Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Image and video hosting by TinyPic _Kayan Başlık Çubuğu

 

SoNsUzLuk ÖnÜmDeYdİ HeP AmA GiDeMeDiM SeNDeN UzaĞa

..::·±‡İçİmİzDeKi KaRaNlIk!‡±::..

·±‡ÖlÜmSüZlÜğÜn En KöTü YaNı SoNsUzA KaDaR SüRmEsİdİr!!‡±

Blogguma hoşgeldiniz..Sayın ziyareyçilerim..Bu blog bir hobi sitesidir.Satanistlikle uzaktan yakından alakası yoktur.Lütfen bunun bilincine varıpta yorum atınız.Küfürlü yorumları yayımlamamaktayım bilginize!!Herkese kolay gelsin!!!!
7 tane "zaman" etiketli yazı bulundu "zaman" tagli diger ogeler resimler , videolar

Zaman!!!!!!!!!!

Bazen kimsesizdir insan, yapayalniz.. kendi kendinedir, dinler sadece kendini icli bir turku gibi, huzunlenir bazen kendine, bazen susar..Bazen kizar insan bindirir sessizligi bir gemiye gonderir uzaklara bazen dalgadir o, bagirir, hircindir.. Hayati dusunuyorum soyle uzun uzun ucsuz bucaksiz bir deniz gibi geliyor bazen, bazen korkutuor insani aliyor kendini kendinden.. dusunme diorum kendime olmuo bazi seylere goz yummakta zor gelio.. hayati dusundugun kadar olumude dusunmesi gerektigini unutur insan hep.. dikmeli gozlerini tam ustune bunun karsisina gecip ayna misali taramali sacini bakmali once ona, sonra icindeki kendine.. yokmu diye bagirsam bu hayattaki yerimi tam olarak soyleyen bana ? belkide benim bunun cevabini verecek sadece ince bir cizgi ustunde..

bekledigini bulamadigin yani alamadigin umutsuz bir umidin icine sizan bulanik bi suyun tum renkleri kahverengi yaptigi gibi bazen kendini bilememek.. bazen ac kalmak gibi bazen susmak bazen susamak gibi..kendini sokmalisin kendi makinene, gostermeli tum icini sana gormelisin icinde organ die nitelendirdigin bazisina can bazisina kalp dedigin kisilerin tam yerini.. kendim kasik kasik alip doktum yuregime sanki o bulanik suyu yaptim herseyi kahverengi sanki sonra kaldirdim kafami karsisindayim aynanin yani olumle hayatin tam arasinda yani kendimin karsisinda.. denkleme benzemiyo soyledigim karisik gelmesin yok bunda x y , bilmelisin sadece hayatla olum arasinda neyin nekadar hangi renkte olmasi gerektigini yani sadece senin oldugunu.. okadar kimsesizki bazen sozcukler belki yerzune semadan dusen damlaciklarin sayisi belki denizdeki kumlar kadar ama bazen okadar yetersizki bunlar..Baslarsin yanyana koymaya onlari bir tren misali vagonlar gibi degilmidir sozcukler, bakis icindeki dalis degilmidir.. bu yuzden anlatamaz herseyi insan yasadigi, bu yuzden susar bazen..

Anlatmaya calismak biseyleri birilerine anlatmaya calismak bazen erdemdir bazen umut, sahip olmasi gerekiyor karsindakinin anlayacak duyulara, algilama yetenegi olmasi lazim birazda simdi oldugu gibi yalin bi anlatimin bari karsisina dikilebilmeli, sozcuklere sevdirmeli kendini carpmamali onlar bi duvar misali kucuk cok kucuk bir et parcasina ve ardindan yuvarlanmamali ufacik bir kar topu gibi asagiya.. bakmalisin sen anlatirken bakmalisin sevdimi sozcukler karsidakini yoksa yuvarlaniyormu durmalisin hemen, eger yuvarlaniyorsa kaybetmemelisin zaman onlari savurarak saga sola.. bazen kalp giriyor devreye yok diyorsun kaybedicem zaman harcayacagim bunun icin ama sonu bir karincanin sonu gibi hep husran hep husran..Hayata uzun bi yolculuk derler bence cok kisa uzun kavrami degisir bence, yada insanin daha uzununun olup olmadigindan emin olmasi gibi.. gerek yok bu hayatta anlamayacak birine bisey anlatmaya belki sonra anlar diye saatlerce gunlerce susmaya… cek kendini son kez harca zaman kendine ama son kez ve bitir kendini ters ters yurutmeyi.. yuzun ileriye donuk ileriyi gorebiliyorken terse gitmek ne derce dogru nederce gerekli bu hayatta hangisinin karsiligi gelir saniyosun susma sakin susma biri biseyi belki anlar die sakin susma bu kendin bile olsa susma bas kendine kalayi..tekrar dusun hayatla olumu sole bak arasina inan iki kisi sigmaz oraya sen varsin sadece…

                                                                                                 ALINTI

Zaman:=(

 

 
Photobucket
Unuturuz tutkuları ve sesleri unuturuz.
Size yoksul insanların sözcüklerini en düsük sesle söyleyenleri
Fazla gecikmeyen, her seyden önemlisi fark etmeyen sogugu
Zamanla ...

