yürüyerek aşağı indiler. Aşağı indiklerinde, tırmanmak üzere oraya doğru gelen yeni bir grup gördüler.İçlerinden biri "Aranızda lens kaybeden var mi?" diye bağırdı.

Brenda'nın sonradan ögrendigine göre, lensi bir karınca taşıyordu ve karınca yürüdükçe yavasça kayanın üzerinde hareket edip parlayan lens kızların dikkatini çekmisti.

Eve döndüklerinde Brenda lensini nasıl bulduklarını babasına anlatacak ve bir karikatürcü olan babası da ağzıyla lens taşıyan bir karınca resmi çizerek, karıncanın üzerindeki baloncuğa bunları yazacaktı:

"Allahım! Bu nesneyi neden taşıdığımı bilemiyorum. Bunu yiyemem ve neredeyse taşıyamayacağım kadar agır. Ama istedigin sadece bunu taşımamsa, senin için taşıyacağım..."



"BU YÜKÜ NİYE TAŞIYORUM" demeyin.....

Alıntı:http://www.mucurum.com/

 

Hayat...


Hayata hiç isyan etmeyin. Öncelikle şunu kabul edin, hayat adil değil. Hiçbirimiz, hiçbir canlı eşit yaratılmadı. Başımıza gelenler de eşit değil. Önce hayatın adil olmadığını kabul etmelisiniz. İşine akıl erdirebildiğiniz bir Tanrı, Tanrı değildir. "Guguk Kuşu" filminde Jack Nicholson akıl hastanesinde çok ağır bir mermer havuzu kaldırabileceğine dair diğer hastalarla iddiaya girer. Yüklenir ve havuzu kaldırmaya çalışır, kaldıramaz. Diğer hastalar onunla alay ederken bir şey söyler:

"Ben en azından denedim".

Siz gerçekten denediniz mi? Yoksa pencereden hayatı mı seyrediyorsunuz?

Hayata Windows 98'den, Sony 72 ekrandan mı bakıyorsunuz? Oysa hayat hepimizin avuçlarının içinde, Kiminin nasır tutmuş parmaklarında Kiminin boyalanmış ellerinde, Kiminin gömleğinde ki ter kokusunda , Ama hayat her zaman avuçlarımızın içinde. Nasıl istersek, neye karar verirsek hayat orada var. Güneş, her sabah yeniden doğuyor, Gün, her şafakta nice umutlara gebe şekilde ağarıyor ve siz, Eğer isterseniz hayatı bir ucundan yakalama şansına sahipsiniz. Yeter ki gülümseyin Yeter ki bu gün benim günüm diyerek kalkın .

Bu yazıyı içinizdeki çocuktan uzak tutun Zira, siz bu yazıyı okuduktan sonra içinizdeki çocuk, özgürlügüne kavusmak isteyip basiniza dert açabilir.

Bu dünyadaki varliginizin, dostlarinizin var olmasina bagli oldugunu, Bazen bir çiçek yada küçük bir tatli sözle bile kirik bir kalp tamirinin mümkün oldugunu, Özür dilemenin, tesekkür etmenin ve sükretmenin "ERDEM" oldugunu, ASLA UNUTMAYIN. Ve Her sabah uyandiginizda

" BUGÜN YINE ÇOK GÜZELSIN HAYAT HER SEYE RAGMEN..."

demeyi ihmal etmeyin.

Arzu Spaces'den alıntı..

 

ßıkmadınmı??

Hala bıkmadın mı yaşamaqdan kac hayat var elimden kayıp giden .. ardıma baktığımda kaç iz var kendimden ! neden hic bi sey eskisi gbi olmuyor hic bi zaman geri dönüs yok mu yaptıklarından insanın ... bu hayat hep mi bu kadar acımasız olup en soğuk yüzünü gösterecek bizlere. .. sorularıma hep sorularlamı karsılık verecek ? sen ne yaptın ki ne bekliyorsun hayattan dercesine .. bıkmadımı mutsuz edip ağlatmaktan .. bıkmadımı bir bir kurulan umutları bir bir yıkmaktan ? acımasızca ölümü bizlere armağan gibi sunmaktan kurtulus yolu olarak ölümden baska açık kapı bırakmamaktan .. bi gün biter umuduyla yaşayan insanları 'bitecek korkma umudunu yitirme ' seklinde sözlerle avutup arkasından vurup senelerce ağlatmaktan .. bıkmadımı hayatını kararttığı insanları çöp yığını gibi bi kşeye savurmaktan .. ve bir de sen hala bıkmadın mı yaşamaktan ?

manyah.com...

