Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Image and video hosting by TinyPic _Kayan Başlık Çubuğu

 

SoNsUzLuk ÖnÜmDeYdİ HeP AmA GiDeMeDiM SeNDeN UzaĞa

..::·±‡İçİmİzDeKi KaRaNlIk!‡±::..

·±‡ÖlÜmSüZlÜğÜn En KöTü YaNı SoNsUzA KaDaR SüRmEsİdİr!!‡±

Blogguma hoşgeldiniz..Sayın ziyareyçilerim..Bu blog bir hobi sitesidir.Satanistlikle uzaktan yakından alakası yoktur.Lütfen bunun bilincine varıpta yorum atınız.Küfürlü yorumları yayımlamamaktayım bilginize!!Herkese kolay gelsin!!!!
15 tane "yaşam" etiketli yazı bulundu (sayfa 1)"yaşam" tagli diger ogeler resimler , videolar

Yaşayan Bir Ölünün Aşk Hikayesi.

 Dün gece yine göz pınarlarımdaydı aşk...

Yine süzüldü gözlerimden sana dair hüzünler.

Eski günler geldi aklıma, aslında çokta geçmişte kalmayan,

Üzerini bir türlü örtemediğim, kapadığımda ardından yine açılan bir dizi hüzün...

Birkaç damla süzüldü yine gözlerimden.

Yine seni yazdım, beni, terk edilişleri, hiç oluşları,

Sonra ölümden bahsettim;

Ama bu öyle senin bildiğin ölümlerden değildi.

Sana söylediğimde senin tepkisiz kaldığın ölümden bahsettim.

Sen bilmezsin...!

Nefes almazsın aslında, etrafındaki herkes için yaşıyorsundur

Fakat aslında bir ölüsündür.

Anlamaya çalışma hiç, çözemezsin.

Okumazsın da zaten.

Zorla okutmaya çalışsam da iki kelimede tıkanır cümlelerin.

Daha ileriye gidemezsin.

İşte yine okumayacağın, aslında umrunda bile olmayan bir yazı daha yazdım dün gece.

Senden habersiz...

Zaten haberin olmasını da istemezsin,

Çünkü seni, beni, bizi anlatıyor desem de yine anlamadığını söylersin nasılsa.

Bu kadar mı bi habersin aşktan?

Benim yoluna canımı adamaktan çekinmediğim aşk,

Senin için bu kadar mı anlamsız?

Yüreğin hiç konuşmaz mı seninle,

Peki, sen denedin mi hiç yüreğinle dertleşmeyi?

Söylesene sevgili, ne zaman küstün yüreğinle?

En umutsuz anlarımda yüreğimle dertleştim ben.

Senin kırdığın zamanlarda ise ben sardım kırıklarını yüreğimin.

İşte, dün gece yine gözlerimdeydi aşkımız,

Yaşayan bir ölünün aşk hikayesini yazdım dün gece sana.

Ama sen bilmezsin, anlamazsın...