Geçer, her sey geçip gider
Zamanla ...
Ve çatlamak üzere olan atlar gibi beyazlamıs hissederiz
Ve kaderin yatagında buz tutmus gibi hissederiz
Ve belki yapayalnız ama kederli hissederiz
Ve kayıp yıllarla yanıldıgımızı hissederiz
Demek ki gerçekten
Sevilmeyiz artık, Zamanla ...

VAKTİ GELMİŞTİR:=(

Yüzün gülerken yüreğin kan ağlıyorsa

Göz yaşların hiç dinmiyorsa

Gözünden sakındığın dönüp bakmıyorsa

Vakti gelmiştir bu dünyadan gitmenin

Dönmüyorsa yolunu beklediklerin

Terk etmişse tüm sevdiklerin

   Kalmamışsa kimsenin yanında kıymetin

Vakti gelmiştir son elvedayı demenin

Kalmak gitmekten zor geliyorsa

Yüreğinde acan sol gül de soluyorsa

Aldatılıp kandırılmak ölümden acı geliyorsa

Vakti gelmiştir bu dünyadan gitmenin

Daddy 43

24.10.2007

sevmekse bu Uğur'da nefesin kadar kısa..:=(

zamansız bir sancı sızıyor yüreğimin çatlaklarından.. parmak uçlarım uyuşuyor önce; sonrası yok dünlerim misali çekip gidişine.. sapkın tebessümler takınıyor suratıma hüzün; sana bakarken gözlerim yaş; bense yüzsüzün.. anlık düşler kırılıyor; sol yanımı belirsizlikler sarıyor; gözlerimin camlarını bulutlar kaplıyor; içim intizar sana kanıyor.. alacağın olsun bizi sokaksız şehirlerde bıraktın; ayaklarımıza çamur yüreğimize kan sürüp izini bıraktın.. şimdi git.. izin veriyor sevmem bir başkasını sevmene.. sakın ağlama; zamanı gelince ardından bakıp dünlere; iç çekip hevesle hiç unutamadığın hatıra düşlere.. bir başkası uyurken sana bakıp; saatlerini senin anına satıp; huzuruna erebilecek mi adı sen yakarışların sanki.. sanki sen bir bahar; çiçeksiz kalmış ağaç misali; utanıcakmısın vefasızlığına.. yüzüne haykırsam defalarca ihanetini.. şimdi herkes kendine bencil bu şehirde.. her aşkın kendi hikayesi saklı öksüz yüreklerde.. şimdi her seni seviyorumun ardında sahte bir tebessüm var şimdi her aşığın aklında şehvet dolu bir an var şimdi tüm yaşananlar yarına kadar dünlerse içi boş koca yalanlar.. hadi git farklı yüreklere aynı yalanı fısılda.. SeVmEkSe Bu UğUr'Da NeFeSiN kAdAr KıSa..

Çekilmek Vaktidir..:=(

 

Çekilmek vaktidir... Biteviye bir medcezir yaşamak bizim gibiler için; kumsalda kalakalan denizyıldızları terkedip gittiğimiz hayallerimiz...

Savaşmak gerekir elbet, hiç bıkmadan usanmadan didişmek, koparabildiğini kopartmak lazım gelir hayattan, koparabildiklerinle yetinmemek her yenilgiden sonra yineden ayağa kalkıp, bir daha saldırmak gerekir o binbir gözlü, yüz bin kollu dişsiz canavara; kabul. Yenilmeyi de bilmek gerek gel gör ki. Yenilip, yenilgiyi sindirerek, sessizce kabullenmek. Geriye kalan neyse senden, kendim dediğin o şeyden, dökülüp saçılanları da toplayıp karanlıkta el yordamıyla, yaralarını sarmayı bilmek de gerekmiş yeniden, hiç yoktan dizlerinin üzerinede doğrulabilmek için bir gün; hayat öğretir...