Kan Kaybediyor Hayatım

Suyun ilk ateşle buluştuğu sıcaklığı
Taşıyor sensizlikle kamçılanan şu kalbim
Yaşam ile ölüm arasındaki
O çizgide cambazlık yapıorum bu aralar
Ayağım kayınca çığlıklar,
Düzgün yürüyünce alkışlar kopuyor bi yerlerden
Kan görmek istiyor gözlerim
Ya akmalı derinden yada akıtmalıyım bi yerlerden
Akıtmalıyım bi yerlerden...
Ölüm istiyor bedenim
Ya ölmeliyim yada
Öldürmeliyim ruhsuz bedenleri...
Çığlık istiyor kulaklarım
Ya atmalıyım deriNden yada
Attırmalıyım derinlerden...
Gün ve gün ağlıyor içimdeki çocuk
Gün ve gün kan kaybediyor hayallerim
Ne yapmalıyım bilmiyorum...
Tüm renkler siyah benim için
Artık ne yapsam renkli yaşıyamıyorum
Kan kaybediyor hayatım
Can çekiyor hayallerim
Yaşamak zor geliyor artık....!!!
Alıntıdır:http://www.manyah.com/'dan

Hiç Sormadım...

Hiç sormadım
Kuralları koydular oynadım
Hep kaybettim en baştan başladım
Oynamaktan çok sıkıldım
Hiç bozmadım
Herşeyi zamana bıraktım
Bu bir kabus uyanırım sandım
Hepsi gerçekmiş bak uyandım
Kuralları koyan
Koyduğunu bozan
Nerde bunun ucu
Var mı bunun sonu
Hep içime attım
Ruhum doldu taştı
Sustukça ben hergün
Hayatın tadı kaçtı
Dayanmak çok zor gördüklerime
Artık oyun benim ve var bir istediğim
Tek tek tek tek tek yenerim
Ya da bu oyundan ben giderim
Siz kimsiniz?
Hasta düşünceler ürettiniz
Kendi köşenize çekildiniz
Geçmişi böyle mi sildiniz?...

Yaşama DaiR..

Bir geceyide geride bıraktım tıpkı geçmişim gibi yine karanlığım ve anılarımla baş başayım soğuk odamda düşünüyorum yine…
Düşüncelerim beni bitiriyor adeta bir saplantı haline gelmiş acılarımı hissediyorum her geçen dakika yüreğime bir acı daha saplanıyor sanki bedenimi içten parçalıyorlar içimden yok ediyorlar beni ruhumun acı çığlıklarını duyuyorum hayata isyan edercesine yaşamak istiyor benliğim
Bir et parçası içinde sıkışmış hayata lanet ediyor her gece acılar çekiyor off hergeçen gün biraz daha batıyorum karanlığa acılarım artıyor Can çekişiyor bedenim ölüme bir adım daha yaklaştığımı hissede biliyorum kalbimin atışlarının azaldığını artık haykırmıyor pes edercesine hayattan…
Kan ağlıyor içim bana deli diyin yine hayallerimle oynayın yine dalga geçin ama artık takmıyacam o sahte gülücükler saçan maskeyi bir zamanlar hayata gülen gözlerim insanalra yaklaşan tatlı dilim vardı şimdik ise nefret var sadece içimde…
Neden mi bunları yazıyorum sadece aklımdan geçenleri sizlere yansıtmak istedim insnların gerçek yüzlerini dostluğun aşkın yada daha ilerisinin yalan olduğunu anlatmak istedim sadece… Yanlış hayat doğru yaşanmaz…
Ağlamak istiyorum eskilere geri dönmek istiyorum ama yapamıyorum sanki biri yada bişi beni engelliyor yine yapamadım yine başaramadım ağlamayı bile beceremiyorum kalbim de karanlığın içinde kendini kaybetti artık bana yol gösteren ışığımda yok karanlık bir boşlukta kendimi kaybettim bedenim kurtulmak istiyor ama haykırışlarını kimse duymuyor…
Yaşadığım hayata lanet ediyorum neden mi..!!
Bana böyle acılar yaşattığı için… damarlardımda dolaşan kan bileklerimden akarken sıcaklığı bir an tebessüm etmeme sebep oluyor gömüyorum her şeyi kendimle beraber…
Senden sonra hiç bişiye inancım kalmadı ne deliliğim kaldı nede yaşama sevincim… sen yokken daha güzeldi…