**ALINTI**
serce: blogcu

İki çizgi arasında yaşamakk

Hayatının bir yerinde öylece kalırsın bazen , ne geri gidebilirsin nede ilerisi vardır gideceğin.Öyle durup seyredersin sanki bir yönetmenin çektiği filmi izler gibi..Oyuncular sürekli değişir senaristi meçhul..bir cambaz gibi yürümüşsündür ,hayatının kısalı ,uzunlu yollarında.bir yerde küçücük bir yerinde parmak şıklatması gibi bir zaman da düşünürsün sadece sen durmuşsundur, herşey devam eder ve hayat pencerelere bölünmüştür o an pencerelerde başlar senaryolar ,her oyuncun rolu bellidir...kavgalar,sevişmeler,doğumlar,ihanetler, yalnızlıklar,cinayetler,uyuşturucular,intiharlar, eğlenceler,daha niceleri yaşanır ve sen, senn seyredersin , ağlayarak,tiksinerek,acıyarak,kızarak,korkarak şaşkınlık içinde olanları izlersin bitsin artıkk!..! bitsin desende bitmez hiçbiri,ne sen değiştirebilrsin hayat denen senaryoyu , ne senarist senaryonun akışını değiştirir senin için.
Bir cambaz gibi yürürsün korkuyla tetikte, çünkü gelecek yoktur oan ,, geriye dönüş yoktur!!.. uzun bir ip ve sen ortadasın elinde değneğin dengeyi sağlamaya çalışırsın, ama denge işte dengeyi sağlamak bütün mesele,,yönetmen kamera stop!!... der, ve sen durursun ''meçhul'' senarist hangi rolü yazmıştır kimbilir senin için ..dengen bozulur ve o an ayakta kalmaya çalışırsın yalpalarsın dalgalar gibi, dibede vurabilirsin alaborada olabilirsin çaresizz ,oynayacaksın rolünü ve uyacaksın senaryoya ve kamera der yönetmen yeniden başlarsın kaldığın yerden rolüne alışırsın artık ,gördüklerine de şaşırmazsın, bir adam bıçaklanıyorken kaçarsın, bir kadın dayak yerken yürür gidersin bir çocuk ekmek çaldığı için tutuklanırken, umursamazsın sende tükürürsün yazık sana dersin ekmek çalmaya utanmıyorsun, sonrada dansözlü içki masalarında hayat pazarlığı yapanlara kölelik edersin , pardon ''itlik'' ama rol gereğidir itlik bile...
Susarsın hep susmaktır artık senaryodaki senin yeni rolün...Aşklar kiralanır tek gecelik, sevgileri beş kuruşa harcarsın, umutlar şans oyunlarına katlanır, hayaller alkole değiş tokuş yapılır ve çocuklar sokaklara atılır... Sonra hergün tekrarlanır aynı senaryo değişik biçimlerde .. etin acır kanın donar damarlarında, kamera stop!! ..zamanı geldiğinde durursun yine, öylece çaresiz..sıranı beklersin birdahaki rolüne kadar bilmeden hangi rolü oynayacağını..

İnadına Yaşamak!!!

Aşk!!!

Kim bilebilir ki ; yaşam ile ölüm arasındaki farkı ? Tekrar umut beslemek, yaralı kalmış kalbin sevgisine ve son bir kez bakıp maziye, niye sevdim mi demektir ? " AŞK " yarım yamalak bir su kenarı olgusu değil, o suyu dahi içinde bulunduran duygudur. Seversin her an aşkı ve sevgiyi karşılıksız olsa dahi. Öylesine vurur ki kalpleri ; duramaz rüzgarı karşısında en çılgın ve vurdum duymaz asi. Bunun adı " AŞK " başı da sonu da siler ezberi...
Kurtuluş : Sev lakin Aşık olma
Kaçış : Kendi düşen ağlamaz
Ve son söz : Aşk acıdır , Sevgi Tatlı , Aşk için ölünür, Sevgi için yaşanır..

Not:Alıntı!

Hayat'a Dair!!!

Image hosted by Photobucket.com

  
Kimseye değil küskünlüğüm Sadece şiir yazmak istedi canım
Kimseye kırgın değilim kendimden başka
Hem nasıl kızar ki insan
Yemyeşil bir bahar gününe
Bir kar tanesine yada
Nasıl susturur kuş cıvıltısını Nasıl kurutur İçindeki çocuksu sevinci...
Hepsi bu kadardır Gerisi laf kalabalığı
Gerisi anlamsız bir hayat hikayesi
Herkes aynı gözlerle bakar.
Farklı olsa da söylenenler Hep aynı sözler işitilir
 Güneşin sarısına sıkışıp kalır
Yedi ayrı rengi evrenin
Yalancı bir mavinin gövdesine sıkışıp kalır
 Cümle mahlukatı sonsuz denizlerin
Nefes almak Yemek, içmek kadar Sıradanlaştırılmıştır artık her şey
Hiçbir şarkı Hiçbir şiir
Ağlatamaz nasır tutmuş yüreklerimizi
Ağlayan bir çocuk gördüğümüzde
Başka yöne çevirmeye başlarız yorgun başımızı
İlk satırını heyecanla okuduğumuz kitap yarım kalır
Umursamazlık cüzzam illeti gibi Yavaş yavaş dökerken ruhumuzun etlerini
Aşk ve inanç Titreye titreye can verir kapımızda
 Ölüm bile yitirir hüznünü artık
Ve hayat bize kendimizden başka kızacak Hiç kimseyi bırakmaz sonunda
Herkes kendi düş krallığının Acımasız diktatörüdür artık
Ve günden güne yükselir Saklandıkları kalelerin duvarları.
Ve ilk dalgada yıkılınca Kumdan yapılmış kaleleri
 Kendi gerçeğiyle yüzleşir insan
Yani hayat bize küsecek kimse bırakmaz Kendimizden başka...
               