Zamanın zehrini damla damla hissederek damarlarında, usul usul, uslu uslu ölüme yaklaşmanın dayanılmaz biçimsizliğiyle eğitmek bakışlarını; yeniden görebilmek için, soylu ve korkakça bir davranıştır. Eh, ben de soylu bir korkak olduğuma göre bırakın da kozamı öreyim...

Çekilmek vaktidir... Rengârenk bir atlıkarıncada dönüp durmaktır yaşamak bizim gibiler için; babamız bindirir bizi ata, atlıkarınca duruncaya değin farkedemeyiz terkedilişimizi...

KAVANOZDAKİ TAŞLAR:=)

Zamanın iyi ve üretken olarak kullanımı konusunda zaman zaman kurslar düzenleniyor. İşte bu kurslardan birinde zaman kullanma uzmanı öğretmen, çoğu hızlı mesleklerde çalışan öğrencilerine, "Haydi, küçük bir deney yapalım." demiş.

Masanın üzerine kocaman bir kavanoz koymuş. Sonra bir torbadan irice kaya parçaları çıkarmış, dikkatle üst üste koyarak kavanozun içine yerleştirmiş.

Kavanozda taş parçası için yer kalmayınca sormuş: "Kavanoz doldu mu?"

Sınıftaki herkes, "Evet, doldu." yanıtını vermiş.

"Demek doldu ha!" demiş öğretmen. Hemen eğilip bir kova küçük çakıl taşı çıkartmış, kavanozun içine dökmüş. Kavanozu eline alıp sallamış, küçük parçalar büyük taşların sağına soluna yerleşmiş.

Yeniden sormuş öğrencilerine: "Kavanoz doldu mu?"

İşin sanıldığı kadar basit olmadığını sezmiş olan öğrenciler: "Hayır, tam da dolmuş sayılmaz." demişler.

"Aferin!" demiş zaman kullanım uzmanı. Masanın altından bu kez de bir kova dolusu kum çıkartmış. Kumu kaya parçaları ve küçük taşların arasındaki bölgeler tümüyle doluncaya kadar dökmüş.

Ve sormuş yeniden: "Kavanoz doldu mu?"

"Hayır dolmadı!" diye bağırmış öğrenciler.

Yine "Aferin!" demiş uzman. Bir sürahi su çıkarıp kavanozun içine dökmeye başlamış.

Sormuş sonra: "Bu gördüklerinizden nasıl bir ders çıkardınız?"

Atılgan bir öğrenci hemen fırlamış: "Şu dersi çıkarttık: Günlük iş programınız ne kadar dolu olursa olsun, her zaman yeni işler için zaman bulabilirsiniz."

"O da doğru ama..." demiş zaman kullanım uzmanı. "Çıkartılması gereken asıl ders şu: Eğer büyük taş parçalarını baştan kavanoza koymazsanız daha sonra asla koyamazsınız."

Ve ardından herkesin kendi kendisine sorması gereken soruyu sormuş: "Hayatınızdaki büyük taş parçaları hangileri, onları ilk iş olarak kavanoza koyuyor musunuz? Yoksa kavanozu kumlarla ve suyla doldurup büyük parçaları dışarıda mı bırakıyorsunuz?"

Zaman ve Aşk...

Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış:
Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil.

Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.
Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.
Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.
Aşk, "Zenginlik, beni de yanına alır mısın?" diye sormuş.
Zenginlik, "Hayır, alamam.Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok." demiş.
Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardım istemiş. "Kibir, lütfen bana yardım et!",
Kibir "Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin." diye cevap vermiş.
Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: "Üzüntü, seninle geleyim."
Üzüntü "Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var."
Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk'ın çağrısını duymamış.
Aşk, birden bir ses duymuş. "Gel Aşk! Seni yanıma alacağım..."
Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutluhissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş.
Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk'a yardım eden yoluna devametmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi'ye sormuş:
"Bana yardım eden kimdi?" Bilgi "O, Zaman'dı" diye cevap vermiş.
"Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?" diye sormuş Aşk.
Bilgi gülümsemiş:

"Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir"

Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
·±‡İçİmİzDeKi KaRaNlIk!‡±
Bloggum'u nasıl buldunuz????

Güzel!!!
Güzel Değil!!!
Bence Süper!!
Daha İyisini Yapabilirsin!!
Şahane!!
Tam Gohic Blog'u!!
Çok Korkunç Yaaa.=)
Benim Bloggumdan güzel!!
Tek Kelime İle Mükemmel:=)


Şu Andaki Durum
http://wampirsifen.bloggum.com TopOfBlogs
.
Image Hosted by ImageShack.us
Toplist Gothic Toplist by nachtwelten
Locations of visitors to this page