Ağlamak Çözüm mü?

Gözlerimin ne kadar uzağa daldığı bilmediğim bir anda

İki kuş kondu önümdeki soğuk cama

Biri diğerine baktı ve ağladı

Diğeri küçük ayaklarıyla döndü ve bakmadı

Ağlayan gökyüzüne baktı ve yağmur yağdı birden

Diğeri aldırmadı ıslanmamak için sıçradı aniden

Yağmurda ağlayan kuş yere baktı ve sonra diğerine

Diğeri yere baktığını gördü ama özgürlüğü gördü ileride

Sonra yan pencereden biri çıktı ve ağlayan kuşu alırken

Diğeri uçtu ileri dağlara doğru özgürlüğü ciğerlerine çekerken

Ağlayan kuş esir oluyordu işte diğeri gözden kaybolurken...

Bazen ağlamak da çözümdür , bir yere sıkışıp yüzünü kapatmakta ama bu çözümler sadece kendinedir.Hayatta değişen bir şey olmayacak...

Küçük kız

Her gün ki gibi kalkıyorum yatağımdan
Kırık,dökük aynamın karşısına geçiyorum
Ama aynadaki ben , ben değilim
Arkaya dönüp baktığımda yıkılan hayallerimle bitip giden küçük bir kız var.
Terk ediyor işte.
Hiç arkasına bakmadan.
Ruhuma bir şeyler dokunuyor.
Can çekişiyorum.
Sanki ölüyorum.
Nefesim kesiliyor.
O giden küçük kıza gel diyorum.
Sesim çıkmıyor
Bir karabasan çökmüş hayallerime…
Küçük kız geri gelmiyor.
Seslendim duymadı …
Ağladım görmedi…
Gitti…
Ardına bir kez bile bakmadan …

alıntı:http://violinista.blogcu.com/

HayaTa Beyaz Bir BayraK SallıyoRuM!

HayaTa ßeyaz ßir ßayRaK saLLıyoRuM
Tüm YaLanLarıNa , Tüm KötüLükLerine RaqMen..
isTemeden de oLsa qeLdiqiMiz ßu Dünya'da yiNe isTemeden yaşıyor oLsaK Da HayaTı Kendi KuraLLarıyLa ve Yaşamımızı oNun KuraLLarına qöRe Sürdürmek Zorunda KaLsakTa...
Yinede vazqeçemiyor insan..Kendinden..Yalanda oLsa Sevdiklerinden..
Ne Kadar öLmeK isTiyoRum Desem De onLar zorLa Yaşamı Sıkıştırıyorlar Kısa ömRüme..
Yaşamalısın , acı ÇekmeLisin , YaLan Dünya'nın Sahteliklerine aLışmaLısın dercesine..

Yeni ßir ßaşLanqıç iSTiyoRuM..
YaLansız ßir Yaşam..
ßu KaranLıK Dünya'ma ßir ışık isTiyoRum..
Azda oLsa öNümü ayDınLaTaßiLeceK ßir ışık..

Ve pes EdiyoRummM !
HayaT !
Senin YaLan DoLu Dünya'na ßeyaz ßayRaK saLLıyoRuM..
ßanada ßu YaLan Dünya'sında yer Var mı ?