Eksik Hayatlar!!!!

      
            
Image hosted by Photobucket.com
                     
                    
 Hiç aşık olamayanlar aşık olabilenlere göre bir çok şeyi eksik yaşarlar. Ama bence en dokunaklısı , hayatı algılama biçiminin değişebileceği gerçeğini fark etmeden yaşayıp gitmeleridir.
Öncelikler sıralamasının alt üst olabileceğini hiç bilememek bir eksikliktir.
Dehşetli bir korkuyu ve dehşetli bir korkusuzluğu yan yana hiç yaşamamış olmak da öyledir ama , ölümün bile korkutucu olmayabileceği gerçeğini farkına varamamak,
asıl o , epeyce yoksullaştırır hayatı... Aslında aşık olamayanların "eksik yaşama " listesi hayli zengindir ama benim en fazla ilgimi çeken, "bekleme"nin onların hayatında bütünüyle farklı bir anlam taşımasıdır. Hiç aşık olmamış biri, "beklemek" nedir bilmez çünkü !
Kaygı içinde beklemenin büyüsünü hiç tatmamıştır en küçük bir gecikmenin yaratabileceği iç fırtınaların gücünden habersizdir ve yaklaşmakta olan kederleri hissederek birgün ama büyülenmiş gibi kıpırdamadan beklememiştir hiç...     
Bütün ihtimalleri abartarak beklemenin yarattığı duygu karmaşasını da bilemez tabii...  
       
Image hosted by Photobucket.com
En sözüne sadık, en dakik aşığı bile beklerken nasıl endişe duyabileceğini, bekleyişin arkasındaki sonsuz haz ihtimalini, korkuların, umut ve umutsuzlukların saklı olmasının ne demek olduğunu hiç anlayamaz, aşık olmayanlar, ama aşık olanlar bekler...
Ve beklerken oda beklemeyen insanları anlamaz hiç... Tıpkı beklemeyenleri onun gerginliğini anlamadıkları gibi aşık olan için beklemek onun gerçeğidir, bekleyişinin dışındaki herşey onun gerçeğiyle çelişir. Çevresi ile ilişkisi kesilir, sesler usulca uzaklaşmaya başlar, bekleyişi ile arasına girebilecek herşeyden kaçınır.
Bekleyişinin tadını çıkarabilmek için dış dünya ile bütün ilişkisini koparır. Peki hangisi daha çekici gelir size? Bekleme böyle kaygılı ve ağır yaşansa bile, ardından, bütün düğümleri çözebilecek tutkulu bir beden tarafından kurtarılma ihtimalimi daha çekici,
yoksa, hayatın bu cömert bağışını ret ederek aşksız ama kaygısız beklemesiz yaşamak mı ? Hiç aşık olmamak; hiç beklememek,hiç aşk acısı çekmemek demek.
Atilla İLHAN 'ın dediği gibi" İnsan sevdiğini bırakmaz ,sevmek bırakır insanı " bazen !