KaranLıK , çaResizLiK , yaLnızLıK ve yiTiK ßir Hayatsa ßana veReceqinN..
Hiç YoruLma Daha öNce ßen ßu SeNaryoNuN ßaşroL oyuncusuydum..

Bir hayat dersi...

 İNSANLARI KUSURLARIYLA SEVMEK
Vietnam'da savaştan sonra sonunda evine dönmekte olan bir asker hakkında bir hikaye anlatılır.

San Francisco’dan ailesini aradı :

'anne baba eve dönüyorum ama sizden bir şey rica ediyorum yanımda bir arkadaşımı da getirmek istiyorum' 'memnuniyetle onunla tanışmak isteriz diye cevapladılar' oğulları:

"Bilmeniz gereken bir şey var" diye devam etti. Arkadaşım savaşta ağır yaralandı, bir mayına bastı ve bir kolunu ve bir bacağını kaybetti. Gidecek hiçbir yeri yok, onunda gelip bizimle kalmasını istiyorum. Bunu duyduğuma üzüldüm oğlum belki onun başka bir yer bulmasına yardımcı olabiliriz. Hayır anne baba onun bizimle yaşamasını istiyorum. Oğlum dedi babası bizden ne istediğini bilmiyorsun. Onun gibi özürlü biri bize korkunç bir yük olur, bizim kendi hayatımız var ve bunun gibi bir şeyin hayatımıza engel olmasına izin veremeyiz. Bence bu arkadaşını unutup eve dönmelisin. O kendi başının çaresine bakacaktır. Oğlu o anda telefonu kapattı.Ailesi ondan bir süre haber alamadı. Ama bir kaç gün sonra San Francisco polisinden bir telefon geldi. Oğullarının yüksek bir binadan düşüp öldüğünü öğrendiler. Polis bunun intihar olduğuna inanıyordu. Üzüntü dolu anne baba hemen San Francisco’ya uçtular ve oğullarının cesedini tespit etmek için şehir morguna götürüldüler. Onu tanıdılar ve bilmedikleri bir şey daha öğrenince dehşete düştüler. Oğullarının sadece bir kolu ve bir bacağı vardı. Bu hikayedeki aile de bir çoğumuz gibi.

Güzel olan yada birlikte olmaktan zevk aldığımız insanları sevmek bizim için çok kolay ama bize rahatsızlık veren ya da yanlarında kendimizi rahatsız hissettiğimiz insanları sevmiyoruz. Bizim kadar sağlıklı güzel ya da akıllı olmayan insanların yanından uzak durmayı tercih ediyoruz. Neyse ki bize bu şekilde davranmayan biri var.Biz ne kadar bozulmuş olursak olalım bizi sonsuz ailesinin yanına çağıran şartsız sevgiyle seven biri. Bu gece uyumadan önce insanları olduğu gibi kabul edebilmemiz ve bizden farklı olanlara karşı daha anlayışlı olabilmemiz için gereken gücü vermesi için Allah’a dua edelim. Kalbimizde dostluk adında bir mucize var. Nasıl olduğunu veya nasıl başladığını anlamazsınız. Ama bu özel armağanı bilirsiniz ve dostluğun Allahın en büyük armağanı olduğunu anlarsınız. Gerçekten de dostlar çok nadide mücevherlerdir. Sizi gülümsetip başarmanız için cesaret verirler. Sizi dinlerler ve kalplerini size açmak isterler. Bugün dostlariniza onlarla ne kadar ilgilendiğinizi gösterin. Unutmayin Allah var, problem yok!
ßu Site Gothic Tarzını ßelirleyen Ya Da Kendini Burda Bulmak İsteyenler İçin Kurulmuştur. Her Hakkı Saklıdır.Site Yazıları Blog Sahibine Ait Değildir.Alıntı Ya Da Çalıntı Yaparken Yazının Altındaki Kaynak Linkini Veya Yazılmış Olan Telif Sahibinin Adını Vermeyi Unutmayınız.Emeğe Saygı Lütfen.
Copyright © 2007 - 2009
Designed by ±†WamqireS†±
İçimizdeki Karanlık
http://wampirsifen.bloggum.com
Toplist Gothic Toplist by nachtwelten
Locations of visitors to this page