            

Image hosted by Photobucket.com

Yabancı:=(

Yabancı:=(img172/8008/1406ma6.jpg

Küçük bir çocuktum sadece.. her gece başka bir dünyanın sabahına uyanacağını sanarak gözlerini kapayan..
Minik bir soluktum öylece.. her sabah aynı evin aynı duvarına bakarak gözlerini açan..
Tuhaf bir umuttum sadece.. her gece yastık altı ağlayan..
Masum bir buluttum öylece.. şehrin pisliğinde maviliğini beyazlığını unutan..
Suskun bir sorundum sadece.. beyazın her tonunu siyahlara boyayan..
Silik bir ümittim öylece.. acılara boğulursam nefesim kesilir ölürüm sanan..
küçüktüm çocuktum miniktim soluktum tuhaftım umuttum masumdum buluttum suskundum sorundum siliktim ümittim..
büyüdüm büyütüldüm mecbur bırakıldım koştum koştum koştum soluksuz kaldım sıradanlaştım umutsuzlaştım kirlendim yağdım yağdım yağdım konuştum çözüldüm kesinleştim ümitsizdim..
anladım..
büyümek koşmaktı
mecburen koşmaktı
koşmak nefessiz kalmaktı
nefessiz kalmak sıradanlara özgüydü
sıradanlar umutsuzdu
umutsuzlar kirlenmişti
kirlenenler dolup taşıp yağmıştı
yağdıkça konuştular
konuştukça çözüldüler
kelimeleri gittikçe kesinleşti
keskin kelimeler ümitlerini yıktı
yok oldular hepsi
ve adına "HAYAT" dediler bunun..

Korkarak yaşıyorsan:=(

Öyle bir hayat yaşadım ki;
Cenneti de gördüm cehennemi de

Öyle bir aşk yaşadım ki,
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.

Bazıları seyrederken hayatı en önden
Kendime bir sahne buldum oynadım.

Öyle bir rol vermişler ki;
Okudum, okudum anlamadım.

Öyle bir hayat yaşadım ki;
Son yolculukları erken tanıdım

Öyle çok değerliymiş ki zaman
Hep acele etmem bundan anladım.

Kendi kendime konuştum bazen evimde
Hem kızdım, hem güldüm halime.

Sonra dedim ki,
Söz ver kendine!

Denizleri seviyorsan,
Dalgaları da seveceksin.

Sevilmek istiyorsan,
Önce sevmeyi bileceksin.

Uçmayı seviyorsan,
düşmeyi de bileceksin

Korkarak yaşıyorsan,
Yalnızca; hayatı seyredersin...


Şebnem Ferah

HAYAT NEDİR???

Hayat çetele tutmak değildir.
Seni kaç kişinin aradığı, kiminle çıktığın, kiminle evli olduğun demek de değildir.
Kimi öptüğün, hangi sporu yaptığın veya kimlerin seni sevdiği de değildir.
Hayat ayakkabıların, saçın, derinin rengi, nerede yasadığın veya hangi okula gittiğin de değildir.
Aslında hayat, notlar, para, giysiler, girmeyi başardığın ya da başaramadığın okullar da, çalıştığın isler de değildir. Hayat çok arkadaş sahibi olmak ya da yalnız olmak, kabul görmek yada görmemek de değildir. Hayat bunlar değildir.
Hayat kimi sevdiğin ve kimi incittiğindir.
Kendin için neler hissettiğindir. Güven, mutluluk ve şefkattir.
Arkadaşlarına destek olmak ve nefretin yerine sevgiyi koymaktır.
Hayat kıskançlığı yenmek, önemsemeyi öğrenmek ve güven geliştirmektir.
Neler söylediğin ve ne demek istediğindir, söylediklerinin arkasında durmandır. İnsanların sahip olduklarını değil, kendilerini olduğu gibi görmektir.
Her şeyden önemlisi, hayatını başkalarının hayatını olumlu yönde etkilemek için kullanmayı seçmektir.
İşte hayat, bu seçimlerden ibarettir.

TIKANIP KALDIĞINDA HAYAT

Bir yerlerde tikanip kaldiginda hayat, soluk almak güçlestiginde,

Yüregin susup, mantigin sürüklemeye basladiginda ayaklarini,

Daglara dönmeli yüzünü insan.

Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüregini ferahlatacak;

Yeni insanlarla 'tanismali, yeni kesifler yapacak....

Hep isteyip de, bir gün yaparim diye erteledigi ne varsa, Gerçeklestirmeyi denemeli!

Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklastigini; zamanin bir nehir,

Kendisinin bir sal olup da, O dursa da yolculugun devam ettigini anlamali.

Bas döndürücü bir hizla geçiyorsa birbirinin ayni günler,

Her aksam ayni can sikintisiyla eve giriliyorsa,
Degistirmeye çalismali bir seyleri;

Küçük seylerle baslamali belki; örnegin, bir kaç durak önce inip

Servisten, otobüsten; yürümeli eve kadar, yüregine takmali günes gözlüklerini;

Gördügünü hissedebilmeli!

Sagligini kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce,

Degerli olabilmeli hayat!

Illa büyük acilar çekmemeli, küçük mutluluklari fark etmek için!

Baskasinin yerine koyabilmeli kendini;

Aglayan birine "gül", inleyen birine "sus" dememeli!

Aglayana omuz, inleyene çare olabilmeli!

Su adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamali; Sevgisiz, soysuz kalarak!

Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,
Derin bir soluk alip, hapsetmeli kokusunu içine...

Günesin dogusunu seyretmeli arada bir, seher yeli oksamali saçlarini...

Karda, yagmurda; sevincine, coskusuna; firtinada boranda; Öfkesine, isyanina ortak olabilmeli doganin!

Bir çocugun ilk adimlarinda umudu; bir gencin düslerinde gelecegi;

Bir yaslinin hatiralarinda geçmisi görebilmeli! Çalismadan basarmayi, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu Olmayi beklememeli!

Ama küçük, ama büyük; her hayal kirikligi, her aci; Bir firsat yasamdan yeni bir seyler ögrenebilmek için; kaçirmamali!

Çünkü; hiç düsmemissen, el vermezsin kimseye kalkmasi için, hiç Çaresiz kalmamissan, dermani olamazsin dertlerin; aglamayi bilmiyorsan, Nesesizdir kahkahalarin;

Merhaba dememissen, anlamsizdir elvedalarin...

Ne, herkesi düsünmekten kendini, ne; kendini düsünmekten herkesi unutmamali!

Bilmeli; çok kisa oldugunu hayatin; hep vermek ya da hep almak için...

Sadece, anlatacak bir seyleri oldugunda degil,
Söyleyecek bir sey bulamadiginda da dinleyebilmeli!

Akli ve kalbiyle katilabilmeli sohbetlere...
Hafizasi olmali insanin; hiç degilse, ayni hatalari, ayni bahanelerle tekrarlamamasi için!

Sorulari olmali, yanitlari bulmak için bir ömür harcayacak! Dostlari olmali, ruhunun ve zihninin sinirlarini zorlayacak!

Herkese yetecek kadar büyük olmali sevgisi;
Ama, kapasitesi sinirli olmali yüreginin ki, hakkini verebilsin sevdiklerinin;

Zaman bulabilsin; Bir tesekkür, bir elveda için...

Yasam dedikleri bir sinavsa eger; Asla vazgeçmemeli sevmek ve ögrenmekten;

Ama, herkesi sevemeyecegini de her seyi bilemeyecegini de fark edebilmeli insan!

Tipki, her seye sahip olamayacagi gibi...

Zamanin ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayati...!
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
·±‡İçİmİzDeKi KaRaNlIk!‡±
Bloggum'u nasıl buldunuz????

Güzel!!!
Güzel Değil!!!
Bence Süper!!
Daha İyisini Yapabilirsin!!
Şahane!!
Tam Gohic Blog'u!!
Çok Korkunç Yaaa.=)
Benim Bloggumdan güzel!!
Tek Kelime İle Mükemmel:=)


Şu Andaki Durum
http://wampirsifen.bloggum.com TopOfBlogs
.
Image Hosted by ImageShack.us
Toplist Gothic Toplist by nachtwelten
Locations of visitors to this page